İsrail'den Trump'ın Lübnan Açıklamasına Sert Yanıt: "Kalmak İçin Kimseden İzin Almayız"
İsrail Savunma Bakanı Katz, ABD Başkanı Trump'ın "İsrail Lübnan'dan çekilecek" iddiasına sert yanıt vererek, güvenlik şeridinde kalmaya devam edeceklerini açıkladı.
Orta Doğu'da gerilim tırmanırken, İsrail ile ABD arasında Lübnan'ın güneyindeki askeri varlığa ilişkin diplomatik bir kriz baş gösterdi. İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail ordusunun Lübnan'dan çekileceğine yönelik açıklamalarına sert bir yazılı yanıt verdi. Katz, İsrail'in bölgedeki askeri varlığını sürdürmek için kimseden icazet almayacağını net bir dille vurguladı.
Katz: "Lübnan'da Kalmak İçin Kimseden İzin İstemedik"
Savunma Bakanlığından yapılan resmi açıklamaya göre, Bakan Katz, Trump’ın "İsrail'in Lübnan’ın güneyindeki askerlerini geri çekeceği" yönündeki öngörüsüne yazılı bir açıklamayla karşı çıktı. Katz açıklamasında, "Lübnan'a girmek için kimseden izin istemedik ve Lübnan'da kalmak için de kimseden izin almaya ihtiyacımız yok" ifadelerini kullandı. Lübnan'ın güneyinde gerçekleştirilen askeri faaliyetlerin İsrail vatandaşlarının güvenliğini korumak adına yapıldığını iddia eden Katz, Hizbullah tamamen silahsızlandırılana kadar operasyonların süreceğini belirtti.
İsrail Savunma Bakanı, sınırın kuzeyindeki tehditlerin tamamen ortadan kaldırılmasını şart koşarak, "Hizbullah Lübnan genelinde silahsızlandırılana ve kuzey sakinlerine yönelik tehdit ortadan kaldırılana kadar Lübnan'daki güvenlik şeridinde kalmaya ve gerektiği kadar bu şeridin içerisinden faaliyet göstermeye devam edeceğiz" dedi.
Trump’ın Ankara’daki NATO Zirvesi Açıklamaları ve Diplomatik Temaslar
Gerilimin fitilini ateşleyen gelişme, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ankara'da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında yaptığı açıklamalar oldu. Trump, zirve sırasında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Lübnan'dan çekilme konusunu detaylıca ele aldıklarını belirtmiş ve İsrail ordusunun işgal ettiği Lübnan’ın güneyindeki askerlerini geri çekeceğini düşündüğünü ifade etmişti.
Bu açıklamaların gölgesinde, iki ülke arasında perde arkasında yürütülen diplomatik trafik de dikkat çekiyor. İsrail ve Lübnan’ın Washington büyükelçileri, ABD'nin arabuluculuğunda gerçekleştirilecek müzakerelerin hazırlığı kapsamında 14 ve 23 Nisan tarihlerinde bir araya gelmişti. ABD Dışişleri Bakanlığı ev sahipliğinde düzenlenen bu ilk temas, 1993 yılından bu yana iki ülke arasındaki "en üst düzey doğrudan görüşme" olarak kayıtlara geçmişti. ABD Başkanı Donald Trump ise 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, yakın bir gelecekte İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ı Beyaz Saray'da ağırlamayı sabırsızlıkla beklediğini ifade etmişti.
Lübnan İç Siyasetinde Müzakere Çatlağı ve Çerçeve Anlaşması
Öte yandan, İsrail ile doğrudan müzakere masasına oturulması konusu Lübnan iç siyasetinde ve kamuoyunda en çok tartışılan başlıkların başında geliyor. Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Başbakan Nevvaf Selam, yürütülen bu diplomatik süreci "akan kanın durdurulması ve kalıcı bir çözüme ulaşılması" için yegane ve zorunlu seçenek olarak savunuyor.
Buna karşın Hizbullah ve ona yakın siyasi çevreler, İsrail ile doğrudan temas kurulmasını "teslimiyet" olarak nitelendirerek sürece sert bir şekilde muhalefet ediyor. Tüm bu iç tartışmalara rağmen, Washington'da gerçekleştirilen 5. tur görüşmelerinin ardından, 26 Haziran tarihinde Lübnan ve İsrail arasında diplomatik bir "çerçeve anlaşması" imzalanmıştı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!