İstanbul'da 400 Yıllık Saat Koleksiyonu Ziyaretçilerini Bekliyor
İstanbul'da, Mehmet Çebi'nin 400 yıllık cep saati koleksiyonu Tophane-i Amire'de sergileniyor.
İSTANBUL (İHA) – Uzun yıllardır gelenekli sanatlara olan ilgisiyle tanınan koleksiyoner Mehmet Çebi, Tophane-i Amire’deki sergi salonunda özel bir cep saati koleksiyonunu sanatseverlerle paylaşıma açtı.
Mehmet Çebi Koleksiyonu'ndan Muhteşem Cep Saatleri başlıklı sergi, Beyoğlu Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi'nde meraklılarını ağırlamaya başladı. 16. yüzyıldan 20. yüzyılın başlarına kadar uzanan zaman dilimini kapsayan bu eşsiz koleksiyon, Osmanlı pazarı için dünya çapında üretilmiş cep saatlerinden oluşuyor. Sergi, Tophane'de 15 gün boyunca açık kalacak ve bu süre zarfında cep saatçiliğinin teknik evrimini, sanat anlayışını ve diplomasi tarihindeki yerini çok yönlü bir bakış açısıyla sergileyecek.
İstanbul'da 400 yıllık saatçiliği bir araya getiren bu sergi, Osmanlı İmparatorluğu'nun sanata olan ilgisini ve dünya ile etkileşimini gözler önüne seriyor. İslam eserleri ve Osmanlı hat sanatı alanında da önemli bir koleksiyoner olan Mehmet Çebi'nin titizlikle oluşturduğu bu sergiye, İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, Türkiye El Yazma Eserler Kurumu Başkanı Çoşkun Yılmaz, Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan gibi isimler katıldı. Vali Gül, serginin açılışında kurdeleyi kestikten sonra, Osmanlı Sarayları için özel olarak tasarlanmış saatlerin sergilendiği kısmı gezdi ve detaylı bilgiler aldı.
"Dünya Bunu Görmeli, Geleceğe Dair Önemli Bilgiler İçeriyor"
Koleksiyon danışmanı Yusuf Şimşek, serginin iki yıllık bir çalışmanın ürünü olduğunu belirtti ve "Mehmet Çebi'nin 305 saatini sergiliyoruz. Bu yola çıkarken bunun bir ilk olduğunu ve zorlu bir iş olduğunu biliyorduk. 2 yıl süren çalışmalar sonucunda bu koleksiyonu tamamladık. Koleksiyonumuzda 18, 19, ve 20. yüzyılın ortalarına ait saatler ağırlıklı. Zincirli makinelerle başlayıp gelişmiş makinelerle sonlandırdık. Herkesin gelip görmesini istiyoruz, Osmanlı dönemine ait çok eser var, dünya bunu görmeli. Geleceğe yönelik çok önemli bilgiler içeriyor, ileride müzeleştirmeyi planlıyoruz. İkinci sergiyi ve kataloğu yakın zamanda yapmayı hedefliyoruz" dedi.
"Gördüğüm En İyi Koleksiyon"
Sergiyi gezen gazeteci Fatih Altaylı, "Müze kalitesinde bir iş. Akıl almaz bir koleksiyon, teknolojik olarak çok etkileyici saatler var. Bir saat meraklısı olarak burada olmaktan büyük mutluluk duydum. Kesinlikle tekrar gelip bir daha ziyaret edeceğim, gördüğüm en iyi tek parça saat koleksiyonu diyebilirim" ifadelerini kullandı.
Zamanın Sanata Dönüştüğü Eşsiz Bir Koleksiyon
Sergi, yalnızca estetik açıdan değerli saatleri değil, aynı zamanda Avrupa saat ustalığı ile Osmanlı saray kültürü arasında kurulan tarihi bağı da gözler önüne seriyor. 16. yüzyıldan 20. yüzyılın başlarına kadar uzanan bu koleksiyon, cep saatçiliğinin teknik evrimini, sanat anlayışını ve diplomatik tarih içindeki rolünü çok katmanlı bir perspektifle günümüze taşıyor. Sergide yer alan eserler, tarihi kökenleri, dekoratif zenginlikleri ve ileri mekanik sistemleriyle saatçiliğin en dikkat çekici örneklerini bir araya getiriyor. Saat kasalarında yer alan altın ve gümüş işçilikleri, Cenevre mine ustalarının geliştirdiği detaylı mine teknikleriyle birleşerek, bu saatleri yalnızca zaman ölçüm araçları olmaktan çıkarıp gerçek sanat eserlerine dönüştürüyor. Koleksiyonda ayrıca, Fransız Blois mine geleneğinden örnekler, kemere zincirle takılan chatelaine saatler ve karmaşık çalar mekanizmalara sahip özel üretimler bulunuyor. Serginin en dikkat çekici bölümlerinden biri de diplomatik ilişkiler kapsamında üretilmiş saatlerden oluşuyor. Bu özel parçalar arasında, Rus Çarı 1. Nikolay'ın 1844 yılında İngiltere Kraliçesi Victoria'ya sunduğu ve üzerinde çarın portresi bulunan cep saati gibi tarihi öneme sahip eserler de yer alıyor.
İstanbul İçin Bir Saat Müzesi Umudu
İstanbul'a kazandırdığı Hilye-i Şerif ve Tespih Müzesi ile tanınan koleksiyoner Mehmet Çebi'nin koleksiyonu, sanat çevrelerinde büyük beklentiler yaratırken, 300'ü aşkın olağanüstü parçayı bir araya getiren bu koleksiyonun gelecekte kalıcı bir müze çatısı altında sergilenmesi hedefleniyor. Böyle bir müze, Türkiye'nin kültür hayatına ve uluslararası saatçilik dünyasına önemli bir katkı sunma potansiyeline sahip olacak. Sergi, 24 Mart - 9 Nisan tarihleri arasında Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi'nde 10.00 - 18.00 saatleri arasında ziyaretçilere ücretsiz olarak açık olacak.

Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!