Katılım Sigortacılığı Sektöründe Pazar Payı Yükselişte
Katılım sigortacılığının Türkiye'deki pazar payı yüzde 6,5'e ulaştı. SEDDK yetkilisi Şanbaz Yıldırım, bu alandaki büyümenin devam edeceğini belirtti.
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) Katılım Düzenleme Daire Başkanı Şanbaz Yıldırım, dünyada 1970'lerin başlarında ortaya çıkan İslami sigortacılık modelinin, dini hassasiyetler nedeniyle geleneksel sigortacılık yöntemlerinden faydalanamayan kesimlere alternatif sunduğunu ifade etti. Bu yaklaşımın, bu kesimlerin sigortacılık sistemine dahil olmalarına olanak sağladığını belirtti.
Yıldırım, Türkiye'de 'katılım sigortacılığı' olarak adlandırılan bu sistemin, sigorta kapsamının genişletilmesi için stratejik bir avantaj olarak görüldüğünü aktardı.
Uluslararası İslami Finansal Hizmetler Kurulu’nun (IFSB) 2025 raporuna göre, küresel İslami finans varlıklarının büyüklüğünün 4 trilyon doları aştığını, bu rakamın 2027 yılına kadar 7 trilyon doları geçmesinin beklendiğini ifade etti.
Yıldırım, bu varlıkların genel olarak bankacılık sektöründe yoğunlaştığını, ancak sermaye piyasaları ve sigortacılık alanlarının da hızla geliştiğini belirtti ve şunları ekledi:
"IFSB 2025 raporuna göre küresel İslami sigortacılık varlıkları 55 milyar dolara, toplam prim üretimi ise 30 milyar dolara ulaşmıştır. Türkiye'de Mart 2026 itibarıyla, katılım finans ilkelerine uygun olarak faaliyet gösteren 4'ü hayat dışı, 3'ü hayat ve emeklilik, 1'i katılım reasürans alanında olmak üzere toplam 8 şirket bulunmaktadır. Ayrıca, bireysel emeklilik alanında konvansiyonel fonların yanı sıra katılım esaslı fonları da yöneten emeklilik şirketleri faaliyet göstermektedir."
Türkiye'de katılım sigortacılığının sektör içindeki payının 2025 yılı sonunda yüzde 5,5 seviyesinde olduğunu belirten Yıldırım, 2026'nın ilk çeyreğinde önemli bir eşiğin aşıldığını vurguladı.
Yıldırım, uzun zamandır devam eden yüzde 5'lik direnç seviyesinin aşılmasıyla pazar payının yüzde 6,5'e yükseldiğini kaydetti.
Prim üretimlerine değinen Yıldırım, "Mart ayı itibarıyla katılım sigorta şirketleri tarafından geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 53 artışla 26 milyar lira prim üretimi gerçekleştirildi." dedi.
Yıldırım, Türkiye'de katılım sigortacılığıyla sektörde yakalanan büyüme ivmesinin gelecek dönemde de devam edeceğini umduklarını belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından katılım finans alanı için belirlenen yüzde 15'lik pazar payı hedefinin katılım sigortacılığı için de temel bir hedef olduğunu ve sektörün bu hedefe ulaşabileceğini düşündüklerini söyledi.
Türkiye'de katılım sigortacılığının artan bir ilgiyle karşılandığını ve güçlü bir büyüme eğilimi gösterdiğini belirten Yıldırım, "Katılım esaslı Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), katılım sigortacılığından daha iddialı bir görünüm sergilemektedir." dedi.
Yıldırım, Mart ayı itibarıyla BES'teki toplam fon büyüklüğünün 2,3 trilyon lira olduğunu ve bu tutarın 922 milyar lirasının katılım esaslı fonlarda değerlendirildiğini belirtti.
Katılım esaslı fonlardaki dağılıma değinen Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Gönüllü BES’te toplanan 1,9 trilyon liranın 809 milyar lirası, OKS’de toplanan 130 milyar liranın 78 milyar lirası ve devlet katkısı grubundaki 256 milyar liranın ise 35 milyar lirası katılım esaslı fonlardan oluşmaktadır. Böylece, BES ve Otomatik Katılım Sistemi'nde (OKS) toplam fonların içerisinde katılım esaslı fonlarının payı yüzde 40 seviyesine ulaşmıştır. Sadece OKS fonları göz önüne alındığında ise katılım esaslı fonların payı yüzde 60 düzeyindedir. 2025 yıl sonu itibarıyla katılım esaslı fonların getirilerinin konvansiyonel gruplardan daha yüksek olması bekleniyor, bu nedenle katılım esaslı fonlara olan talep artacak ve katılım emeklilik varlıklarındaki büyüme eğilimi devam edecektir."
SEDDK Katılım Düzenleme Daire Başkanı Yıldırım, katılım sigortacılığı sektöründe, üst politika belgelerinde belirlenen hedefler doğrultusunda Katılım Sigortacılığı ve Katılım Bireysel Emeklilik Yönetmeliği taslağının hazırlandığını belirterek, "Katılım Sigortacılığı ve Katılım Bireysel Emeklilik Yönetmeliği'nin yakın zamanda yayımlanması planlanmaktadır." dedi.
Söz konusu düzenleme ile katılım sigortacılığı uygulamalarının kapsamının genişletilmesinin amaçlandığına işaret eden Yıldırım, şunları kaydetti:
"Düzenlemeyle uygulamalar ulusal ve uluslararası standartlarla uyumlu hale getirilecek, sigortacılık ürünlerinden yararlanamayan vatandaşlara alternatif ürün ve hizmetler sunulacak, katılım sigortacılığı pazar payı büyütülecek ve katılım bireysel emeklilik sisteminin yönetişim yapısı güçlendirilecektir. Ayrıca, uygulamaların katılım finans esas ve standartlarıyla uyumlu hale getirilmesi hedeflenmektedir."
Yıldırım, taslak yönetmeliğin hazırlık sürecinde, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) bölgesinden Avrupa ve Orta Asya bölgesine kadar geniş bir coğrafyada yer alan 15 farklı ülkenin katılım sigortacılığına ilişkin mevzuatı ile uluslararası düzeyde kabul gören kurum ve kuruluşların standartlarının detaylı bir şekilde incelendiğini belirtti.
Şanbaz Yıldırım, katılım finansın, İstanbul Finans Merkezi'nin (İFM) önemli bir bileşeni olarak görüldüğünü vurgulayarak, "Katılım sigortacılığı, İFM'nin sunduğu teşvik ve avantajlar sayesinde yabancı yatırımcıların ilgisini çekebilir ve pazar derinliğini artırabilir." ifadesinde bulundu.
Yıldırım, küresel katılım finans varlıklarının yaklaşık yüzde 55'inin KİK ülkelerinde bulunduğunu belirterek, bu ülkelerde benimsenen katılım finans uygulamalarıyla uyumlu bir mevzuat altyapısının oluşturulmasının kritik önem taşıdığını söyledi.
Mevcut katılım sigortacılığı yönetmeliğinin uluslararası katılım finans standartlarından ayrıştığını kaydeden Yıldırım, yeni yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle başta Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri olmak üzere Türkiye'ye yönelik yatırım ilgisinin artmasının beklendiğini ifade etti.
Yıldırım, İFM'nin sektördeki avantajlarına ilişkin, "İFM teşvikleriyle katılım sigortacılığının gelişimi açısından tamamlayıcı unsurlardan biri olan katılım reasüransı kapasitesinin güçlendirilmesi hedeflenmektedir. İFM'nin sunduğu imkanlar sayesinde ülkemiz, katılım reasüransı alanında bir merkez haline gelebilir." değerlendirmesinde bulundu.
Katılım finans alanında standart belirleyici kuruluşlar olan IFSB ve AAOIFI ile yakın temaslarını sürdürdüklerini dile getiren Yıldırım, gelecek dönemde IFSB nezdinde katılım sigortacılığı alanındaki standart belirleme süreçlerinde daha aktif sorumluluklar üstlenileceğini bildirdi.
Yıldırım, katılım sigortacılığının sağlıklı bir şekilde gelişimi bakımından en önemli unsurlardan birinin algı, farkındalık ve eğitim çalışmalarının güçlendirilmesi olduğunu vurgulayarak, bu çerçevede hem SEDDK'ye hem sektöre hem de akademik camiaya önemli sorumlukların düştüğünün altını çizdi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!