İçeriğe geç
17 Ekim 2026, Cumartesi Resmî Gazete'de Bugün Bağımsız haber ve ilan rehberi · Resmî kurum değildir
DEVLET.TC Kamu İlanları · Resmî Gazete · Mevzuat Bağımsız haber ve ilan rehberi · Resmî kurum değildir
Dünya

İran Dışişleri Bakanı Arakçi'den Hürmüz Boğazı için ABD'ye 7 günlük program çağrısı

İran Dışişleri Bakanı Arakçi, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer güvenliğinin sağlanması için ABD'ye sundukları 7 günlük programda topun Washington'da olduğunu belirtti.

İran Dışişleri Bakanı Arakçi'den Hürmüz Boğazı için ABD'ye 7 günlük program çağrısı

Kısaca

  • İran Dışişleri Bakanı Arakçi, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer güvenliğinin sağlanması için ABD'ye sundukları 7 günlük programda topun Washington'da olduğunu belirtti.
  • İran Dışişleri Bakanı Arakçi, Irak'ın başkenti Bağdat'ta düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Dışişleri Bakanları Konseyi'nin 52. Toplantısı'nda Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer güvenliğine ilişkin açıklamalarda bulundu.
  • Katar aracılığıyla ABD'ye sundukları çözüm programını hatırlatan Arakçi, "Yedi günlük programı açıkladık, seçim şimdi ABD'nin" ifadelerini kullanarak sürecin Washington'ın kararına bağlı olduğunu vurguladı.

İran Dışişleri Bakanı Arakçi, Irak'ın başkenti Bağdat'ta düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Dışişleri Bakanları Konseyi'nin 52. Toplantısı'nda Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer güvenliğine ilişkin açıklamalarda bulundu. Katar aracılığıyla ABD'ye sundukları çözüm programını hatırlatan Arakçi, "Yedi günlük programı açıkladık, seçim şimdi ABD'nin" ifadelerini kullanarak sürecin Washington'ın kararına bağlı olduğunu vurguladı.

Hürmüz Boğazı'nda güvenlik nasıl sağlanabilir?

İran Dışişleri Bakanı Arakçi, bölgedeki deniz güvenliğinin askeri baskı veya tehditlerle tesis edilemeyeceğini belirtti. "Bir ülkeyi bombalayarak, yok etmekle tehdit ederek ve abluka altına alarak denizcilik güvenliğinin normale dönmesi beklenemez" diyen Arakçi, İran'ın egemenlik haklarını korurken aynı zamanda barışçıl çözüm arayışlarını sürdüreceğini ifade etti. Bakan, bölgesel güvenliğin ancak bölge ülkelerinin kendi aralarındaki iş birliğiyle kalıcı hale gelebileceğini savundu.

Bölgesel krizler ve Suudi Arabistan-Husi çatışması

Bölgesel istikrara dair değerlendirmelerde bulunan Arakçi, Suudi Arabistan ile Husiler arasındaki çatışmalara da değindi. İran'ın hem Yemen'in hem de Suudi Arabistan'ın toprak bütünlüğünü desteklediğini belirten Arakçi, krizlere askeri yollarla çözüm aramanın mevcut sorunları daha da derinleştireceği uyarısında bulundu. İslam ülkeleri arasındaki dayanışmanın önemine dikkat çeken Bakan, bölgedeki gerilimlerin diplomatik kanallarla çözülmesi gerektiğini yineledi.

İran Dışişleri Bakanı Arakçi, 26 Eylül tarihinde Birleşmiş Milletler'de yaptığı açıklamada, ABD'nin gerekli koşulları yerine getirmesi durumunda Hürmüz Boğazı'nın 6. gün açılabileceğini ve 7. gün görüşmelerin başlayabileceğini belirtmişti. Söz konusu planın yeni bir öneri olmadığını, daha önce imzalanan mutabakat zaptındaki maddeleri içerdiğini kaydeden Arakçi'ye karşılık, ABD Başkanı Donald Trump ise bu teklifin kabul edilemez olduğunu ifade etmişti.

Uluslararası hukuk ve denizcilik güvenliği çerçevesinde yürütülen bu süreç, tarafların karşılıklı diplomatik talepleri ve güvenlik endişeleri ekseninde ilerlemektedir. Bölgedeki seyrüsefer serbestisi ve ilgili taraflar arasındaki mutabakat arayışları, İslam İşbirliği Teşkilatı gibi uluslararası platformlarda gündeme getirilmeye devam edilmektedir. Sürecin ilerleyişi, tarafların sunduğu şartların kabul edilebilirliği ve arabuluculuk faaliyetlerinin sonuçlarına göre şekillenmektedir.

Çıkarılacak sonuç

İran'ın sunduğu 7 günlük program, bölgedeki gerilimi düşürmek adına bir diplomasi kapısı aralamayı hedeflese de, taraflar arasındaki güven eksikliği çözümün önündeki en büyük engeli oluşturmaktadır. ABD'nin teklifi reddetmesi ve İran'ın "seçim ABD'nin" diyerek sorumluluğu karşı tarafa yüklemesi, tarafların mevcut pozisyonlarını korumaya devam ettiğini ve kısa vadede bir uzlaşıya varılmasının zor olduğunu göstermektedir.

Muhtemel etkiler

Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin devam etmesi, küresel enerji piyasalarında fiyat dalgalanmalarına yol açabilir ve bölgedeki deniz ticareti üzerinde baskı oluşturabilir. Diplomatik sürecin tıkanması, bölge ülkeleri arasındaki askeri hareketliliğin artmasına ve taraflar arasındaki söylemlerin daha sert bir tona bürünmesine neden olabilir. Öte yandan, tarafların arabuluculuk kanallarını açık tutması, olası bir çatışmanın önlenmesi adına sınırlı da olsa bir iyimserlik payı bırakabilir.

Kaynak: Milliyet

Bu haberi paylaş
Devlet.TC Haber Masası

Devlet.TC Haber Masası

Bu haber, kaynağı gösterilen içerikten Devlet.TC yayın ilkelerine göre derlenmiştir. Hata bildirimi ve düzeltme talepleri için bize yazın.

Tüm yazıları görüntüle

Dünya

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayımlanmaz, yalnızca moderasyon için kullanılır. Gizlilik Politikası

Yorumlar moderatör onayından sonra yayınlanır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!