İran-ABD Çatışması Kapıda: Tahran'dan Kritik Planlar ve Gölgelerdeki Lider
İran-ABD arasında artan gerilim, Orta Doğu'da tansiyonu yükseltiyor. Tahran'da gölge lider Ali Laricani'nin kontrolü ele alması ve muhtemel savaş senaryoları gündemde.
MİLLİYET.COM.TR - Orta Doğu'daki tansiyon ABD ve İran arasında giderek yükselirken, dünya kamuoyunun dikkati bölgeye yönelik askeri hareketliliğe odaklandı. ABD Başkanı Donald Trump, Orta Doğu'ya F-35 ve F-22 savaş uçakları ile uçak gemileri göndererek 2003'ten bu yana en büyük askeri kuvvet yığınağını gerçekleştiriyor.

Yılın başında İran genelinde protestolar artış gösterirken, ABD'nin askeri müdahale tehditleri de gündemde önemli bir yer tutuyor. Bu gelişmelerin ardından İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in, ülkenin yönetiminde Ali Laricani'yi kilit bir role getirdiği iddia ediliyor.

İran’da Kontrol Laricani’de
ABD’li The New York Times'ın haberine göre, İran'da 67 yaşındaki deneyimli siyasetçi Ali Laricani, ülke yönetiminde giderek daha etkili bir isim haline gelmiş durumda. Geçmişte Devrim Muhafızları komutanlığı ve Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreterliği görevlerinde bulunmuş olan Laricani, son zamanlarda Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın yetkilerinin azalmasıyla daha da ön plana çıkıyor.
Haberde, Laricani'nin protestoların bastırılması sırasında sert güvenlik politikalarını yürüttüğü ve aynı zamanda Rusya gibi bölgesel aktörlerle ilişkileri sürdürdüğü belirtildi. Ayrıca, Washington ile sürdürülen nükleer müzakerelerin yönetimi ve olası bir savaş senaryosuna yönelik planlamaların da onun tarafından koordine edildiği ifade ediliyor.
İran'dan Savaş Yaklaşımı
Laricani, Al Jazeera'ya verdiği bir röportajda, “Savaş başlatan taraf biz olmayacağız ancak zorlanırsak cevapsız kalmayız” şeklinde dikkat çekici bir açıklama yaptı.
Olası Suikastlere Karşı Önlemler
Hamaney'in, ABD ve İsrail'in olası saldırıları ve üst düzey lider kadrosuna yönelik suikast ihtimallerine karşı hazırlık yaptığı iddia ediliyor. Bu kapsamda, Hamaney'in askeri ve sivil görevlileri için dört aşamalı bir yedekleme sistemi oluşturduğu ve yöneticilere yerlerini alabilecek kişileri belirleme talimatı verdiği belirtiliyor.
Haberde, İsrail'in geçtiğimiz Haziran ayında İran'ın üst düzey askeri komuta zincirine yönelik saldırısından çıkarılan dersler doğrultusunda yeni yapılanmalara gidildiği ifade ediliyor. Laricani'nin Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreterliği'ne getirildiği, ayrıca savaş dönemlerinde askeri işleyişi yönetmek üzere yeni bir Ulusal Savunma Konseyi kurulduğu bildirildi.

Askıya Alınamayan Saldırı Tehditleri
İran'ın, ABD ile diplomatik temaslar ve nükleer görüşmeler sürmesine rağmen, askeri bir saldırının “kaçınılmaz ve an meselesi” olarak değerlendirdiği, bu nedenle silahlı kuvvetlerini yüksek alarm durumuna geçirdiği öne sürüldü. Batı sınırına ve Basra Körfezi kıyılarına balistik füze rampalarının konuşlandırıldığı, hava sahasının zaman zaman füze testleri için kapatıldığı ve Hürmüz Boğazı'nda askeri tatbikatlar düzenlendiği bilgileri veriliyor.
Olası bir savaş halinde özel polis birlikleri, istihbarat unsurları ve Devrim Muhafızları'na bağlı Besic milislerinin büyük kentlerde konuşlandırılmasının planlandığı kaydedildi.

Hamaney Sonrası Liderlik Senaryoları
Haberde, lider kadronun siyasi devamlılık senaryoları üzerinde çalıştığı, Hamaney ve üst düzey isimlerin olası ölüm durumlarında ülkeyi kimin yöneteceğine dair alternatiflerin değerlendirildiği belirtiliyor. Bu kapsamda Ali Laricani'nin ilk sırada yer aldığı, onu Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf ve eski Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin izlediği iddia ediliyor.
Pezeşkiyan'ın Yetki Sınırları
Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın bazı konularda karar alabilmek için dahi Laricani'nin onayına ihtiyaç duyduğunu ifade ettiği belirtiliyor. Ocak ayında ABD'nin Orta Doğu Temsilcisi'nin İranlı yetkililerle temas kurma girişiminde bulunduğu, bu temas için son sözün Laricani'ye bırakıldığı ileri sürülüyor.
Haberde, İran liderliğinin savaş ve olası liderlik değişimleri ihtimallerine karşı kapsamlı hazırlıklar yaptığı, ancak ABD ile yaşanacak geniş çaplı bir çatışmanın sonuçlarının öngörülemeyeceği değerlendirmelerine yer veriliyor.
Öte yandan, COVID-19 salgınını, Kraliçe Elizabeth II'nin ölümünü, Donald Trump'ın 2024'te Beyaz Saray'a dönüşünü ve ABD ile İsrail'in geçtiğimiz Haziran ayında İran'a yönelik saldırısını önceden bildiği iddia edilen İngiliz medyum Craig Hamilton-Parker, Orta Doğu'daki gerginlikle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.

İngiliz Medyumdan Tarih Tahmini
İsrailli 'Walla' sitesinde yer alan habere göre, Parker 2025'te İran'ın nükleer tesislerine yönelik bir saldırıyı doğru tahmin ettiğini iddia ederek, bir sonraki saldırının yakın olduğunu öne sürdü. Parker, “Bunun Mart 2026'da gerçekleşeceğini düşünüyorum” diyerek, çok hedefli saldırıların olacağını ve yalnızca yönetime değil, aynı zamanda nükleer tesislere de yöneleceğini belirtti. Parker, “Bu durum hızla tırmanacak ve ardından duracak. Ani bir darbe ve sonrasında geri çekilme olacak; ülkenin kaderi İran halkının eline bırakılacak. Kara kuvvetlerinin sahaya indiğini düşünmüyorum; yalnızca hava saldırıları ve hızlı bir operasyon söz konusu olacak” dedi.

Trump'ın İran Karşısındaki Tavrı
ABD'nin Orta Doğu Özel Temsilcisi Witkoff, Başkan Trump'ın İran'ın adımları karşısında şaşırdığını belirtti. Witkoff, Trump'ın İran'ın neden "boyun eğmediğini" merak ettiğini ve süreci "hayal kırıklığı" olarak nitelendirmekten kaçındığını söyledi.
İran'ın olası bir savaş durumunda masada daha çok şey kazanabileceğini düşündüğü için tehditlere karşı geri adım atmadığı öne sürülüyor. Arap basını, İran Devrim Muhafızları'nın Lübnan'a geçerek Hizbullah'ı ABD ve İsrail ile savaşa hazırladığını iddia etti.

Tahran'da Kaygılı Bekleyiş
AFP’den edinilen bilgilere göre, her türlü belirsizliğe rağmen Tahran'da yaşam sürüyor. Ancak birçok İranlı, “en kötü senaryoya” karşı hazırlık yapıyor. Başkentte yaşayan 46 yaşındaki bilişim teknisyeni Mina Ahmadvand, “Bu aşamada İran ile ABD ve İsrail arasında savaş kaçınılmaz görünüyor. Kendimi buna hazırladım” diyerek konserve gıda, bisküvi, su ve pil depoladığını anlattı.
Bir başka Tahranlı, 31 yaşındaki seramik sanatçısı Hanieh, savaşın “10 gün içinde” çıkabileceğini düşündüğünü belirterek, evinde temel ihtiyaç malzemeleri stokladığını söyledi. “12 günlük savaşta annemle çok zorlandık, başka bir şehre gitmek zorunda kaldık. Daha çok korkuyorum” dedi.

Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!