İran ve Lübnanlı Uzmanlar: ABD-İran Çatışması ABD'yi Zor Durumda Bırakabilir
İran ve Lübnanlı uzmanlar, ABD-İran arasındaki ateşkesin geleceğini ve olası sonuçlarını değerlendirdi.
İran ve Lübnanlı uzmanlar, ABD ile İran arasında süregelen ateşkesin geleceğini ve olası sonuçlarını değerlendirdi. Uzmanlar, ABD'nin mevcut durumu yönetmekte zorlanabileceğine işaret etti.
ABD ile İran arasında 8 Nisan'da varılan 15 günlük ateşkes süresi sona yaklaşırken, müzakerelerin Pakistan'da devam etmesi planlanıyor. Bu gelişmeler ışığında iki taraf arasındaki diplomatik ilişkiler de gündemde kalmaya devam ediyor.
İranlı uluslararası ilişkiler uzmanı ve gazeteci Rıza Talebi, ABD'nin müzakerelerde İran'ın taviz vermesini beklediğini belirtti. Talebi, Washington'un, 2015'teki Nükleer Anlaşma'ya benzer bir anlaşma arayışında olduğunu ifade etti.
Talebi, savaşın sürmesinin veya bir kara harekâtının ABD Başkanı Donald Trump'ı ciddi bir çıkmaza sokabileceğini öne sürdü. Her iki taraf da müzakere ve barışa odaklanırken, itibarlarını koruma adına hayati gördükleri konulardan geri adım atmadıklarını dile getirdi.
Trump'ın, bu krizden galip çıkmak zorunda olduğuna dikkat çeken Talebi, "Ne savaş ne de barış" durumunun ABD için kısmen tercih edilebilir bir seçenek olduğunu söyledi. İran üzerindeki ekonomik baskının ise ülkedeki sosyal ve ekonomik sorunları derinleştirdiğine vurgu yaptı.
Talebi, müzakerelerde ABD'nin bazı şartlarından vazgeçmeye hazır olup olmadığının kritik bir soru olduğunu belirtti. Uranyum zenginleştirme ve balistik füze menzili gibi konuların, Hürmüz Boğazı meselesiyle karmaşık bir hal aldığını ifade etti.
İran ile ABD arasındaki ateşkesin Lübnan'daki etkilerini de değerlendiren Talebi, İsrail'in ateşkesi içten içe desteklemese de kabul ettiğini aktardı. İsrail'in, savaş başlatma potansiyelini bir baskı aracı olarak koruduğunu söyledi.
Talebi, İsrail'in Lübnan'daki ateşkesi kırılgan tutarak, Hürmüz Boğazı'na Amerikan donanmasını yaklaştırarak savaşı sürdürmeye çalışabileceğini belirtti. Bu yaklaşımın İran'ı iç savaşa sürükleme riski taşıdığını ifade etti.
İran iç siyasetinde, Devrim Muhafızları'nın etkisinin arttığını söyleyen Talebi, politikaların bu askeri yapı tarafından şekillendirildiğini ve sürecin daha fazla askerileşmeye doğru ilerlediğini belirtti.
Lübnan'daki İşbirliği ve Barış İnşası Araştırma Merkezi Kurucusu Danya Kulaylat Hatib, müzakere sürecinde zamanın İran'ın lehine işlediğini savundu. ABD'nin ateşkes konusunda İran'dan daha fazla istekli olduğunu öne sürdü.
Hatib, ABD iç siyasetindeki dinamiklerin bu süreçte belirleyici olduğunu belirtti. Savaşın, İranlıları birleştirirken Amerikalıları böldüğünü söyledi. Kasım ayında yapılacak seçimlerin, savaşın sürmesi halinde Trump ve Cumhuriyetçiler üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti.
Trump'ın iç siyasi baskılar nedeniyle bölge stratejilerinde esneklik gösterdiğini belirten Hatib, kırmızı çizgilerinde geri adımlar atarak ateşkes sürelerini uzattığını aktardı.
Hatib, İran ve Körfez ülkeleri arasında bir anlaşmanın barış için en iyi yol olduğunu savundu. Körfez ülkelerinde ABD'nin askeri varlığının "stratejik bir yük" haline geldiğini ifade etti.
Hatib, "Körfez ülkeleri, İran'dan korunmak için ABD'nin varlığına ihtiyaç duyduklarını belirtiyor. Ancak İran, Amerikan varlığını tehdit olarak algılıyor." dedi. Bu çıkmazın aşılması için ABD kuvvetlerinin yerine Müslüman ülkelerden dost kuvvetlerin geçmesi gerektiğini önerdi.
Hatib, bu dost kuvvetlerin hem İran hem de Arap Körfez devletleri tarafında yer almasının önemine vurgu yaptı. Böylece, bölgedeki gerilimlerin azaltılabileceğini söyledi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!