Kene Isırmasında Hayati Hatalar: Enfeksiyon Riskini Katlayan Yanlış Müdahalelere Dikkat!
Kene temasında yapılan yanlış müdahaleler KKKA riskini artırıyor. Uzm. Dr. Aysu Özge Yönetci Pekuz, kene çıkarma yöntemleri ve kritik belirtileri açıkladı.
Havaların ısınmasıyla birlikte doğada vakit geçirenlerin karşılaştığı en büyük tehditlerden biri olan kene teması, ölümcül sonuçlar doğurabilen Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı riskini beraberinde getiriyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü'nden Uzm. Dr. Aysu Özge Yönetci Pekuz, her kenenin virüs taşımadığını ancak şüpheli durumlarda belirtilerin çok sıkı takip edilmesi gerektiğini vurguluyor. KKKA virüsünün temel olarak enfekte kenelerin yapışmasıyla bulaştığını hatırlatan Pekuz, enfekte hayvanların kan ve dokularıyla ya da hastaların vücut sıvılarıyla temas edilmesinin de bulaşmada büyük rol oynadığını belirtiyor.
Kene Temasından Sonra Ortaya Çıkan Kritik Belirtiler Nelerdir?
Hastalığın kuluçka süresinin bulaşma şekline bağlı olarak değişebileceğini ifade eden Uzm. Dr. Aysu Özge Yönetci Pekuz, kene tutunmasının ardından semptomların genellikle 1 ila 3 gün, bazı durumlarda ise 9 güne kadar uzayabilen bir süreçte ortaya çıktığını belirtiyor. İlk aşamada yüksek ateş, üşüme, titreme, şiddetli baş ağrısı, kas ağrıları, halsizlik, bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal ve ışığa karşı hassasiyet gibi şikayetlerin gelişebileceğine dikkat çeken Pekuz, hastalığın ilerlemesi durumunda ise burun ve diş eti kanaması, ciltte morarmalar, kanlı kusma veya dışkıda kan görülmesi gibi hayati risk taşıyan ağır tabloların oluşabileceği uyarısında bulunuyor.
Kene Çıkarırken Yapılan Hatalar Enfeksiyon Riskini Katlıyor
Vücutta kene tespit edildiğinde panik yapılmamasının ve doğru yöntemlerle müdahale edilmesinin kritik önemde olduğunu söyleyen Pekuz, halk arasında doğru bilinen yanlışlara değindi. Uzm. Dr. Pekuz, "Kene, deriye en yakın noktadan ince uçlu bir cımbız yardımıyla, gövdesi ezilmeden ve koparılmadan dik bir açıyla yukarı doğru çekilerek çıkarılmalıdır. İşlemin hemen ardından kenenin tutunduğu bölge sabunlu suyla veya uygun bir antiseptikle iyice temizlenmelidir. Kenenin üzerine vazelin sürmek, kolonya, alkol veya oje dökmek ya da sigara gibi sıcak nesnelerle yakmaya çalışmak kesinlikle yanlıştır. Bu tür müdahaleler kenenin virüsü vücuda salgılamasına yol açarak enfeksiyon riskini katlayabilir. Güvenli şekilde çıkarılamayan durumlarda zaman kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna müracaat edilmelidir" dedi.
Çocukları Doğadan Koparmadan Kene Riskine Karşı Nasıl Korumalıyız?
Özellikle kırsal bölgelerde yaşayan veya bu alanlara seyahat eden çocukların çok daha dikkatli gözlemlenmesi gerektiğini belirten Pekuz, ebeveynlere şu önerilerde bulundu: "Çocukların açık alanlarda oynadıktan sonra mutlaka tüm vücudu kene yönünden taranmalıdır. Özellikle saçlı deri, kulak arkası, koltuk altları, kasık bölgesi, diz arkası ve göbek çevresi titizlikle kontrol edilmelidir. Kırsal ve otluk alanlara gidilirken açık renkli, uzun kollu ve paçalı kıyafetler tercih edilmeli; yüksek otların ve çalılıkların bulunduğu bölgelerde çıplak ten temasından kaçınılmalıdır."
Kene teması sonrasında çocukta ateş, halsizlik, döküntü veya herhangi bir kanama belirtisi görülmesi halinde vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Aysu Özge Yönetci Pekuz, muayene sırasında hekime mutlaka kene teması öyküsünün bildirilmesinin erken teşhis ve tedavi için hayat kurtarıcı olduğunu önemle hatırlattı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!