İş Dünyası Liderleri İstanbul Dostları'nın Sahur Programında Buluştu
İstanbul Dostları'nın sahur programında iş dünyası liderleri buluştu, Türkiye'nin sanayi ve ekonomik durumu konuşuldu.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın katılımıyla düzenlenen İstanbul Dostları'nın geleneksel sahur programında, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç Türkiye'nin jeopolitik süreçlerde zorlu bir dönemden geçtiğini belirterek, ülkenin istikrarını korumaya devam ettiğini vurguladı.
Avdagiç, Türk sanayisi için sağlanan desteklerin önemine dikkat çekti ve şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye'nin Gayri Safi Yurt İçi Hasılası'nda sanayinin payını korumamız ve mümkünse artırmamız gerekiyor. Sanayi Bakanlığımızın politikalarını bu nedenle güçlü bir şekilde destekliyoruz. Türkiye'nin erken sanayisizleşme riskine girmemesi çok önemli. Bu bağlamda, önümüzdeki dönemde bakanlığın şu an uyguladığı ve gelecekte uygulayacağı politikaların etkin biçimde devreye girmesi gerekiyor."
Avdagiç, İstanbul'daki tesislerin modernize edilmesi, teknolojik yeniliklerle uyumlu hale getirilmesi, karbon salınımının azaltılması ve enerji verimliliği sağlanması için destek beklediklerini belirtti.
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşa değinerek, bölgenin kalıcı barışla huzura kavuşmasını ve Türkiye'nin bu süreçlerden etkilenmeden yoluna devam etmesini arzuladıklarını ifade etti.
Olpak, Türkiye'nin bu konudaki duruşuna dikkat çekerek, "Akil devlet adamlarının ne demek olduğunu daha iyi anladığımızı belirtmek isterim. Bir trajedinin kazananı olmaz. Eğer bu trajedi daha da kötüleşmezse ve biz konumumuzu koruyabilirsek, umarım Kovid döneminde olduğu gibi şartları lehimize çevirebiliriz." dedi.
"TÜRKİYE, DENGE POLİTİKASIYLA GÜVENLİ LİMAN OLMUŞTUR"
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, küresel belirsizliklerin ve bölgesel savaşların etkilerini derinden hissettiklerini belirterek, "Bu zorlu coğrafyada, Cumhurbaşkanımızın liderliği ve denge politikası sayesinde ülkemiz güvenli bir liman olmuştur." dedi.
Gültepe, Türkiye ekonomisinin 2025'te yüzde 3,6 büyüdüğünü hatırlattı ancak büyümenin niteliği hakkında dikkat edilmesi gereken noktalar olduğunu söyledi.
Net ihracatın son 5 çeyrektir büyümeye katkı sağlamadığını belirten Gültepe, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Tüketime dayalı büyüme modeli, arzu ettiğimiz sürdürülebilir büyüme tablosunu yansıtmıyor. Bu tabloyu değiştirmeliyiz. İhracatı birkaç sektörle sınırlı tutmadan, tüm sektörlerin üretim ve ihracat gücünü artıran bir yapı oluşturmalıyız. Hedefimiz, her alanda kendi kendine yetebilen ve büyümesini üretim ve ihracatla taçlandıran bir Türkiye'dir. Sanayinin GSYH içindeki payının düşmesini üzüntüyle izliyorum. Ekonomik büyümenin en az yarısı sanayi üretiminden ve net ihracattan gelmelidir."
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan, bölgedeki gelişmelere dikkat çekerek, "Kuzeyimizde ve güneyimizde farklı mücadelelerin sürdüğü bir ortamda, evimizden çıkarken bir füze endişesi taşımıyoruz. Bunun değerini bilmeliyiz." şeklinde konuştu.
"GÜÇLÜ VE GÜZEL BİR AİLEYE DÖNÜŞTÜ"
İstanbul Dostları Başkanı Kemal Akar, geleneksel sahur etkinliğine dair, "Yıllar önce aynı sofra etrafında paylaşılan samimiyet, zamanla güçlü ve güzel bir aileye dönüştü." değerlendirmesinde bulundu.
Programda, İstanbul'un çeşitli noktalarından farklı sektörlerden birçok kişinin bir araya geldiğini belirten Akar, Marmara Bölgesi'nin Türkiye'nin sanayi üretimi ve ekonomik faaliyetlerinde yoğun bir bölge olduğunu ifade etti.
Akar, bölgedeki olası afet ve acil durumlara karşı hazırlıklı olunması gerektiğini vurgulayarak, şunları söyledi:
"Üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak, can ve mal kayıplarını en aza indirmek ve sanayimizin kesintisiz devamını temin etmek büyük bir sorumluluktur. Bu bağlamda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde oluşturulacak Marmara Afet ve Acil Durum Eylem Planı çok değerlidir. Çünkü üretimin sürdürülebilirliği yalnızca ekonomik bir mesele değildir. Ülkemizin direnci, güvenliği ve geleceği için de hayati bir konudur. Marmara Bölgesi'ndeki OSB'lerimizi geliştirecek bu plan, olası afet ve acil durumlarda sanayimizin hazır olması, üretim süreçlerinin devam edebilmesi ve OSB'lerimizin güçlü kalabilmesi açısından ülkemizin bütünleşik afet yönetim sisteminin önemli bir parçası olacaktır."
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!