İstanbul Aile Vakfı Başkanı Karabıyık: 'Gelecekte Akrabalık Terimleri Kaybolabilir'
İstanbul Aile Vakfı Başkanı Karabıyık, aile yapısının toplumsal dayanıklılık üzerindeki etkisini ve modern tehditleri ele aldı.
İstanbul Aile Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Üner Karabıyık, bu yıl "Vatan Müdafaasında Aile ve Nüfus" temasıyla gerçekleştirilen 4. Uluslararası Aile Sempozyumu'nda önemli açıklamalarda bulundu. Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) ile ortaklaşa düzenlenen etkinlikte konuşan Karabıyık, sempozyumun başlığının, "Çanakkale'den 15 Temmuz'a kadar Vatan Müdafaasında Aileler" adlı sergiden ilham aldığını belirtti.
Karabıyık, vatan savunmasının aile yapısından bağımsız düşünülemeyeceğine vurgu yaparak, "Millet olma bilincini aileler öğretir. Genç nesiller, bayrağın anlamını ailelerinden öğrenir. Eğer bu bilinci aile ortamında nesilden nesile aktaramazsak, vatanı savunacak bir toplum oluşturamayız." ifadelerini kullandı.
Aile ve nüfusun vatan savunmasındaki rolünü vurgulamak amacıyla sempozyumun MSÜ ile birlikte düzenlendiğine dikkat çeken Karabıyık, aileyi korumanın ulusal güvenlik açısından önemine değindi. Bu konuyu 2023'teki Büyük Aile Buluşması'nda da dile getirdiklerini hatırlattı.
"Aile Yılı" ilan edilen 2025'ten bu yana bireylerin farkındalıklarının arttığına işaret eden Karabıyık, hükümetin 2026-2035 yıllarını "Aile ve Nüfus On Yılı" olarak ilan ettiğini açıkladı.
Karabıyık, Türkiye'nin aile yapısının karşı karşıya olduğu risklere değinerek, 1950'lerden bu yana şehirleşmenin yoğunlaştığını ve bunun da Türkiye'de benzer bir nüfus yapısı oluşturduğunu belirtti.
Büyükşehirlerin bireyselliği artırdığına dikkat çeken Karabıyık, "Hangi kıtada olursa olsun, büyükşehirlere gittiğinizde benzer tüketim alışkanlıklarını görüyorsunuz. Bu, küresel kültürün büyükşehirlerdeki hakimiyetinin bir göstergesi. Sonuç olarak toplumlar geleneksel köklerinden kopuyorlar. Köklerinden beslenemeyen toplumlar kuruyup yok oluyor." dedi.
Karabıyık, bu durumu görsellerle de vurgulamak istediklerini belirterek, kültürel aktarımın aile kurumu üzerinden yapıldığını söyledi. Türkiye'de ortalama hane halkı büyüklüğünün 3,1 olduğunu belirten Karabıyık, "Bu, bir kuşak sonra akrabalık terimlerini kaybedeceğimiz anlamına geliyor." dedi.
Toplumların dayanıklılığının önemine değinen Karabıyık, düşük dayanıklılığa sahip toplumların huzursuzluk ve istikrarsızlığa sürüklendiğini, yüksek dayanıklılığa sahip olanların ise güçlendiğini ifade etti.
Sempozyumun amacının, toplumsal dayanıklılığı artıracak politikaların akademik zeminde tartışılması ve bu fikirlerin karar alma süreçlerine katkı sağlaması olduğunu belirtti.
Karabıyık, sempozyumda çeşitli konuların ele alınacağını ve bunlar arasında devletin nüfus gücü ile aile yapısının korunmasına dair anayasal düzenleme örneklerinin sunulacağını söyledi. Ayrıca "Hukuk eliyle erkekliğin yıkımı" başlığı altında bir tebliğ de sunulacak.
Çocukların sosyal medya üzerinden pornografik içeriklere maruz kalma yaşının 9'a düştüğüne dikkat çeken Karabıyık, dijital platformlardan gelen tehlikelerin de ele alınacağını ifade etti.
Çok kuşaklı hanelerin önemini vurgulayan Karabıyık, "Nesiller arası kültürel aktarım ancak çok kuşaklı hanelerde mümkün olabilir. Mahremiyetin gözetildiği, herkesin özel alanlarının korunduğu bu tür haneleri büyükşehirlerde nasıl inşa edebiliriz?" sorusuna yanıt aradıklarını belirtti.
"Aile Nüfus On Yılı"nın önemine dikkat çeken Karabıyık, Prof. Dr. Erhan Afyoncu'nun açılış konuşmasına atıfta bulunarak, dijital tehlikelerin kapıyı çoktan geçtiğini ve evin içinde olduğunu belirtti. Ayrıca, bir firmanın yayınladığı reklamla annelik kavramını bozduğunu ve bunun toplum mühendisliği olduğunu vurguladı.
Karabıyık, bu tür olayların tesadüfi olmadığını ve "Aile ve Nüfus" konusunun bir milli güvenlik meselesi olduğunu vurguladı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!