Kişilerin bilgisi ve rızası dışında konuşmalarını dinlemek veya kayda almak Türk hukukuna göre suç teşkil etmesine rağmen, bu amaçla kullanılabilecek “uzaktan ses dinleme”, “araç içi canlı ses dinleme ve takip”, “gizli USB ses kayıt” ve “priz görünümlü casus kayıt cihazı” gibi ürünler internet alışveriş sitelerinde kolaylıkla satışa sunuluyor. 2 bin 950 lira ile 7 bin 500 lira arasında değişen fiyatlarla satılan ve taksit, kupon gibi avantajlarla pazarlanan bu cihazlar, mesafe sınırı olmaksızın ortam dinlemesi ve konum takibi yapabilme özellikleriyle dikkat çekiyor.
Casus cihazların satışı neden yasal bir boşlukta yer alıyor?
Bilişim Hukuku Derneği Başkanı Avukat Kürşat Ergün, mevcut mevzuata göre bu tür cihazların satışının tek başına suç teşkil etmediğini belirtti. Ergün, “Ses kayıt cihazları, kameralar ve telefonlar da satılıyor. Burada belirleyici olan cihazın satılması değil, hangi amaçla kullanıldığıdır. Gizli kamera veya dinleme cihazı satmak tek başına suç değildir” açıklamasında bulundu. Ancak cihazın kullanım amacının özel hayatın gizliliğini ihlal etmesi durumunda, eylemin hukuki karşılığının 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası olduğunu vurguladı.
Cihazların kötüye kullanımı hangi suçları oluşturuyor?
Cihazların ticari sır elde etmek, şantaj yapmak veya tehdit amacıyla kullanılması durumunda birden fazla suçun oluşabileceğini ifade eden Avukat Kürşat Ergün, “Elde edilen ses ve görüntülerin kişisel veri niteliği taşıması halinde, bunların hukuka aykırı şekilde elde edilmesi ve kullanılması da suç oluşturabilir” dedi. Ergün, bu tür ürünlerin satışına ilişkin denetim mekanizmalarının artırılması gerektiğini belirterek, cihazları satın alan kişilerin kayıt altına alınması yönünde bir düzenleme yapılabileceğini önerdi.
İnternet üzerinden kolaylıkla temin edilebilen bu cihazlar, küçük boyutları ve ışık, ses veya uyarı vermeden çalışma özellikleri sayesinde kolayca gizlenebiliyor. Söz konusu ürünler, kötü niyetli kişiler tarafından özel hayatın gizliliğini ihlal etmek amacıyla kullanılma riski taşıyor.
Kişisel verilerin korunması ve özel hayatın gizliliği, Türk Ceza Kanunu kapsamında güvence altına alınmıştır. Bu tür cihazların kullanımıyla ilgili mağduriyet yaşayan vatandaşların, durumu delilleriyle birlikte Cumhuriyet Başsavcılıklarına veya kolluk kuvvetlerine bildirerek şikayetçi olma hakları bulunmaktadır.
Çıkarılacak sonuç
Cihazların satışının serbest olması, bunların kullanımının da yasal olduğu anlamına gelmemektedir. Hukuki sorumluluk, cihazın mülkiyetinden ziyade, cihazın hangi amaçla ve kimin üzerinde kullanıldığına göre belirlenmektedir.
Elde edilen kayıtların şantaj veya ticari kazanç gibi farklı amaçlarla kullanılması, cezai yaptırımların ağırlaşmasına neden olmaktadır. Bu durum, teknolojik ürünlerin denetimsiz satışının bireysel haklar üzerinde ciddi bir risk oluşturduğunu göstermektedir.
Muhtemel etkiler
Satış mecralarının denetlenmemesi durumunda, özel hayatın gizliliğini ihlal eden vakaların artması beklenebilir. Özellikle kişisel verilerin korunması konusunda toplumsal farkındalığın düşük olması, bu tür cihazların kötüye kullanımını kolaylaştırabilir.
İlerleyen dönemlerde, bu cihazların satışına yönelik daha sıkı yasal düzenlemeler ve satıcılar için kayıt tutma zorunluluğu gibi yeni denetim mekanizmaları getirilebilir. Bu tür adımlar, cihazların yasa dışı amaçlarla kullanılmasını kısmen de olsa sınırlayabilir.
Kaynak: Milliyet
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!