Kripto Para Piyasasında Beş Aylık Durgunluk Devam Ediyor
Kripto para piyasaları, ticaret belirsizlikleri ve jeopolitik risklerin etkisiyle beş aydır düşüş trendini sürdürüyor.
ABD'nin ticaret politikalarındaki belirsizlikler ve artan jeopolitik gerilimler, kripto para piyasaları üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor.
ABD Başkanı Donald Trump'ın gümrük tarifelerinde sert bir tutum sergilemesi ve yapay zeka ile ilgili endişeler yatırımcıları riskli varlıklardan uzaklaştırıyor, bu da kripto para piyasasında satışların artmasına neden oluyor.
ABD Merkez Bankası (Fed) üzerindeki faiz indirimi beklentilerinin azalması ve ABD'deki bazı tarifelerin Yüksek Mahkeme tarafından yasaya aykırı bulunması sonrası tarife belirsizlikleri de risk algısını etkiliyor.
Jeopolitik arenada ise ABD ve İran arasındaki tansiyonun artacağına dair endişeler, kripto para piyasalarını baskılayan önemli gelişmelerden biri haline geldi.
Dün ABD ve İsrail, İran'a ortak düzenledikleri saldırıları duyurdu.
İsrail Savunma Bakanlığı, İsrail'in İran'a yönelik “önleyici saldırı” düzenlediğini belirtirken, ABD Başkanı Donald Trump da İran'a karşı “büyük bir operasyon” başlattıklarını açıkladı.
Saldırılar çerçevesinde, başkent Tahran ve İsfahan, Kerec, Kum, Tebriz, Buşehr, Kirmanşah gibi 24 eyalette çeşitli hedefler vuruldu. İran ordusu ise ABD ve İsrail'in saldırılarına karşılık İsrail'e balistik füze ve insansız hava araçlarıyla yanıt verdiğini duyurdu.
Ayrıca, İran ordusu Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar ve Ürdün gibi ülkelerdeki ABD üslerine ve hedeflerine füze ve kamikaze insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenledi.
Bu sabah İran devlet televizyonu, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybettiğini açıkladı.
Bu gelişmelerle birlikte, Şubat ayından bu yana bitcoin ve ripple beşinci ay, ethereum ise altıncı ay düşüş eğilimini sürdürdü.
Geçtiğimiz ay bitcoin yüzde 14,1 düşüşle 66 bin 926,5 dolara, ripple yüzde 16,3 azalarak 1,37 dolara, ethereum ise yüzde 17,5 gerileyerek 1966 dolara indi.
Şubat ayında bitcoin 59 bin 798 dolarla Ekim 2024'ten bu yana en düşük seviyesine, ethereum 1747,8 dolarla Nisan 2025'ten bu yana en düşük seviyesine ve ripple 1,13 dolarla Kasım 2024'ten bu yana en düşük seviyesine ulaştı.
Ekim ayı başında 4 trilyon 379 milyar dolara ulaşan küresel kripto para piyasasının toplam değeri, o tarihten bu yana 2 trilyon dolardan fazla azalarak 2 trilyon 304 milyar dolara geriledi ve bu düşüş beşinci aya taşındı.
“Çözülmeden Ziyade Dalgalı Bir Seyir Görüyoruz”
CoinTR CEO'su Ali Eşelioğlu, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, bitcoin'deki hızlı geri çekilmenin birçok önemli faktörden kaynaklandığını belirterek, “Son dönemde ETF'lerdeki akışlara baktığımızda, çözülmeden çok dalgalı bir seyir görüyoruz.” dedi.
Yüksek miktarda çıkışların ardından güçlü girişlerin gelmesinin, piyasada yapısal bir güven kaybından ziyade, oynaklık dönemlerinde yapılan taktiksel pozisyon ayarlamalarını işaret ettiğini söyleyen Eşelioğlu, şunları ekledi:
“Güçlü bir yükselişin ardından görülen kar realizasyonları ve türev piyasalardaki kaldıraç yoğunluğunun azalması bu hareketin doğal bir parçası. Kripto piyasasında düzeltmeler genellikle sert olur, ancak bu her zaman trend değişimi anlamına gelmez. Bitcoin ve ethereum dışında tablo daha seçici. Likidite daraldığında sermaye genellikle daha yüksek piyasa değerine sahip varlıklarda toplanır. Orta ve küçük ölçekli projelerde geri çekilmenin derinleşmesi bu yüzden şaşırtıcı değil.”
Eşelioğlu, bu dönemde piyasanın tematik heyecandan ziyade dayanıklılığı ödüllendirdiğini belirterek, “Temel hikaye değişmiş değil. Finansal altyapının dijitalleşmesi, varlık tokenizasyonu ve regülasyon tarafındaki kurumsallaşma süreci devam ediyor. Kısa vadede fiyat dalgalı olabilir, ancak uzun vadede sektörün kurumsal temeli güçleniyor.” dedi.
Jeopolitik Gerilimler ve Ticaret Politikaları Kripto Varlıklara Da Yansıyor
Eşelioğlu, küresel jeopolitik gerilimlerin ve ticaret politikalarındaki belirsizliğin arttığı bir ortamda tüm varlık sınıflarında risk ayarlaması görülmesinin doğal olduğunu belirtti ve kripto varlıkların bu çerçevenin dışında kalmadığını söyledi.
Tahvil piyasasındaki hareketler, doların seyri ve faiz beklentilerinin kripto varlık fiyatlamalarına doğrudan yansıdığını ifade eden Eşelioğlu, şunları ekledi:
“Ancak burada önemli olan, kurumsal yatırımcının tamamen piyasadan çekildiğine dair bir veri yok. Aksine gördüğümüz şey, volatilite arttığında pozisyon boyutlarının azaltılması ve portföy riskinin yeniden dengelenmesi. Bu, gelişmekte olan bir varlık sınıfında sağlıklı bir refleks. Jeopolitik riskler kısa vadede baskı yaratabilir, fakat orta vadede dijital varlıkların sınır ötesi transfer kabiliyeti ve merkeziyetsiz yapısı, özellikle belirsizlik dönemlerinde yeniden tartışma konusu haline geliyor. Bu da kriptonun sadece spekülatif değil, yapısal bir teknoloji olarak konumlandığını gösteriyor.”
“Fiyat Düşüşleri İnovasyonu Durdurmaz, Sadece Finansman Kalitesini Daha Seçici Hale Getirir”
Eşelioğlu, volatilite dönemlerinin genellikle spekülatif projeleri elerken teknoloji odaklı girişimleri daha görünür hale getirdiğini belirterek, “Yapay zeka entegrasyonu, özellikle veri analitiği, zincir üstü risk izleme ve otomatik akıllı sözleşme denetimi alanlarında somut karşılık buluyor. Fiyat düşüşleri inovasyonu durdurmaz, sadece finansman kalitesini daha seçici hale getirir.” dedi.
2026’nın ikinci yarısı açısından belirleyici olacak unsurun büyük ihtimalle küresel likidite döngüsü olacağını dile getiren Eşelioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Faiz politikasında net bir gevşeme, piyasa likiditesi konusunda alınacak kararlar ve düzenleyici çerçevenin daha öngörülebilir hale gelmesi, yeni bir sermaye dalgasının önünü açabilir. Kripto paraların ödeme sisteminde daha çok kullanılması ve tokenize gerçek dünya varlıklarının ölçek kazanması sektöre yeni bir anlatı sunabilir. ABD tarafında ise siyasi söylemler dönemsel olarak sertleşse de finansal teknoloji alanında küresel rekabet gerçeği değişmiyor. Kripto varlıkların tamamen dışlandığı bir politika çerçevesi beklemek gerçekçi değil. Temkinli fakat sistem içinde konumlandırmaya çalışan bir yaklaşımın devam etmesi daha olası görünüyor.”
Bitcoin'de Kuantum Endişesi de Görülüyor
CoinShares Araştırma Başkanı James Butterfill, “Balina yatırımcıların ekim ayından bu yana 30 milyar dolar civarında bitcoin satışı yapması, bitcoin'deki düşüşün başlıca nedenleri arasında.” dedi.
ABD Başkanı Trump’ın Fed Başkanlığı için Kevin Warsh’u aday göstermesi ve bu nedenle Fed'in daha şahin bir politika izleyeceğine dair beklentilerin de bitcoin'deki düşüşte etkili olduğunu belirten Butterfill, temel seviyede işlem yapan yatırımcıların piyasadan çekilmesinin de düşüşte etkili olduğunu ifade etti.
Butterfill, panikleyen bitcoin ETF yatırımcıları nedeniyle haftalarca toplam 4,3 milyar dolar tutarında çıkış görüldüğünü ve İran'ın saldırı tehditlerinin piyasa duyarlılığını olumsuz etkilediğini belirtti.
Bitcoin üzerindeki kuantum tehdidi endişesinin de sert düşüşlerde etkili olduğunu vurgulayan Butterfill, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Tüm blok zincirini değil, yaklaşık 10-20 bin civarında bitcoin'in kuantum hesaplamadan etkilenebileceğine inanıyoruz. Sadece Eliptik Eğri Dijital İmza Algoritması (ECDSA) cüzdanları kuantum tehditlerine karşı savunmasız. Bitcoin'de potansiyel olarak daha fazla düşüş yaşanabilir. Yaşanabilecek düşüş döngüsünün bu noktasında 'balina yatırımcılar' önümüzdeki birkaç ay içinde satış yapmayı bırakma eğiliminde olabilir.”
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!