Jeopolitik Çalkantılar Küresel Tahvil Piyasalarını Etkiliyor
Jeopolitik gerginlikler, küresel tahvil piyasalarını etkiliyor ve petrol fiyatlarındaki artış enflasyon endişelerini artırıyor.
İstanbul
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları, Tahran'ın misillemeleriyle Orta Doğu'da tansiyonu tırmandırıyor. ABD'nin İran'a başlattığı hava saldırıları, İran'ın ABD üslerine karşılık vermesiyle bölgede gerilimi artırdı.
Bölgede gerilim sürerken, İran Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Danışmanı Tuğgeneral İbrahim Cebbari, Hürmüz Boğazı'nın kapatıldığını ve geçmeye çalışan gemilerin hedef alınacağını duyurdu. Bu açıklamalar, enerji arzına dair endişeleri artırarak petrol fiyatlarını yükseltti.
Küresel ölçekte enflasyonun yavaşladığı bir dönemde petrol fiyatlarındaki artış, maliyet ve hammadde baskılarıyla enflasyonun yeniden hızlanabileceği endişelerini gündeme getirdi.
Brent petrolün varil fiyatı dün 84,3 dolara çıkarak Temmuz 2024'ten bu yana en yüksek seviyesini gördü. Bu hızlı yükseliş, dünya genelinde enflasyonist baskıların artabileceği korkularını tetikledi.
Önde gelen merkez bankalarının güvercin politikalardan uzaklaşabileceği belirtilirken, daha sıkı ve temkinli para politikalarının benimsenebileceği konuşuluyor.
ABD Merkez Bankası'nın (Fed) temmuz toplantısında faiz indirimine başlayacağı beklentileri güçlenerek devam ediyor.
Küresel enflasyonist baskılar yeniden gündeme gelirken, para politikalarındaki gevşeme süreci ertelenebilir ve bu durum tahvil getirilerini yukarı çekiyor.
Fed yetkililerinin açıklamaları, bankanın gelecekteki adımları hakkında ipuçları sunuyor.
Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından ekonomik belirsizliklerin arttığını ve faiz politikası konusunda tahmin yapmanın zorlaştığını belirtti.
Kansas City Fed Başkanı Jeff Schmid, son beş yıldır enflasyonun hedeflerinin üzerinde seyrettiğini ve rehavete yer olmadığını ifade etti.
Merkez bankalarının şahinleşme ihtimali, yatırımcıları daha yüksek getiri taleplerine yönlendirerek tahvil piyasasında satış baskısı oluşturdu.
ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi, pazartesi günü yüzde 3,92'ye inerek 7 Nisan 2025'ten bu yana en düşük seviyesine geriledi, ancak dün yüzde 4,12'ye çıktıktan sonra 4,06'da denge buldu.
Fed politikalarına en duyarlı göstergelerden biri olan ABD'nin 2 yıllık tahvil faizi de dün yüzde 3,61'e yükselerek yeni günde yüzde 3,51'de dengelendi.
Avrupa Tahvil Getirileri Son İki Ayın Zirvesinde
Avrupa'da enflasyonun Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) hedefi olan yüzde 2'nin altına inmesi, bankanın faiz indirimi konusunda elini rahatlatmasına rağmen son veriler fiyat artışının hızlandığını gösterdi.
Avro Bölgesi'nde yıllık enflasyon ocakta yüzde 1,7 iken, şubatta yüzde 1,9'a yükseldi. Aylık enflasyon ise yüzde 0,7 oldu.
Doların güçlendiği bir ortamda Avrupa'da enerji üzerindeki baskılar artarken, ithalat maliyetlerindeki artış enflasyon görünümünü zorlaştırabilir.
Bu gelişmelerle Almanya'nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 2,81, Fransa'nın ise yüzde 3,42 ile son iki ayın en yüksek seviyelerine ulaştı. İngiltere'nin 10 yıllık tahvil faizi ise yüzde 4,54 ile 10 Şubat'tan bu yana en yüksek seviyesini gördü.
Asya'da Çin ve Japonya Tahvilleri Farklı Yönlerde
Asya'da Japonya'da süren enflasyonist baskılar, para politikasının sıkılaşabileceği beklentilerini artırıyor. Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) temmuz ayında faiz artırabileceği tahmin ediliyor.
Japonya'nın 10 yıllık tahvil faizi dün yüzde 2,13'e yükselerek yeni işlem gününde yüzde 2,11'de dengelendi. 20 yıllık tahvil faizi yüzde 2,96 iken, 30 yıllık tahvil faizi yüzde 3,36 ile yükselişini sürdürdü. Çin'in 10 yıllık tahvil faizleri ise yüzde 1,80 seviyesinde kalmaya devam ediyor.
BoJ'un aksine, Çin Merkez Bankası'nın (PBoC) güvercin politikaları sürdüreceğine dair beklentiler öne çıkarken, Çin'de tahvil piyasalarındaki satış baskısının Japonya'ya göre daha sınırlı kaldığı belirtildi.
Petrol Fiyatlarındaki Artış Enflasyon Endişelerini Tetikliyor
İş Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Şant Manukyan, petrol fiyatlarındaki artış nedeniyle enflasyon beklentilerinin arttığını ve tahvil getirilerinin yükseldiğini belirtti. Avro Bölgesi'nde enflasyon beklentilerin üzerinde çıkarken, bu durum tahvil getirilerindeki artışa katkıda bulundu.
Dolardaki yükselişin likiditeye ulaşma isteğinden kaynaklandığını vurgulayan Manukyan, yatırımcıların likidite ve riskten korunmak için nakite yöneldiğini söyledi.
Manukyan, doğalgaz fiyatlarındaki aşırı artışın devam etmesi durumunda Avrupa için resesyon beklentilerini güçlendirebileceğini vurguladı.
Bu durumun avro üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Manukyan, dolardaki güçlenmenin nedenlerinden biri olarak gördüğünü ifade etti.
Manukyan, genel olarak riskli varlıklardan çıkışın tetiklendiğini ve güvenli liman olarak kabul edilen altında bile satışların arttığını, bu durumun dolar likiditesi ihtiyacının yüksek olduğunu düşündürdüğünü söyledi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!