Kanserle Mücadelede Farklı Bir Yaklaşım: Misafir Olarak Karşılama
Kanser teşhisi alan Güzin Emral Yazıcı, hastalığı bir misafir gibi kabul ederek tedavi sürecini olumlu bir yaklaşımla sürdürüyor.
Trabzonlu bir çocuk annesi Güzin Emral Yazıcı, kanser teşhisi aldığı günden bu yana hastalığı bir savaş olarak değil, geçici bir misafir olarak kabul ediyor ve bu süreçteki olgun tavrıyla birçok kişiye örnek oluyor.
Sağlık çalışanı Güzin Emral Yazıcı, uzun yıllar Erzurum'da yaşadıktan sonra memleketi Trabzon'a tayin oldu. Ancak Trabzon'a geldikten sadece iki hafta sonra mide ağrısı şikayetiyle hastaneye başvurdu ve burada mide kanseri teşhisi kondu. Daha ileri tetkikler sonrasında ise nadir görülen bir durumla karşılaşıldı; Yazıcı'nın iki taraflı meme kanseri olduğu ve hastalığın mide ve kemiklere metastaz yaptığı ortaya çıktı. “Kanserle savaşmıyorum” diyen Yazıcı, hastalığını sosyal medyada benzer durumlardaki kadınlarla paylaşarak dayanışmanın önemine dikkat çekiyor.
Ameliyata Hazırlık Süreci...
41 yaşındaki Güzin Emral Yazıcı, üniversiteyi Erzurum’da tamamlamış ve burada uzun süre çalışmış bir sağlık çalışanı. Trabzon’a tayin olduktan iki hafta sonra mide kanseri teşhisi kondu. Tedavi için Ankara’ya giden Yazıcı, Hacettepe Üniversitesi’nde ameliyata hazırlanırken yapılan testler sonrası mide kanseri teşhisinin doğru olmadığı belirlendi. Yaklaşık 20 gün süren incelemeler sonrasında asıl teşhisin iki taraflı meme kanseri olduğu ve hastalığın mide ile kemiklere metastaz yaptığı anlaşıldı.
Kan Değerleri Kemoterapiye İzin Vermiyor
Yazıcı’nın düşük kan değerleri nedeniyle kemoterapi yapılamadı ve yerine akıllı ilaç tedavisine başlandı. Ankara’da bir onkolog tarafından başlatılan tedavinin ilk üç ayında olumlu sonuçlar elde edildi. Altıncı ayın sonlarına yaklaşan Yazıcı, Nisan ayında bir kontrol daha geçirecek.
15 yaşında bir kız çocuğu annesi olan Yazıcı, teşhis sürecinin psikolojik olarak zorlu geçtiğini ancak bu duruma teslim olmadığını ifade etti. “Kanserle savaşmıyorum” diyerek, hastalığı vücudunda geçici bir misafir olarak gördüğünü belirten Yazıcı, sosyal medyada açtığı hesap aracılığıyla benzer durumdaki kadınlarla bağlantı kurduğunu ve dayanışmanın tedavi sürecine olumlu katkı sağladığını vurguladı. Pozitif kalmaya odaklandığını ve tamamen iyileşeceği günü umutla beklediğini dile getirdi.
“Gerileme Var; İyileşeceğim Günü Bekliyorum”
Trabzon’da mide kanseri teşhisi alıp Ankara’da meme kanseri tanısı konan Güzin Emral Yazıcı, “Erzurum’da yaşarken memleketime dönme kararı aldım. Trabzon’a tayin olup görevime başladıktan iki hafta sonra mide kanseri teşhisi aldım. Bu haber beni büyük bir şoka uğrattı. Kanser kelimesini duyduğunuzda, doktor size doğrudan öleceksiniz demiş gibi hissediyorsunuz. Tedavi için Ankara’ya gittim ve Hacettepe Üniversitesi’nde testlerden geçtim. İlk teşhis mide kanseri olsa da yapılan ileri tetkikler sonucu iki taraflı meme kanseri olduğum ortaya çıktı. Kemoterapi alamadım çünkü kan değerlerim çok düşüktü, bu yüzden akıllı ilaç tedavisine başladım. İlk üç aylık kontrol olumlu geçti. Şu an altıncı aydayım ve Nisan ayında yeniden kontrole gideceğim. Çok şükür gerileme var, tamamen iyileşeceğim günü umutla bekliyorum” dedi.
“Hastalığa Teslim Olmuyorum”
“İlk duyduğumda dünyam başıma yıkıldı” diyen Yazıcı, “Çok gençtim ve hiçbir şey yaşamadım diye düşündüm. Teşhisi öğrendiğimde aklıma hemen 15 yaşındaki kızım geldi. O an, sanki dünyadaki son günümü yaşıyormuşum gibi hissettim. Ama zamanla bunun böyle olmadığını anladım. Tedaviye yanıt aldıkça kendinizi daha iyi hissediyorsunuz. Şimdi sürece alıştım. Kendimi bırakmıyorum, hastalığa teslim olmuyorum. İyi olacağıma inanıyorum. Sosyal medyada bir sayfa açtım ve benzer durumda olan kadınlarla iletişim kuruyorum. Çok pozitif mesajlar alıyorum. İnsanlar hikayelerini paylaşıyor. Bu süreç psikolojik olarak zorlu. İnsanlarla dertleşmek, birbirimize moral vermek bana güç veriyor. Kimseyle kendimi kıyaslamıyorum. Kanser kıyaslanacak bir hastalık değil. Herkesin süreci ve tedavisi kendine özgü. Ancak birlik olmanın ve birbirimize moral vermenin çok önemli olduğuna inanıyorum. Kanser kelimesi korkutucu ama ben korkmuyorum” şeklinde konuştu.
“Kanserle Savaşmıyorum”
Kanserle savaşmadığını ve onu kabul ettiğini belirten Yazıcı, “Hastalığı ilk öğrendiğimde herkesi aradım. ‘Nasılsın?’ diyerek başladım ve ‘Biliyor musun, ben kanser oldum’ dedim. Sanki grip olmuşum gibi söyledim. Kişisel gelişim uzmanı bir kuzenim var, onu aradığımda önce inanamadı. Ne yapacağımı sordum. Bana, ‘Kendini bununla yorma, bununla savaşma’ dedi. Bu cümle bana çok iyi geldi. Çünkü bu hastalık benim bedenimde oluştu. Savaşmıyorum, onu kabul ettim. Ama zamanı geldiğinde geri püskürteceğim. O benim bir parçam değil, geçici bir misafir sadece. Genç ya da yaşlı birçok insan bu hastalıkla mücadele ediyor. Zor bir hastalık. Hem psikolojik hem maddi olarak zor bir süreç. Ancak eve kapanıp sürekli ah vah demenin kimseye faydası yok. Pozitif kalmanın çok önemli olduğuna inanıyorum. Bu hastalığın psikolojik etkenlerle de bağlantılı olabileceğini düşünüyorum. Bu zamana kadar gamlı yaşadıysak bugünden sonra kendimizi daha iyi yaşamaya adapte edelim. Dolaşalım, nefes alalım, bugüne şükredelim. İnanıyorum ki yeneceğiz. Herkes yenme umuduyla yaşasın. Ben böyle yaşıyorum ve kendimi iyi hissediyorum. Onu yeneceğime yürekten inanıyorum” ifadelerini kullandı.
Güzin Emral Yazıcı’nın bu süreçte en büyük destekçisi ise eşi Fatih Yazıcı. Eşi, tedavi sürecinde ona yakından destek veriyor.

Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!