Kanserle Mücadelede Arı Mucizesi: Zehra Kocabaş'ın Şifa Dağıtan Başarı Hikayesi
Kalp krizi ve göğüs kanserini yenmek için arı zehrinin şifasını araştıran Zehra Kocabaş, başladığı arıcılıkta siparişlere yetişemez hale geldi.
Kayseri'nin İncesu ilçesine bağlı Kızılören Mahallesi'nde yaşamını sürdüren bir çocuk annesi Zehra Kocabaş, hayatının en zorlu dönemini üst üste gelen ciddi sağlık sorunlarıyla mücadele ederek geçirdi. Hem ani bir kalp krizi atlatan hem de göğüs kanseri teşhisi alan Kocabaş, modern tıbbın yanı sıra tedavi sürecini destekleyecek doğal yöntemleri araştırmaya başladı. Bilimsel makalelerde arı iğnesi ve arı zehrinin kanser hücreleri üzerindeki olumlu etkilerini okuyan azimli kadın, bu yılın nisan ayında hayatını tamamen değiştirecek bir karar alarak arıcılık sektörüne adım attı.

Ani Gelen Sağlık Sorunları ve Hayatın Dönüm Noktası
Özel sektörde 12 yıl boyunca yoğun bir tempoda çalışan Zehra Kocabaş, her şeyin bir hafta sonu eşiyle birlikte gittiği spor salonunda başladığını belirtiyor. Sırtında aniden başlayan şiddetli bir ağrı ve sol kolundaki uyuşma hissiyle sarsılan Kocabaş, nefes almakta güçlük çekmesine rağmen durumu ilk başta spor yorgunluğuna bağladı. Ancak şikayetlerinin artması üzerine kaldırıldığı hastanede, kalp krizi geçirdiği ve vücudunun emboli attığı tespit edildi. Embolinin ana atar damarlar yerine organ içi kılcal damarlara yerleşmesi nedeniyle anjiyo operasyonu yapılamayan Kocabaş için 6 ay sürecek yoğun bir kan sulandırıcı iğne tedavisi başlatıldı. Bu süreçte hayatı tamamen kısıtlanan, stresten uzak durması ve ağır efor sarf etmemesi gereken Kocabaş, doktorlarının tavsiyesi üzerine daha sakin bir yaşam arayışına girdi.

Arı Zehrindeki Şifayı Keşfederek Girişimci Oldu
Ailesinde genetik olarak kalp rahatsızlıkları ve kanser vakalarının yaygın olduğunu ifade eden Zehra Kocabaş, göğsünde tespit edilen kitlenin kendisinde hem fiziksel hem de psikolojik olarak büyük bir yıkım yarattığını dile getirdi. Bu süreçte arı ürünlerinin ve özellikle arı zehrinin göğüs kanseri tedavisine yönelik katkılarını içeren bilimsel çalışmaları inceleyen Kocabaş, arıcılık yapmaya karar verdi. İncesu Aksu Bağları'nda ilk etapta 60 kovanla üretime başlayan girişimci kadın, kısa sürede kovan sayısını 100'e yükseltti. Kovandan elde ettiği polen, perga (arı ekmeği), arı sütü ve propolis gibi doğal ürünlere yönelik o kadar yoğun bir talep oluştu ki, Kocabaş siparişleri yetiştirmekte zorlandıklarını ve kendi evlerine dahi ürün ayıramadıklarını vurguladı.

Hedef Erciyes Eteklerinde 500 Kovana Ulaşmak
Arılarını kekik, geven, karahindiba, adaçayı, meşe, üçgül ve yonca gibi zengin bir flora çeşitliliğine sahip olan Erciyes Dağı eteklerindeki yaylalara taşımayı planlayan Zehra Kocabaş, burada verimliliğin çok daha yüksek olacağına inanıyor. Mevcut 100 kovanın talebi karşılamada yetersiz kaldığını belirten başarılı girişimci, kovan sayısını en kısa sürede 500'e çıkarmayı hedefliyor. Bu doğrultuda devlet desteği beklediğini dile getiren Kocabaş, çevresinden gelen "yapamazsın" şeklindeki olumsuz tepkilere inat bir kadının gücünü herkese kanıtladığını ifade etti. Kadınların iş hayatında çok daha titiz ve detaycı olduğunu söyleyen Kocabaş, tüm kadınlara istedikleri takdirde her şeyi başarabileceklerini hatırlattı.

Doğayla İç İçe Gelen Psikolojik Terapi
Arıcılığın en zor kısmının kovanların taşınma süreci olduğunu belirten Kocabaş, arıların ekolojik dengedeki hayati rolüne de dikkat çekti. Arıların doğadaki tozlaşmanın en temel unsuru olduğunu ve onlar olmadan sofralara gelen pek çok besinin var olamayacağını vurgulayan Kocabaş, arıcılığa başlamak isteyenlerin korkmadan bu adımı atmalarını tavsiye etti. Arılıkta geçirdiği zamanın kendisi için adeta bir meditasyon olduğunu belirten Kocabaş, oğlunun kendisine söylediği "Anne, buraya girdiğimde terapiye gelmiş gibi hissediyorum" sözünün arıcılığın sadece fiziksel değil, ruhsal anlamda da ne kadar iyileştirici bir güce sahip olduğunu kanıtladığını sözlerine ekledi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!