Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zuhal Gerçek, İstanbul Medipol Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Güzel ve araştırmacı Betül Yeşil, kanser tedavisinde kullanılmak üzere yeni ilaç adayları sentezledi. "Yeni Tirozin Kinaz İnhibitörlerinin Sentezi ve Biyolojik Aktivitelerinin Araştırılması" başlıklı proje kapsamında geliştirilen moleküllerin, meme, prostat ve akciğer kanseri hücreleri üzerindeki etkinliği hem laboratuvar ortamında hem de bilgisayar destekli analizlerle doğrulandı.
Yeni moleküller hangi kanser türlerinde etkili?
Araştırmacılar tarafından sentezlenen moleküller, özellikle meme, prostat ve akciğer kanseri hücreleri üzerinde biyolojik aktivite gösterdi. Prof. Dr. Zuhal Gerçek, projenin iki aşamalı bir süreçten oluştuğunu belirterek, moleküllerin sentez aşamasını kendisinin, antikanser aktivitelerinin araştırılması aşamasını ise Prof. Dr. Mustafa Güzel ve Betül Yeşil'in yürüttüğünü ifade etti. Çalışma neticesinde, geliştirilen moleküllerin antikanser özellikleri hem deneysel hem de teorik yöntemlerle kanıtlanmış oldu.
Buluşun patent süreci nasıl tamamlandı?
Bilimsel Araştırma Projeleri tarafından desteklenen çalışma, fikri mülkiyet hakları kapsamında koruma altına alındı. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından 2024 yılında tescillenen buluş için yapılan Avrupa patent başvurusu da tescile uygun bulundu. Prof. Dr. Gerçek, bu patentlerin yerli ve milli ilaç üretimi hedefleri doğrultusunda atılmış önemli bir adım olduğunu vurgulayarak, "Neticesinde bir ulusal, bir de Avrupa patenti olmak üzere iki patentle de bu fikrimizi koruma altına aldık" açıklamasında bulundu.
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ve İstanbul Medipol Üniversitesi bünyesindeki akademisyenler, kanser tedavisinde yeni bir yaklaşım sunan tirozin kinaz inhibitörü molekülleri sentezleyerek ulusal ve uluslararası düzeyde tescil ettirdi. Meme, prostat ve akciğer kanseri hücre hatlarında etkili olduğu belirlenen bu moleküller, yerli ilaç geliştirme çalışmaları için yeni bir aday olarak öne çıkıyor.
Üniversiteler bünyesinde yürütülen bu tür akademik çalışmalar, Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) gibi destek mekanizmalarıyla finanse edilmektedir. Geliştirilen bir molekülün ilaç olarak klinik kullanıma sunulabilmesi için patent aşamasından sonra uzun süreli klinik deneyler, güvenlik testleri ve sağlık otoritelerinin onay süreçlerinden geçmesi gerekmektedir.
Çıkarılacak sonuç
Akademik iş birliği ile yürütülen bu çalışma, yerli ilaç sanayisinin ihtiyaç duyduğu moleküler sentez yetkinliğinin Türkiye'deki üniversitelerde mevcut olduğunu göstermektedir. Özellikle patent süreçlerinin hem ulusal hem de Avrupa düzeyinde tamamlanmış olması, geliştirilen moleküllerin bilimsel geçerliliğinin ve özgünlüğünün tescillendiğine işaret etmektedir.
Muhtemel etkiler
Bu moleküllerin ilerleyen aşamalarda ilaç formuna dönüştürülmesi, kanser hastaları için yeni tedavi seçeneklerinin ortaya çıkmasına katkı sağlayabilir. Ayrıca, yerli kaynaklarla geliştirilen bu tür ilaç adayları, gelecekte dışa bağımlılığın azaltılması ve tedavi maliyetlerinin düşürülmesi noktasında sağlık ekonomisi üzerinde olumlu bir etki oluşturabilir.
Kaynak: Anadolu Ajansı
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!