İsrail Askerleri Lübnan'daki Ahlaksız Uygulamaları İfşa Etti
İsrailli askerler, Lübnan'daki yağma ve yıkım faaliyetlerini anlattı; ordu, etik sınırları aştı.
İsrail merkezli Haaretz gazetesi, son iki ayda Lübnan'da görev yapan İsrail askerleriyle gerçekleştirdiği röportajlar aracılığıyla ordunun tartışmalı uygulamalarını gün yüzüne çıkardı. Beş farklı askerin tanıklıkları, İsrail ordusunun etik ve insani sınırları nasıl ihlal ettiğini gözler önüne seriyor.
Ateşkesin Ardındaki Gerçekler
Askerlerin ifadelerine göre, ateşkes yalnızca bir yanılsama. Siyasi liderlerin zaman kazanmak amacıyla bu tür açıklamalar yaptığı, ancak sahadaki durumun tamamen farklı olduğu belirtiliyor. Askerler, politikacıların ateşkes söylemlerinin tamamen göz boyama olduğunu, sahada ise yağma ve talanın hüküm sürdüğünü dile getiriyorlar.
İsrail askerleri, evlerden ve iş yerlerinden değerli eşyaları çalmak için birbirleriyle bile tartışıyor. Anlatılanlara göre, tugay komutanı bile bu yağmalara göz yumuyor. Ordunun, askerlerini tatmin etmek ve görevlerine devam etmelerini sağlamak amacıyla bu tür davranışlara müdahale etmediği ifade ediliyor.
Yağmalamanın Boyutları
Görevli askerlerden 32 yaşındaki Nadav, lüks köylerde görev aldıklarını ve yağma iştahının nasıl körüklendiğini anlatıyor. Her akşam, güneşin batışıyla birlikte mobil birliklerin malzeme sağlamak için geldiklerini, ancak gayri resmi olarak ganimetleri de topladıklarını belirtiyor.
Askerlerin, evlere 'ıslak yöntem' olarak adlandırılan saldırı tekniğiyle girdikleri ve içeride kimse olmadığından emin olduktan sonra değerli eşyaların peşine düştükleri ifade ediliyor. Yağma faaliyetlerinde küçük eşyalarla başlayan süreç, zamanla motosikletler ve mobilyalar gibi büyük eşyaların da taşınmasıyla genişlemiş durumda.
Kaotik ve Etik Dışı Uygulamalar
Askerler, dükkanlardan yapılan yağmalamanın daha büyük olduğunu vurguluyor. Yaşça daha büyük askerlerin, 'Bunu daha önce gördüm' gibi ifadelerle tartışmalara girdiği belirtiliyor. Dükkanlardan sigara, temizlik malzemeleri ve hatta yazı gereçleri gibi her türlü ürünün alındığı aktarılıyor.
Komutanların bu yağmalara sessiz kaldığı ve tek kuralın 'istediğini al, zarar görme' olduğu belirtiliyor. Medyada bu olayların yer almasının ardından komutanların askerlerine 'Burada olan burada kalır' emrini verdiği ifade ediliyor.
Yıkım Görevleri ve Ekonomik Maliyet
Yedek piyade tugayında görev alan 28 yaşındaki Elad, girdikleri yerlerin boş olduğunu ve asıl görevin yıkım ve yağma olduğunu söylüyor. Eskiden bir binanın yıkılması için suçlu ilan edilmesi gerektiğini, ancak şimdi her şeyin yıkıldığını belirtiyor.
Yıkım işlemleri orduya pahalıya mal olduğu için, sivil yıkım ekipleri kiralandığı aktarılıyor. Bu ekiplerin bedaviler veya ayrılıkçı yerleşimcilerden oluştuğu ve görevlerini ücret karşılığı yaptığı ifade ediliyor.
Askerlerin Zor Durumu
Patlamalarda zarar gören 19 yaşındaki Tomer, kulaklarındaki çınlama nedeniyle doktora gitmesine izin verilmediğini belirtiyor. Sahada hissettikleri en büyük duygunun çaresizlik olduğunu ifade ediyor.
Haberde yer alan isimlerin takma isimler olduğu ve fotoğraflardaki kişilerle bağlantıları olmadığı vurgulanıyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!