İstanbul Mali Müşavirler Derneği'nden Eğitimde Şiddet ve İnanç Açıklaması
İstanbul Mali Müşavirler Derneği, eğitimdeki şiddet olaylarına karşı çıkarak inançları hedef alan dili reddetti.
İstanbul Mali Müşavirler Derneği (Meslekte Birlik) Başkanı Mustafa Çaya, okullarda artan şiddet olaylarına karşı sert bir duruş sergilediklerini ve eğitimin içinde inançları hedef alan dili kabul etmediklerini belirtti.

Başkan Çaya'nın açıklamaları şu şekildedir:
"Okullarda meydana gelen şiddet olaylarını şiddetle kınıyor ve öğretmen ile öğrencilere yönelik her türlü saldırının karşısında durduğumuzu açıkça beyan ediyoruz.
Fakat bazı açıklamalarda bu ciddi durumun ideolojik bir tabana çekilerek eğitim sisteminin 'gerici yapılar' etkisinde olduğu yönünde genelleyici ve hedef gösterici ifadeler kullanılmasını kabul etmiyoruz.
Net bir şekilde ifade ediyoruz ki:
İnançlara, değerlere ve manevi unsurlara saldıran bir dil, şiddetin kökenine inmez, aksine toplumsal ayrışmaları derinleştirir.
“Çocukları canavar yapan düzen” gibi ifadelerle devletin ve toplumun tamamını suçlamak, sorumluluktan kaçan, kolaycı ve bölücü bir yaklaşımdır. Bu tür bir dil çözüm üretmez; sadece öfkeyi artırır.
Şiddet gibi çok boyutlu bir sorunu:
Sadece ideolojik bir perspektife indirgemek
Toplumsal değerleri suçlamak
İnanç dünyasını ima yoluyla hedef almak
ne bilimsel ne de vicdani bir yaklaşımdır.
Bugün karşı karşıya kaldığımız sorunların temelinde; sadece sistemsel eksiklikler değil, aynı zamanda ahlaki değerlerin aşınması, inançların zayıflaması ve bireysel sorumluluk anlayışındaki eksiklik bulunmaktadır.
Görmezden gelinen gerçek şudur ki:
Değerlerden kopmuş bir eğitim sistemi, bilgiyi artırabilir ancak insan olgusunu eksiltir.
Manevi değerlerden yoksun bir yaklaşım ise disiplinden ziyade kaosu artırır.
Bu nedenle;
Bilim ve değerleri karşı karşıya getiren anlayışı kabul etmiyoruz
İnançları ve manevi değerleri sorun kaynağı gibi gösteren yaklaşımı kabul etmiyoruz
Devlet ve topluma genelleyici suçlamalar yönelten dili doğru bulmuyoruz
Çözüm ise:
İdeolojik suçlamalar yerine,
insanı merkeze alan, değerleri güçlendiren ve sorumluluk bilincini geliştiren bir eğitim anlayışındadır.
Bu bağlamda;
Eğitim sistemi yalnızca bilgi değil, karakter de üreten bir yapıya dönüştürülmelidir
Aile-okul-toplum ilişkisi güçlendirilmelidir
Çocuklara yalnızca başarı değil, aynı zamanda ahlak, merhamet ve vicdan kazandırılmalıdır
Manevi gelişimi dışlayan değil, destekleyen bir yaklaşım benimsenmelidir
Unutulmamalıdır ki:
Ahlakın zayıfladığı bir ortamda hukuk tek başına yeterli olamaz.
Değerlerin hedef alındığı bir ortamda toplumsal güven inşa edilemez.
Bizler;
Şiddetin değil merhametin,
Öfkenin değil sağduyunun,
Ayrışmanın değil ortak aklın yanında olduğumuzu;
değerleri, ahlakı ve maneviyatı dışlayan her tür yaklaşıma karşı durduğumuzu kamuoyuna açıkça duyururuz."
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!