İsrail'in Saldırılarıyla Yerinden Edilen Lübnanlıların Dramı ve Batı'nın Sessizliği
İsrail'in saldırıları sonucu Lübnan'da yerinden edilen binlerce insan, Beyrut'ta zor koşullar altında yaşam mücadelesi veriyor.
Beyrut'un Kalbinde Bir Dram
Beyrut'un merkezindeki Reml ez-Zarif Okulu, İsrail'in saldırıları nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan yaklaşık 1300 Lübnanlıya geçici sığınak sağlıyor. Bu insanlar, kendi topraklarında adeta mülteci konumuna düştüler.
İsrail'in İşgal Genişletme Hamlesiİsrail ordusu, güney Lübnan'daki işgal alanını genişletme amacıyla kara operasyonlarına başladığını duyurdu. Bu durum, Lübnanlıların yaşam koşullarını daha da zorlaştırdı.
Şems, AA'ya yaptığı açıklamada, "Bu insanlar mülteci değiller, kendi ülkelerinde işgale maruz kaldılar," dedi.
Batı'nın Çelişkili Tavırları
Batı medeniyetinin ders kitaplarında anlatıldığı gibi olmadığını belirten bir yaşlı, "Biraz petrol ve su için insan hayatını hiçe sayıyorlar. Gazze'de çocuklar öldürülüyor. Bu mu onların medeniyeti?" sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Direnişe dikkat çeken Şems, "Vatanımızı ve onurumuzu savunuyoruz. Savaşı istemiyoruz ama haklarımızı geri almak zorundayız. Direnen herkes onurludur. Türkiye'nin mazlumlar için sesini yükseltmesini takdir ediyorum." dedi.
İsrail'in saldırılarından Başbakan Netanyahu'yu sorumlu tutan Şems, birlik olmanın önemine vurgu yaptı.
İhtiyaçların Karşılanamaması
Güney Lübnan'ın Blida kasabasından Zeynep Hüseyin Dahir, Dahiye'deki yerinden edilmenin zorluklarını anlattı. Şeker hastası olan Dahir, "Altı kişi küçük bir odada kalıyoruz ve burada uyuyamıyoruz. Tüm ihtiyaçlarımız eksik." diye konuştu.
Temel ihtiyaçların karşılanmadığını belirten Dahir, "Yatak, battaniye ve gıda maddelerinde sıkıntı yaşıyoruz." dedi.
İnsani yardım konusunda ciddi eksiklik yaşadıklarını kaydeden Dahir, "Ne insülin ne de astım ilacımız var. Sağlık ekipleri geliyor ama ilaçlarımızı temin edemiyorlar." ifadelerini kullandı.
Dahir, Lübnan hükümetine en azından çadır sağlamaları çağrısında bulundu, "İki kişinin sığamayacağı odalarda beş-altı kişiyle kalıyoruz." dedi.
İnsan Hakları ve Medeniyet
Nebatiye'den Hasan Abdullah, İsrail ile savaşın Hizbullah tarafından başlatılmadığını, İsrail'in saldırgan olduğunu belirtti.
Abdullah, "Gençlerimizi öldürüyorlar, yolda veya işteyken vuruyorlar. Uçaklar ve dronlarla saldırıyorlar. Evlerimiz füzelerle hedef alınıyor." dedi.
"Kendimizi, ailelerimizi ve ülkemizi savunuyoruz. Burası bizim vatanımız." diye ekledi.
Abdullah, yerinden edilmenin zorluklarını anlatarak, normalde 2 saat süren yolun 19 saat sürdüğünü belirtti.
İsrail saldırılarında 8 yakınını kaybettiğini söyleyen Abdullah, "Dünya ve Avrupa'ya mesajım, insan hakları ve medeniyet konusunda aciz kaldılar. Küresel Siyonizm'e boyun eğiyorlar." dedi.
İsrail'in Lübnan'a Saldırıları
2 Mart'ta İsrail ordusu, Lübnan'dan füze atıldığını belirleyerek, ülkenin kuzeyinde sirenlerin çaldığını açıkladı. Ardından Beyrut'u hedef alarak Lübnan geneline hava saldırılarına başladı.
İsrail, hava ve deniz yolu ile yoğun saldırılar düzenleyerek, kara işgalini genişletme kararı aldı.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, 15 Mart'ta yaptığı açıklamada, İsrail'in saldırılarında 850 kişinin öldüğünü, 2 bin 105 kişinin yaralandığını bildirdi.
Lübnan hükümetine bağlı Afet Yönetimi, İsrail saldırıları nedeniyle zorla yerinden edilenlerin sayısının 830 bini geçtiğini açıkladı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!