İstanbul Barosu ve PKK Üyeliği İddiaları: Mahkeme Süreci Devam Ediyor
İstanbul Barosu yönetimi, PKK üyeliği iddialarıyla mahkemede yargılanıyor. Sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlar suç unsuru taşıyor mu?
İstanbul 26.
Ağır Ceza Mahkemesi'nde Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görülen davada, tutuklu Fırat Epözdemir ve İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu’nun da aralarında bulunduğu 9 sanık yer aldı.
Duruşmaya pek çok avukat katılırken, CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu izleyici olarak katılım sağladı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, PKK/KCK/YPG/YDG-H terör örgütlerine üye olma ve bu örgütlerin propagandasını yapma suçlamalarıyla ilgili detaylar içeriyor. İstanbul Barosu sosyal medya hesabından yapılan bir paylaşım, bu iddiaların odak noktasını oluşturuyor. Paylaşımda terör örgütü mensupları Nazım Daştan ve Cihan Bilgin'in gazeteci olarak tanımlanması tartışmalara yol açtı. İddianamede, söz konusu paylaşımın terör örgütüne yönelik faaliyetleri meşru gösterme amacı taşıdığı ileri sürülüyor.
Baro tarafından yapılan bu açıklamanın, güvenlik güçleri tarafından etkisiz hale getirilen terör örgütü üyelerine 'savaş suçu' denilerek bir algı oluşturmaya çalıştığı belirtiliyor.
Adalet Bakanlığı'nın onayıyla başlatılan soruşturmada, Kaboğlu ve yönetim kurulu üyelerinin ifadeleri alındı ve haklarında kovuşturma açılması için izin istendi.
İstanbul Barosu yönetiminin sosyal medya hesapları üzerinden yanıltıcı bilgiler yaydıkları iddiası, yargılama sürecinin seyrini şekillendiren başlıca unsurlar arasında. Davanın sivil ayağında ise Kaboğlu ve diğer baro yönetim kurulu üyelerinin görevlerine son verilmesine yönelik hukuki süreç devam ediyor. İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi, yönetim kurulunun görevden alınmasına ve yeni seçimlerin yapılmasına karar verdi.
Sanıkların, basın yoluyla terör örgütü propagandası yapmak ve halkı yanıltıcı bilgiyi yaymak suçlarından 3 ila 12 yıl hapis cezası istemiyle yargılanmaları isteniyor. Bu dava, terörle mücadelede medya ve ifade özgürlüğü arasındaki çizginin ne kadar hassas olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Kaynak: AA
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!