İstanbul Valiliği'nden Üsküdar Belediye Başkan Vekili Seçimi İddialarına Yanıt: Süreç Tamamen Yasal
İstanbul Valiliği, Üsküdar Belediye Başkan Vekili seçimi tarihiyle ilgili ortaya atılan manipülasyon iddialarına yanıt vererek sürecin yasal çerçevede işlediğini açıkladı.
İstanbul Valiliği, Üsküdar Belediye Meclisi'nin başkan vekili seçimi için 5 Eylül 2026 Cumartesi gününe çağrılmasına yönelik sosyal medyada ve bazı basın organlarında yer alan iddialara ilişkin resmi bir açıklama yaptı. Valilik, seçim tarihinin belirlenmesinde herhangi bir siyasi partiye avantaj sağlama amacının güdülmediğini, tüm sürecin kanunların çizdiği sınırlar çerçevesinde şeffaf bir şekilde yürütüldüğünü vurguladı.
Valilikten Manipülasyon İddialarına Sert Tepki
Yapılan açıklamada, kamuoyunu yanıltmaya yönelik iddiaların devam eden idari süreci sabote etme amacı taşıdığı ifade edildi. Valilik, 26 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirilen basın duyurusuyla, yeni başkan vekili seçilene kadar Üsküdar Belediye Başkanlığı görevinin kimin tarafından vekaleten yürütüleceğinin zaten ilan edildiğini anımsattı. Ortaya atılan spekülasyonların hukuki gerçeklerle bağdaşmadığı belirtildi.
5393 Sayılı Kanun'un 45. Maddesi Ne Diyor?
Seçim tarihinin belirlenmesindeki yasal zorunluluklara dikkat çeken İstanbul Valiliği, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 45’inci maddesini işaret etti. İlgili kanun maddesinde, belediye başkanlığının herhangi bir nedenle boşalması durumunda, vali tarafından belediye meclisinin en geç on gün içinde toplantıya çağrılması gerektiği hükme bağlanmıştır. Aynı maddenin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince, görevden uzaklaştırma veya tutuklama durumlarında meclis üyeleri arasından bir başkan vekili seçilmesi yasal bir zorunluluktur.
10 Günlük Yasal Sürenin Son Günü: 5 Eylül 2026
Valilik, idari işlemlerin başlangıcı olarak kabul edilen 26 Ağustos 2026 tarihinden itibaren başlayan 10 günlük yasal sürenin son gününün 5 Eylül 2026 Cumartesi gününe denk geldiğini açıkladı. Açıklamada, kanunun öngördüğü sürenin son gününde meclisin toplanması yönünde çağrı yapıldığı belirtilerek, adli süreçlerle paralel giden idari işlemlerin tamamen hukukun üstünlüğü ilkesi doğrultusunda yürütüldüğü ifade edildi. Kamu kurumlarına duyulan güvenin sarsılmaması adına konunun siyasi tartışmalara alet edilmemesi gerektiği önemle vurgulandı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!