İran ile Olası Savaş ABD Ekonomisinde Yeni Riskler Doğuruyor
İran ile savaş, ABD ekonomisi için yeni riskler doğuruyor. Uzmanlar, bu durumun etkilerinin çatışmaların süresi ve boyutuna bağlı olduğunu belirtiyor.
Washington
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri operasyonları ve buna karşılık İran'ın verdiği yanıtlar Orta Doğu'da gerilimi artırırken, bu durum halihazırda tarifeler, zayıf iş gücü ve sürekli enflasyon baskıları altındaki ABD ekonomisi için yeni bir tehdit oluşturuyor. Uzmanlar, bu savaşın ABD ekonomisi üzerindeki nihai etkisinin çatışmaların süresi ve ölçeğine bağlı olacağını belirtiyor.
Hürmüz Boğazı'ndaki Gemi Geçişleri Azaldı, Ümit Burnu'nda Trafik Artıyor28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı saldırılar ve İran'ın Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn'deki ABD üslerine yönelik misillemeleri, küresel piyasalarda belirsizliği artırdı.
📲 Artık haberler size gelsinOrta Doğu'daki gerilimin uzama ihtimali, ticaret yollarının kesintiye uğrama ve enflasyonun yeniden yükselme ihtimallerini beraberinde getiriyor.
Bölgedeki çatışmanın süresi belirsizliğini korurken, ABD Başkanı Donald Trump operasyonların dört ila beş hafta sürmesini beklediklerini, ancak daha uzun süre devam edebilecek kapasiteleri olduğunu söyledi.
Petrol ve Benzin Fiyatları Baskı Altında
Dünya genelinde tüketilen petrolün yaklaşık beşte birinin geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı'nda, çatışmaların başlamasıyla birlikte tanker trafiği keskin bir şekilde yavaşladı.
Boğaz'ın İran tarafından geçişlere fiilen kapatılması Brent petrolün varil fiyatını 80 doların üzerine çıkardı.
Petrol fiyatlarındaki bu artış, Başkan Trump'ın sık sık “düşürdüğünü” vurguladığı benzin fiyatlarını olumsuz etkiledi.
Amerikan Otomobil Birliği (AAA) verilerine göre, ABD'de benzinin ortalama fiyatı geçen haftaya göre yüzde 7,5 artarak galon başına 3,20 dolara ulaştı.
Her ne kadar AAA, 26 Şubat'ta yaptığı açıklamada benzin fiyatlarındaki artışı mevsimsel talebe bağlasa da jeopolitik riskler fiyatlar üzerindeki baskıyı belirgin hale getirdi.
Jeopolitik Gelişmeler Enflasyon Görünümünü Zorlaştırıyor
Orta Doğu'da artan tansiyon, faiz indirimlerine ara veren ve yüksek enflasyon nedeniyle temkinli duruşunu sürdüren ABD Merkez Bankası (Fed) için de yeni bir risk teşkil ediyor.
ABD'deki bazı enflasyon göstergeleri son aylarda yavaşlama sinyalleri gösterse de enflasyon oranı hala Fed'in yüzde 2 hedefinin üzerinde seyrediyor.
ABD'de Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ocakta yıllık yüzde 2,4 artarak yavaşlama sinyali verse de tarifelerin ardından yaşanabilecek enerji şoku enflasyondaki kazanımları tehdit ediyor.
Orta Doğu'daki çatışmaların benzin fiyatlarında kalıcı bir artışa yol açarak lojistik maliyetlerini artırması ve bu durumun gıda gibi kalemlere yansımasından endişe ediliyor.
Eski Hazine Bakanı ve Fed Başkanı Janet Yellen da 2 Mart'ta katıldığı bir konferansta çatışmanın petrol piyasası üzerindeki etkisi nedeniyle ekonomik büyümenin zarar göreceğini ve artan enflasyonist baskıların Fed'in işini daha da zorlaştıracağını vurguladı.
Uzmanlar, Orta Doğu'daki çatışmaların süresine ve kapsamına bağlı olarak nakliye rotalarında aksamalara, yüksek sigorta maliyetlerine ve tedarik zincirlerinde yeni yollar arayışına neden olarak enflasyonist baskıları artırabileceğini ifade ediyor.
Çatışmaların uzaması, iş dünyasının güvenini sarsarak şirketlerin yatırımlarını ve işe alımlarını azaltmasına yol açabilir.
"Ekonomik Açıdan Hiçbir Olumlu Yanı Yok"
Moody's Analytics Başekonomisti Mark Zandi, AA muhabirine, "İran ile yaşanan askeri çatışma tüm taraflar için yıkıcı, ancak ekonomik etkileri şu ana kadar sınırlı kaldı." dedi.
Küresel petrol fiyatlarının varil başına yaklaşık 10 dolar arttığını belirten Zandi, ABD hisse senedi fiyatlarının ise ilk tepki olarak yüzde 1'in biraz üzerinde gerilediğini ifade etti.
Zandi, "Bu durumun ekonomik açıdan hiçbir olumlu yanı yok, çünkü yüksek petrol fiyatları büyümeyi baskılayacak ve enflasyonu yukarı itecektir." yorumunda bulundu.
Bu durumun Amerikalıların satın alma gücü konusundaki endişelerini artıracağını belirten Zandi, Fed'in zayıflayan büyümeye faizleri düşürerek mi yoksa daha yüksek enflasyona faizleri yükselterek mi yanıt vereceği konusunda tereddüt yaşayacağı için para politikasının yürütülmesini karmaşıklaştıracağını ifade etti.
Zandi, piyasalar mevcut seviyelere yakın bir noktada dengelenirse stagflasyonist etkilerin sınırlı olacağını belirtti.
Petrol Fiyatındaki Artış Sınırlı Kalırsa Ekonomik Etki Az Olacaktır
Genel bir kural olarak, petrol fiyatlarında varil başına her 10 dolarlık kalıcı artışın normal kurşunsuz benzinin galon fiyatını 25 sent artırdığını belirten Zandi, petrol fiyatlarındaki artışın bir yıl sonra etkinin zirve yaptığı dönemde tüketici harcamaları deflatörü ile ölçülen enflasyonu 0,15 puan artırdığını ve reel Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'yı (GSYH) 0,10 puan düşürdüğünü aktardı.
Zandi, ABD'nin tükettiği kadar petrol ürettiğini anımsatarak söz konusu etkilerin daha sonra hızla azaldığını, yüksek petrol fiyatlarının tüketiciler üzerindeki etkisinin petrol üreticilerine sağladığı kazançla dengelendiğini ifade etti.
Mark Zandi, "Bu, petrol fiyatlarındaki artışın varil başına 10 dolarla sınırlı kalması ve kalıcı olmaması halinde ekonomik sonuçların olumsuz ancak az olacağını göstermektedir. Umarız bu çatışma kısa sürede çözülür." diye konuştu.
"Petrol Fiyatlarındaki Artışın Enflasyonu Önemli Ölçüde Yükselteceğini Beklemiyorum"
Fitch Ratings ABD Ekonomik Araştırmalar Başkanı Olu Sonola da Orta Doğu'daki gerilime ilişkin "Bunu, ABD ekonomisinin halihazırda karşı karşıya olduğu risklerin üzerine eklenen artan bir risk faktörü olarak değerlendiririm." dedi.
Tarihsel olarak ABD'nin enerji fiyatlarında sürekli bir artışa veya finansal koşullarda daha geniş çaplı bir sıkılaşmaya yol açmadıkça jeopolitik şokları makul ölçüde iyi bir şekilde absorbe etme eğiliminde olduğuna işaret eden Sonola, savaşın başlıca etkilerinin enerji fiyatları, tüketici ve iş dünyası güveni ile hisse senedi piyasaları ve genel finansal koşullar üzerinden hissedileceğini ifade etti.
Sonola, "Bu aşamada, petrol fiyatlarındaki artışın ABD enflasyonunu önemli ölçüde yükselteceğini beklemiyorum." değerlendirmesinde bulundu.
Enerjinin TÜFE sepetinde yaklaşık yüzde 6,2'lik nispeten küçük bir paya sahip olduğunu ve benzin dahil enerji emtialarının payının yaklaşık yüzde 3,1 olduğunu kaydeden Sonola, "Bu, manşet enflasyonu önemli ölçüde değiştirmek için petrol fiyatlarında büyük ve sürekli bir hareketin olması gerektiği anlamına geliyor. Genel olarak geçici bir artıştan ziyade kalıcı bir enflasyon sorunu haline gelmesi için uzun bir süre boyunca petrol fiyatlarının 100 dolara yakın bir seviyede olması gerekir." diye konuştu.
Savaşın Fed'in faiz patikasına olası etkisini de değerlendiren Sonola, bankanın genel olarak gıda ve enerji gibi değişken bileşenleri hariç tutan temel enflasyon ölçütlerine daha fazla ağırlık verme eğiliminde olduğunu aktardı.
Sonola, "Dolayısıyla petrol fiyatlarının çok daha yüksek seviyelere çıkıp daha geniş enflasyon dinamiklerini besleyecek kadar uzun süre bu seviyelerde kaldığı bir senaryo görmediğimiz sürece bunun faiz oranlarının gidişatını anlamlı bir şekilde karmaşıklaştıracağını düşünmüyorum. Böyle bir durumda politika açısından daha önemli hale gelebilir, ancak bu olmazsa sinyalden ziyade gürültü olarak değerlendirilmesi muhtemel." dedi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!