Kalp Nakliyle Hayata Dönen Baba, Şimdi Kızının Nakil Olmasını Bekliyor
Kalp nakli ile sağlığına kavuşan Onur Esen, şimdi aynı genetik rahatsızlıkla mücadele eden kızı Marin için umutla bekliyor.
İzmir
İstanbul'da dünyaya gelen Onur Esen, doğduktan kısa bir süre sonra kalbinin sürekli büyümesi ve genişlemesi nedeniyle genetik 'Dilate kardiyomiyopati' hastalığıyla tanıştı. Tüm çocukluk ve gençlik yıllarını bu kronik kalp rahatsızlığı ile geçiren Esen, lise mezuniyetinin ardından Okan Üniversitesi'nde Güzel Sanatlar Fakültesi İç Mimarlık Bölümünü kazandı. Ancak sağlık sorunları artınca, 26 yaşında doktorlar kalp nakli yapılması gerektiğini söyledi.
İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tedavi görmesi nedeniyle üniversite eğitimine ara vermek zorunda kalan Esen, 2017 yılında daha fazla organ bağışının yapıldığı İzmir'deki Ege Üniversitesi Hastanesine başvurdu.
📲 Haberleri takip edinKalp destek cihazı takıldıktan sonra İzmir'e taşınan Onur Esen, 11 ay sonra uygun bir kadavra kalp bulunarak nakil işlemi gerçekleşti ve sağlığına kavuştu.
Kalp naklinden üç yıl sonra, İzmir'de İdil Kılıçoğlu Esen ile evlenen Esen, bir bankada çalışmaya başladı.

İstanbul Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümündeki eğitimine devam eden Esen, 21 ay önce dünyaya gelen kızları Marin'i kucaklarına aldı. Ancak rutin kontroller sırasında kızlarında da babanın genetik rahatsızlığı olan 'Dilate kardiyomiyopati' teşhisi kondu ve aile bu haberle sarsıldı.
Doktorlar, Marin'in de tıpkı babası gibi kalp nakline ihtiyaç duyduğunu belirtti.
İzmir'deki bir fabrikada iş güvenliği sorumlusu olan Onur Esen, kızının nakil olabilmesi umuduyla Ege Üniversitesi Çocuk Hastanesinden gelecek iyi bir haberi bekliyor. Kendi nakil sürecinden dokuz yıl sonra, Esen tüm vakitlerini eşi ve kızıyla birlikte hastanede geçiriyor.
Esen ailesi, küçük Marin'in nakil olacağı günü sabırsızlıkla beklemekte.
"Bir Kez Başardık, Umarım Bir Daha Başaracağız"
Baba Onur Esen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kalp nakli sonrası sağlıklı bir yaşam sürdürdüğünü ifade etti.
Kızına aynı teşhisin konulmasının kendisini şaşırttığını belirten baba Esen, "Ege Üniversitesi'nde aynı süreçleri yeniden yaşıyoruz. Bir kez başardık, umarım bir daha başaracağız. Başka bir çare veya seçeneğimiz yok. En büyük dileğim, kızımın bu hastanede nakil olup sağlıklı bir şekilde hayatına devam edebilmesi. Onunla sağlıklı bir şekilde buradan çıkar çıkmaz denize gitmek, uçurtma uçurmak ve annesinin izin vermediği şeyleri yaparak onu şımartmak istiyorum." dedi.
Organ nakli konusunda toplumun daha duyarlı olması gerektiğini vurgulayan Esen, beyin ölümü gerçekleşen hastaların ailelerinin hızlı karar vermeleri gerektiğini belirtti.
"Eşimi Görünce Umutlanıyorum"
Anne İdil Kılıçoğlu Esen de kızının yanından hiç ayrılmadığını ve artık onun ağlamasını istemediğini belirtti.
Eşinin aynı süreçleri atlatarak kalp nakliyle sağlığına kavuştuğunu hatırlatan Esen, "Bu durum benim için moral kaynağı oluyor. Eşimi gördükçe umutlanıyorum. Çok şükür 9 yıldır sağlıklı bir şekilde hayatını sürdürüyor. Kızım da nakil olduğunda aynı şekilde sağlıklı bir yaşam sürebilir diye umut ediyorum. Bir anne olarak en büyük dileğim, bu dünyadan göçene kadar çocuğumun yanında olması." dedi.
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zülal Ülger Tutar, Marin'in babasıyla aynı genetik rahatsızlığa sahip olduğunu belirtti.
Marin'i ağır kalp yetmezliği nedeniyle yakından takip ettiklerini söyleyen Tutar, "Tıbbi tedaviye yanıt vermeyen ağır kalp yetmezliği nedeniyle Marin'i taburcu edemiyoruz. Yaklaşık bir yıldır hastanede kalp nakli listesinde bekliyor. Aralıklı olarak kalp yetmezliği belirtileri artıyor. Umarız Marin de babası gibi bir donör bulunarak nakil olup sağlığına kavuşabilir." dedi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!