Küresel Isınma Polen Sezonunu Öne Çekiyor: Alerjik Reaksiyonlar Artıyor
Küresel ısınma, polen sezonunu erkene çekerek alerjik reaksiyonlarda artışa neden oluyor. Alerji hastaları daha uzun süre alerjenlere maruz kalıyor.
Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Botanik Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nur Münevver Pınar, küresel ısınmanın alerjik rahatsızlıklarda artışa neden olduğuna dikkat çekti. İklim değişikliklerinin sağlık üzerindeki etkilerini vurgulayan Pınar, polen sezonlarının daha erken başladığını ve bu durumun alerji vakalarını artırdığını açıkladı.
Pınar, geçmişte bahar aylarında yoğunlaşan polen sezonunun artık yılın daha erken dönemlerinde başladığını belirtti. Şubat ve mart aylarında yoğunlaşan polenler artık ocak ayının ortasında tespit ediliyor.
“Mevsimler 2 ila 4 hafta öne çekildi ve bitkilerin polen saçma dönemleri uzadı,” diyen Pınar, dünya genelinde yapılan çalışmaların polen sezonlarının yüzde 60 oranında uzadığını ve atmosferdeki polen miktarının yüzde 70 arttığını gösterdiğini belirtti. Bu durum, alerji hastalarının daha uzun süre alerjenlere maruz kalmasına neden oluyor.
Prof. Dr. Pınar, dünya nüfusunun yüzde 30'unun alerjik reaksiyonlardan etkilendiğini, Türkiye'de ise bu oranın yüzde 25 ila 30 arasında olduğunu söyledi. Özellikle çocuklarda daha yüksek oranlar görüldüğünü ifade etti.
Pınar, alerjinin modern yaşamın bir hastalığı haline geldiğini ve yaşam tarzı, çevresel faktörler ve beslenme alışkanlıkları nedeniyle gelecek yıllarda her dört kişiden birinin alerjik hastalıklardan etkileneceğini vurguladı.
Pınar, gök gürültülü sağanak yağışların da alerji açısından risk oluşturduğunu belirtti. Yağmur sırasında parçalanan polenlerin çok küçük alerjen parçacıklarına dönüşerek akciğerlere ulaşabileceğini ve bunun "fırtına astımı" olarak adlandırılan bir duruma neden olabileceğini açıkladı.
Dr. Öğr. Üyesi Aydan Acar Şahin, polen açısından kritik bir dönemde olduklarını belirtti. Doğanın uyanmasıyla birlikte ağaç polenlerinin çeşitliliği ve yoğunluğunun arttığını ifade etti.
Şahin, geçtiğimiz haftalarda kavak ve akçaağaç polenlerinin yoğun görüldüğünü, bu türlerin azalırken meşe, çınar ve huş ağacı polenlerinin öne çıkmaya başladığını söyledi. Özellikle huş ağacının yüksek alerjik özellik taşıdığına dikkat çekti.
Şahin, "Bir ağaç bir sezonda milyarlarca poleni atmosfere bırakabilir. Havada düşük yoğunlukta bulunan polenler bile hassas bireylerde hapşırık, burun akıntısı, gözlerde sulanma ve kaşıntıya neden olabilir." dedi.
Huş polenlerinin çapraz reaksiyonlara da yol açabileceğini belirten Şahin, "Betula polenine duyarlılığı olan kişiler, kivi, şeftali, kiraz ve fındık gibi gıdaları tükettiklerinde dudakta şişlik, kaşıntı ve kızarıklık yaşayabilir. Bu durum oral alerji sendromu olarak adlandırılıyor." dedi.
Şahin, farklı polen türlerinin yıl boyunca etkili olduğunu belirtti. Kışın servigiller, ilkbaharda ağaç polenleri, mayıs-haziranda çayır ve buğdaygil polenleri, yaz sonu ve sonbaharda ise yabani ot polenlerinin öne çıktığını söyledi.
Son olarak, Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile Ankara Üniversitesi tarafından hazırlanan "Ankara Polen Alerji Bülteni"nde 3 günlük polen tahminlerinin paylaşıldığını hatırlatan Şahin, alerjik bireylerin günlük planlarını bu verilere göre yapabileceklerini ekledi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!