İsrail Ordusundan Hind Receb ve Katledilen Sağlık Çalışanları Hakkında Soruşturma Kararı
İsrail ordusu, 6 yaşındaki Hind Receb'in ve çok sayıda yardım görevlisinin öldürüldüğü saldırılara ilişkin raporunu yayımlayarak soruşturma kararlarını açıkladı.
İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde gerçekleştirdiği ve küresel ölçekte çok büyük tepkilere neden olan sivil katliamlarına ilişkin resmi bir değerlendirme raporu yayımladı. Raporda, 6 yaşındaki Hind Receb ve ailesinin yanı sıra çok sayıda insani yardım ve sağlık çalışanının hayatını kaybettiği saldırılar ele alındı. Ordu, bazı olaylar hakkında askeri polis soruşturması başlatılacağını duyururken, koordinasyonlu yardım konvoylarına düzenlenen ve uluslararası yardım çalışanlarının ölümüne yol açan saldırılarda ise askerlerin herhangi bir cezai sorumluluğunun bulunmadığını öne sürdü.
Hind Receb Katliamı ve Soruşturma Kararının Detayları
Gazze'nin Tel el-Heva Mahallesi'nde 29 Ocak 2024 tarihinde yaşanan ve hafızalara kazınan trajedi, tüm dünyada derin bir infiale yol açmıştı. Güvenli bir sığınak bulabilmek amacıyla yola çıkan sivil bir araç, İsrail güçleri tarafından doğrudan hedef alınmıştı. Araç içerisinde bulunan 6 yaşındaki Hind Receb ve 5 akrabası kurşunların hedefi olmuş; ilk saldırı anında araçtaki 4 kişi yaşamını yitirmişti. Saldırıdan sağ kurtulmayı başaran 15 yaşındaki Leyan Hamade ile küçük Hind, Filistin Kızılayını arayarak çaresizce yardım istemişti.
Filistin Kızılayı tarafından 30 Ocak 2024'te yayımlanan ses kaydında, Leyan'ın telefon görüşmesi sırasında hayatını kaybettiği anlar ve ardından 6 yaşındaki Hind'in yaklaşık 3 saat boyunca telefondaki yetkililere "Çok korkuyorum, lütfen beni kurtarın" diye yalvardığı feryatları yer almıştı. Hind Receb'i kurtarmak üzere İsrail ordusuyla koordinasyon kurularak yola çıkarılan Filistin Kızılayı ambulansı da hedef alınmış ve içerisindeki sağlık görevlileri Yusuf Zeyno ile Ahmed Medhun katledilmişti. Olaydan 12 gün sonra, 10 Şubat 2024'te bölgeden çekilen İsrail güçlerinin ardından ulaşılan araçta Hind, dayısı, dayısının eşi ve 3 çocuğunun cansız bedenleri bulunmuştu.
İsrail ordusu, aradan geçen uzun sürenin ardından yayımladığı raporda, ambulansın hareket koordinasyonunda yaşanan aksaklıkları gerekçe göstererek, olayın daha ayrıntılı bir şekilde incelenmesi amacıyla İsrail Askeri Polisi'ne sevk edildiğini açıkladı. Ordu, bu aşamada inceleme mekanizmasının bulgularına dair daha fazla detay paylaşılmayacağını belirtti.
Refah'taki Sağlık Çalışanları Katliamına Askeri Soruşturma
Raporda mercek altına alınan bir diğer vahim olay ise Mart 2025'te Refah'ın Tel es-Sultan bölgesinde yaşandı. Aralarında sağlık personeli ve bir Birleşmiş Milletler (BM) çalışanının da yer aldığı 15 sağlık görevlisinin hayatını kaybettiği saldırı hakkında da soruşturma kararı alındı. İsrail güçlerinin, saldırı düzenledikleri araçları askeri paletli araçlarla ezdiği bu olayda, "cezai suç işlendiğine dair makul şüphe" bulunduğu kabul edilerek soruşturmanın Askeri Polis tarafından yürütülmesine karar verildi.
WCK ve MSF Saldırılarında Ordu Kendini Akladı
Öte yandan İsrail ordusu, koordinasyon halinde olmalarına rağmen hedef alınan uluslararası yardım kuruluşlarına yönelik saldırılarda kendi personelini aklama yoluna gitti. Nisan 2024'te Deyr al-Belah'ta Dünya Merkez Mutfağı (World Central Kitchen-WCK) bünyesinde görev yapan 7 yardım çalışanının öldürüldüğü hava saldırılarına değinen raporda, operasyondaki "eksikliklere" rağmen komutanların kararlarının ceza hukuku sınırlarını aşmadığı iddia edildi.
Benzer şekilde, Şubat 2024'te Han Yunus'ta Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) binasının vurulması ve Kasım 2023'te Gazze kentinde MSF konvoyuna ateş açılarak iki kişinin öldürülmesi olaylarında da askeri polis soruşturmasına gerek görülmediği savunuldu. Birleşmiş Milletler raporları, İsrail'in Gazze'de ağır insan hakları ihlalleri ve savaş suçları işlediğini, kendi kurduğu mekanizmalarla bölgede tam bir "cezasızlık ortamı" yarattığını net bir şekilde ortaya koyuyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!