İstanbul'da 2. Cansağlığı Uluslararası Tıp Öğrenci Kongresi Başarıyla Gerçekleştirildi
İstanbul'da Haliç Üniversitesi'nde düzenlenen 2. Cansağlığı Uluslararası Tıp Öğrenci Kongresi, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve önemli isimlerin katılımıyla gerçekleşti.
İstanbul'da Haliç Üniversitesi'nin ev sahipliğinde düzenlenen 2. Cansağlığı Uluslararası Tıp Öğrenci Kongresi, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun açılış konuşmasıyla başladı. Memişoğlu, beyni, düşüncenin, vicdanın ve iradenin merkezi olarak tanımladı.
Konuşmasında, kongrede yalnızca anatomi, farmakoloji ya da cerrahi gibi teknik konuların ele alınmadığını belirten Memişoğlu, "Bizim medeniyetimizin aklı ve kalbi birleştiren bir yapıya sahip olduğunu unutmamak gerek. Ecdadımız, bu akıl nimetini yüksek ahlâkla yoğuran bir medeniyetin temsilcileriydi." şeklinde konuştu.
Hekimliğin özünde, mesleki bilgiyle şefkat ve vicdanın harmanlanmasının yattığını vurgulayan Memişoğlu, "Aldığınız mesleki eğitim, hastaların gözlerindeki umudu görmeyi sağladığında gerçek bir şifaya dönüşür. Bugün yerli ve milli teknolojilerimizle dünya ile yarışmaktayız, ancak hiçbir teknoloji bir doktorun merhametli yaklaşımının yerini tutamaz." dedi.
Memişoğlu, hekim olmanın adanmışlık ve fedakârlık gerektirdiğini, tıbbın sadece teknik bilgiyle sınırlı olmayan, akıl ve kalbin sanatı olduğunu belirtti.
Türkiye'de 127 tıp fakültesinde öğrenim gören 129 bin 559 öğrenci ve 16 bin 671 yeni mezun doktorun geleceğin sağlık ordusunu oluşturduğunu ifade eden Memişoğlu, bakanlık olarak bu büyük aileyi desteklemek için geniş bir sağlık altyapısı oluşturduklarını söyledi.
Sağlık sektöründe diri kalmanın sadece hizmet sunmakla değil, bilim üretmek ve teknoloji geliştirmekle mümkün olduğunu belirten Memişoğlu, "Dünyanın ateş çemberinden geçtiği bu dönemde, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde güçlü bir irade sergiliyoruz. Türkiye, geniş bir gönül coğrafyasına insani yardım ve sağlık desteği sunabilen bir ülkedir." dedi.
Sağlık alanında da savunma sanayiindeki gibi "En iyisini biz yaparız." anlayışıyla hareket ettiklerini söyleyen Memişoğlu, Türkiye'nin tıbbi cihazlar, biyoteknoloji ve ilaç geliştirme süreçlerinde önemli adımlar attığını ifade etti.
Sağlık sisteminin, veriyi kullanarak öngörebilen ve kişiselleştirilmiş hizmetler sunan bir yapıya dönüştüğüne dikkat çeken Memişoğlu, "Yerli olarak geliştirdiğimiz Gökbey ambulans helikopterlerimiz ve diğer tıbbi cihazlarımız, üretim kapasitemizin göstergesidir." diye konuştu.
Bu vizyonun bir parçası olarak, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) ile büyük bir inovasyon ekosistemi kurduklarını belirten Memişoğlu, Türkiye'nin yerli imkanlarla üretebildiği CAR-T hücre tedavisi gibi projelere değindi.
Son bir yılda 2 bin projeye destek verdiklerini belirten Memişoğlu, "Yapay zekayı çeşitli projelerle entegre ederek, hastalıkları erken aşamada tespit edebilen milli bir karar destek mekanizması oluşturduk." dedi.
Tıbbın sürekli gelişen bir alan olduğunu belirten Memişoğlu, bu yolculukta gençlerin en büyük rehberlerinin kendi tarihleri olması gerektiğini ifade etti.
Cansağlığı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, kongrede beynin gizemli yapısının tartışıldığını belirtti.
Bayraktar, mühendislik ve tıbbın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini ve Cezeri'nin bu birlikteliği yüzyıllar önce gerçekleştirdiğini söyledi.
Robotiğin babası olarak bilinen Cezeri'nin etkisiyle, sağlıkta yapay zeka çalışmalarını sürdürdüklerini dile getiren Bayraktar, Kovid döneminde mühendisler ve hekimlerin birlikte hareket ettiğini ifade etti.
Yerli yoğun bakım solunum cihazının bu dönemde rekor sürede üretildiğini belirten Bayraktar, sağlık teknolojilerinde tam bağımsızlığın önemine vurgu yaptı.
AR-GE çalışmalarıyla "SYBİL" modeliyle akciğer kanseri risk skorlarını tahmin edebilecek noktaya geldiklerini belirten Bayraktar, bu projeyi MİT Jameel Clinic ve Sağlık Bakanlığı ile ortak yürüttüklerini söyledi.
Bayraktar, geleceğin hekimlerinin mühendislik bilgisine sahip olması gerektiğini ve algoritma ile veriyi yorumlayabilmenin önemini vurguladı.
Haliç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Enes Eryarsoy, kongrenin özel bir gün olduğunu ve teknolojinin insanlık yararına kullanılması gerektiğini ifade etti.
Cansağlığı Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk, vakfın insanı sadece maddi bir varlık olarak görmediğini, kalp ve merhametle bir bütün olarak ele aldıklarını belirtti.
İnsanoğlunun bilgiye ulaştıkça kalpten uzaklaştığını ifade eden Öztürk, bilginin ruhlara da şifa olması gerektiğini söyledi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!