Kolorektal Kanser Farkındalığında Erken Tanı ve Tedavi Yöntemleri
Kalın bağırsak kanserinde erken teşhisin önemi üzerine farkındalık etkinliği düzenlendi.
Mart ayı, kalın bağırsak kanserinde erken teşhisin ve doğru tedavi yöntemlerinin kritik önemini vurgulamak amacıyla Ulusal Kolorektal Kanseri Farkındalık Ayı olarak kutlanıyor. Bu bağlamda, Medipol Sağlık Grubu tarafından Medipol Mega Üniversite Hastanesi Konferans Salonu'nda anlamlı bir panel düzenlendi.
Panelin moderatörlüğünü Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Celalettin Haskal üstlenirken, Gastroenteroloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yılmaz Bilgiç, Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Doç. Dr. Ayşe Yıldırım Altınok, Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Atakan Topçu ve Nükleer Tıp Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Tansel Çakır, kolorektal kanserin teşhisinden tedavisine kadar geniş bir perspektifte bilgi sundu.
Sağlıklı Yaşam ve Kanserden Korunma
Prof. Haskal, kanserden korunmanın sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemekle başladığını vurguladı. “Beslenme alışkanlıklarımızda lif açısından zengin gıdaları tercih etmek ve hayvansal ürünlerden olabildiğince kaçınmak önemlidir. Ayrıca, günlük 1,5-2 litre su içmenin yanı sıra düzenli fiziksel aktivite yapmak da sağlığımız için gereklidir. Sedanter yaşam tarzından kaçınmak, birçok hastalığın önüne geçebilir.” diye ekledi.

Kapalı Yöntemle Kolon ve Rektum Ameliyatları
Prof. Haskal, kolon ve rektum kanseri ameliyatlarında kapalı cerrahi tekniklerin avantajlarını anlattı. “Bazı durumlarda hastalarda 'stoma' adı verilen bir torba kullanılabilir. Bu genellikle rektum tümörünün konumuna bağlıdır ve çoğu zaman geçici bir uygulamadır. Kapalı yöntemle yapılan ameliyatlarda hastalar, daha az ağrı hisseder ve hızlıca normal yaşamlarına dönebilirler. Açık ameliyatlar ise daha uzun iyileşme süreleri gerektirir, ancak kapalı cerrahi ile hastanede kalış süresi 5-7 güne kadar inebilir. Ameliyat sonrası hastaların erken hareket etmeleri ve beslenmeye kademeli başlamaları iyileşme sürecini olumlu etkiler.” ifadelerine yer verdi.
Tarama Yaşı 45’e İndirildi
Kolonoskopi taramalarının önemine değinen Prof. Bilgiç, “Son yıllarda kolonoskopi tarama yaşı 50’den 45’e çekildi. Ailesinde kolon kanseri öyküsü olan bireylerde taramanın daha erken yapılması önerilir. Kolonoskopi sırasında polip tespit edilirse, büyüklüğü ve yayılımı incelenir ve buna göre tedavi planlanır. Liften fakir, yağdan zengin beslenme, obezite ve aile öyküsü kolon kanseri için risk faktörleri arasında yer alıyor.” şeklinde konuştu.

Rektum Kanseri ve Işın Tedavisi
Doç. Altınok, rektum kanseri tedavisinde ameliyat öncesi radyoterapinin önemini vurguladı. “Işın tedavisi, tümörün boyutunu küçültmek amacıyla ameliyat öncesi uygulanır. Hastanın durumuna göre detaylı bir tedavi planı oluşturulur. Bu sayede cerrahi işlem daha kontrollü yapılır ve daha küçük bir kesiyle gerçekleştirilir. Işın tedavisi sayesinde hedeflenen bölgede etkili tedavi sağlanırken, yan etkiler genelde tolere edilebilir düzeydedir.” dedi.
Erken Evrede Kolon Kanseri Tedavisi
Doç. Topçu, kolon kanseri erken evrede teşhis edildiğinde tedavi şansının yüksek olduğunu belirtti. “Kolon kanseri, dünya genelinde sık görülen kanser türlerinden biridir. Tarama programları sayesinde hastalık erken evrede tespit edilebilir. Erken evrede cerrahi tedavi ile kontrol altına alınabilirken, ileri evrelerde kemoterapi ve akıllı ilaçlar devreye girer. Bu nedenle kolorektal kanser taramalarının önemi büyüktür.” diye ekledi.
PET Tetkikleri ve Kanser Tanısı
Nükleer Tıp Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Tansel Çakır, kanser tanısında görüntüleme yöntemlerinin önemine dikkat çekti. PET tetkiklerinde verilen radyasyon dozunun düşük olduğunu belirtti ve “Özellikle çocuklarda gereksiz radyasyon maruziyetinden kaçınmalıyız. Alternatif seçenekler varsa, çocuk tetkik sırasında bir yakını ile birlikte olmalıdır.” dedi. Gebelerde ise radyasyonun dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!