İstinaf, sosyal medya eleştirisini ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirdi
İstanbul İstinaf Mahkemesi, sosyal medyada "nitelikli dolandırıcı" ifadesini eleştiri olarak değerlendirerek, Prof. Dr. Şener'in tazminat cezasını iptal etti.
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Prof. Dr. Alper Şener, 28 Ağustos 2023 tarihinde sosyal medya üzerinden bir tartışmaya katıldı. Göğüs hastalıkları uzmanı Prof. Dr. S.F.'nin Kovid-19 aşıları hakkında yaptığı bir paylaşımı, "nitelikli dolandırıcı" ifadesiyle eleştirdi.
S.F.'nin avukatı, bu paylaşımın müvekkilinin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunu ileri sürerek, İstanbul Anadolu 32. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne 100 bin liralık manevi tazminat davası açtı.
İlk derece mahkemesi, davayı kısmen kabul ederek Prof. Dr. Şener’in 20 bin lira tazminat ödemesine karar verdi.
Prof. Dr. Şener’in avukatı Ali Onar, bu karara karşı çıkarak, müvekkilinin eleştirisinin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu ve kararı istinafa taşıdı.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, dosyayı inceleyerek ilk derece mahkemesinin verdiği tazminat kararını iptal etti.
Mahkemenin kararında şu ifadeler yer aldı:
"İfade özgürlüğü, yalnızca hoşa giden ya da zararsız görülen bilgilerin değil, aynı zamanda rahatsız edici veya endişe uyandıran düşüncelerin de dile getirilmesini kapsar. Çoğulculuk, hoşgörü ve açık düşünce olmaksızın demokratik bir toplum mümkün değildir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde kabul edilen ifade özgürlüğü, dar bir yorumla sınırlandırılsa da bu hakkın kısıtlanması gerektiğinde somut gerekçeler sunulmalıdır.
Olayın detaylarına baktığımızda, her iki tarafın da hekim olduğu ve davacının sosyal medyada Kovid-19 aşılarının olumsuz etkilerine dair paylaşım yapıp telefon numarası verdiği görülmektedir. Prof. Dr. Alper Şener, bu iddiaların bilimsel temele dayanmadığını ve davacının uzmanlık alanının dışında kaldığını belirterek eleştirisini dile getirmiştir. Kullanılan ifadeler ağır eleştiri mahiyetinde olup, ifade özgürlüğü kapsamındadır."
Prof. Dr. Şener’in avukatı Ali Onar, AA muhabirine verdiği demeçte, sosyal medya tartışmalarının bazen ticari kazanç sağlama aracı haline getirilmeye çalışıldığını vurguladı.
Yasal düzenlemelerde yapılan değişikliklerin bazı suçları ön ödemeye dahil ettiğini belirten Onar, şu açıklamalarda bulundu:
"Bu tür davalarda manevi tazminat, Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına atıfta bulunularak değerlendirilir. Özellikle siyasi ya da mesleki konumda olan avukatlar, doktorlar ve mühendisler için yapılan yorumların ağır eleştiri mahiyetinde olması, manevi tazminat olarak değerlendirilemez. Yargıtay veya mahkemeler, eğer siyasi bir pozisyondaysanız ya da mesleki bir konumdaysanız, ağır eleştirilere katlanmak zorunda olduğunuzu belirtir. Çünkü bu durum mesleğinizin bir gereğidir."
Onar, yapılan düzenlemelerin ticari kazanca dönüştürülen manevi tazminat davalarının azalmasına yol açtığını ifade etti.
Prof. Dr. Alper Şener, kararla ilgili değerlendirmesinde, Kovid-19 salgını sürecinde hem sosyal medyada hem de bilimsel platformlarda birçok tartışmanın yaşandığını söyledi.
Salgın döneminde Kovid-19 Bilim Kurulu'nda görev aldığını ve bu süreçte toplumu çeşitli platformlar aracılığıyla aşılama hakkında bilgilendirdiklerini hatırlatan Şener, şunları ekledi:
"Bilimsel kongrelerde tartıştığımız bir meslektaşıma sosyal medyada yanıt verince tazminat davası açıldı. Yerel mahkemenin 20 bin liralık tazminat kararını istinafa taşıdık. Üst mahkeme, bunun bilimsel bir tartışma olduğunu ve ağır eleştiri kapsamında değerlendirilebileceğini bildirdi. Bu kararı olumlu karşılıyorum çünkü bir meslektaşımla bilimsel bir konunun sosyal medya üzerinden tartışılması doğru değil."
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!