İsrailli Takımların Yasa Dışı Yerleşim İzni UCM'ye Taşındı
İsrail'in işgal altındaki topraklardaki kulüplerine izin veren FIFA ve UEFA, UCM'ye şikayet edildi.
Cenevre
New Brunswick Üniversitesi akademisyeni ve 'Irish Sport for Palestine' inisiyatifi üyesi Nathan Kalman-Lamb, Cenevre merkezli Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi çeşitli insan hakları kuruluşlarının, FIFA Başkanı Gianni Infantino ve UEFA Başkanı Aleksander Ceferin hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) yaptıkları başvuruya dair Anadolu Ajansı'na bazı açıklamalarda bulundu.
Kalman-Lamb, UCM'ye yapılan bu başvurunun son derece önemli bir gelişme olduğunu belirterek, Gazze'de yaşananların bir soykırım olduğunu ifade etti.
Kalman-Lamb, "Gazze'deki bu soykırımın yanı sıra, spor dünyasına yönelik bir soykırım da yaşanıyor. Gazze'de 1000'e yakın sporcu öldürüldü ve yüzlerce spor tesisi yıkıldı. Bu, İsrail'in Gazze'ye karşı yürüttüğü daha geniş çaplı suçların bir parçası." diye konuştu.
{{IMG_0}}UCM'ye sunulan şikayette, İsrail'in uzun süredir devam eden uygulamaları ele alınıyor. Bu uygulamalar, işgal altındaki topraklardaki ve özellikle Batı Şeria'daki spor ve futbol kulüplerine yönelik yapılıyor.
Kalman-Lamb, İsrail'e karşı yöneltilen suçlamaların hem insanlığa karşı işlenen suçlar hem de savaş suçlarını içerdiğini vurguladı.
Kalman-Lamb, İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarındaki yerleşim faaliyetlerinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtti ve şu ifadeleri kullandı: "İsrailli kulüplerin bu bölgelerde varlığı, yasa dışı yerleşimlerin sembolüdür. Bu kulüpler, altyapı ve kültürel topluluklar oluşturarak, insanların bu alanlara yerleşmesini teşvik ediyor. İsrail Futbol Federasyonu bu kulüpleri resmen tanıyor ve UEFA ile FIFA, bu kulüplerin faaliyetlerini destekleyerek işgal altındaki bölgelerdeki varlıklarını meşrulaştırıyor. Bu, her iki kurumun da tüzüklerine aykırıdır çünkü bu alanlar Filistin Futbol Federasyonu'nun yetki alanında olmalıdır."
Kalman-Lamb, Filistin Futbol Federasyonu'nun uzun yıllardır bu konuyu dile getirdiğini ve işgal altındaki topraklardaki kulüplerin varlığının kabul edilemez olduğunu belirtti.
"İsrailli Kulüpler, Filistinlilerin Katılımını Engelliyor"
UCM'ye sunulan 120 sayfalık şikayet dosyasında, İsrailli kulüplerin "apartheid niteliği" de ele alınıyor. Kalman-Lamb, "Bu kulüpler, Filistinlilerin katılımını, seyirci, oyuncu ve yönetici olarak engelliyor. Etnik köken ve statüye göre farklı kurallar uygulamak apartheid anlamına gelir. Bu durum, bu kulüplerin varlığının hem yasa dışı yerleşimleri normalleştiren savaş suçları hem de insanlığa karşı işlenen apartheid suçları kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor." dedi.
Kalman-Lamb, UCM'deki bu başvurunun Infantino ve Ceferin'e karşı bir dava açılmasıyla sonuçlanmasının önemli bir gelişme olacağını belirtti. "Bu iki lider hakkında tutuklama emri çıkması, soykırımların önlenmesi için benzer şikayetlerin diğer kişilere karşı da yapılmasına yol açabilir. Bu suçlardan sorumlu olan herkes hesap vermelidir." şeklinde konuştu.
Kalman-Lamb, İsrail'in küresel sahnede cezasız kalmasının ABD'nin desteğiyle mümkün olduğunu söyledi.
"İsrail İçin Aynı Standartlar Uygulanmalı"
Kalman-Lamb, FIFA ve UEFA'nın "siyasi tarafsızlık" bahanesiyle İsrail'i cezalandırmaktan kaçındığını belirtti. "FIFA organizasyonları ülkeler arasında oynanan müsabakaları içeriyor ve bu temelde siyasi bir yapıdır. Rusya-Ukrayna Savaşı'nda, Rusya Ukrayna'yı işgal edince hemen müsabakalardan men edildi. Gazze'de ise iki yıldan fazla süredir devam eden bir soykırım var. Bu süreçte hiçbir hesap verebilirlik sağlanmadı. Infantino, Rusya'yı men ettikten sonra 'Artık kimseyi men etmemeliyiz' diyor çünkü bunun bir silah olarak kullanılabileceğini görüyor. Soykırım ve apartheid gibi konularda endişe duyan bizler, İsrail için de 'Herkes için uyguladığınız aynı standardı uygulayın' diyoruz. Bu kesinlikle korkutucu." dedi.
Kalman-Lamb, İsrail'in uluslararası arenada kendini normalleştirmeye çalıştığını vurguladı.
İsrail'in uluslararası müsabakalardan men edilmesi durumunda bu anlatının değişeceğini belirten Kalman-Lamb, "Bu yasak, insanlar tarafından hissedilen bir bedel olur. İşledikleri soykırımdan dolayı bir bedel ödemiş olurlar. Çünkü uluslararası arenada kabul görmek onlar için büyük önem taşıyor. Ancak katılımlarına izin verilmediğinde, İsrail'in 'soykırım projesi' ötesine geçmeye başlayabiliriz." dedi.
Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!