İsrail Doğu Kudüs'teki UNRWA Kalendiya Eğitim Merkezi'ne El Koydu
İsrail güçleri, UNRWA'nın Doğu Kudüs'teki Kalendiya Eğitim Merkezi'ni boşaltarak el koydu. Karar, 2,5 milyon mültecinin geleceğini tehdit ediyor.
İsrail ile Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) arasındaki gerilim yeni bir boyuta taşındı. İsrail işgal güçleri, Doğu Kudüs'te bulunan ve kritik öneme sahip olan UNRWA Kalendiya Eğitim Merkezi'ne baskın düzenleyerek tesise tamamen el koydu. Filistin Yönetimi'ne bağlı Kudüs Valiliği tarafından yapılan resmi açıklamada, tüm BM personelinin zorla merkezden çıkarıldığı ve tesise girişlerinin süresiz olarak yasaklandığı bildirildi.
İsrail Dışişleri Bakanlığı'ndan "Belediye Projesi" Savunması
Yaşanan bu el koyma girişiminin ardından İsrail Dışişleri Bakanlığı yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, söz konusu tahliyenin Kudüs Belediyesi tarafından Doğu Kudüs'ün Kefr Akab Mahallesi'nde hayata geçirilecek yeni bir eğitim ve sosyal kompleks projesinin yenileme çalışmaları kapsamında yapıldığı iddia edildi. İsrail makamları, UNRWA'nın bu arazi üzerinde hiçbir yasal mülkiyet hakkı bulunmadığını savunarak, ajansın bölgeyi onlarca yıldır haksız yere çitlerle çevirdiğini öne sürdü.
Adım Adım Gelen Yasaklama Süreci ve Yasal Altyapı
Bu son hamle, İsrail'in UNRWA'ya yönelik sistemli kısıtlama politikasının bir parçası olarak değerlendiriliyor. İsrail Meclisi (Knesset), Ekim 2024 tarihinde bazı ajans çalışanlarının 7 Ekim 2023 tarihindeki olaylara karıştığı iddiasıyla UNRWA'nın İsrail ve Doğu Kudüs'teki tüm faaliyetlerini yasaklayan tartışmalı bir yasal düzenlemeyi onaylamıştı.
Bu yasak kararının 30 Ocak 2025 itibarıyla yürürlüğe girmesiyle birlikte, BM çalışanları Doğu Kudüs'ü tamamen terk etmek zorunda kalmıştı. Sürecin devamında, Ocak 2026'da ise İsrail güçleri UNRWA'nın Doğu Kudüs'teki genel merkezine baskın düzenlemiş, yerleşkeye el koyarak içerideki tesisleri yıkmıştı.
2,5 Milyon Filistinli Mülteci İçin İnsani Kriz Kapıda
UNRWA'nın eğitim, sağlık ve sosyal yardım alanındaki faaliyetlerinin tamamen durdurulması, işgal altındaki Filistin topraklarında yaşayan yaklaşık 2,5 milyon mültecinin hayatını doğrudan ve son derece olumsuz etkiliyor. Bölgede insani yardımların ulaştırılmasında hayati bir köprü görevi gören ajansın işlevsiz hale getirilmesi, uluslararası toplumda büyük endişe yaratırken, bölgedeki insani krizin boyutlarını daha da derinleştiriyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!