Leyla Alaton'un Şirketinde Yolsuzluk İddiaları: Çalışanlara Dava Açıldı
Leyla Alaton, bazı çalışanlarını şirketlerini dolandırmakla suçlayarak dava açtı. Çalışanlar, milyonlarca dolarlık zarar verdiler.
İş dünyasının tanınmış isimlerinden Leyla Alaton, bazı çalışanlarını şirketlerini dolandırmakla suçlayarak dava açtı. Alaton'a göre, bu çalışanlar şirketin içini boşaltarak ciddi bir mali zarar verdiler.
Alaton, Ahmet Özcan'ın kendisine şirketin kredi borçları nedeniyle hesaplarının banka haczi tehdidi altında olduğunu söylediğini belirtti. Özcan'ın üçüncü bir şirket aracılığıyla ürün satarak kar elde etmeyi ve bu karı banka hacizlerinden koruyarak borçları ödemeyi önerdiğini iddia etti.
Alaton, Özcan'ın DNA Turizm isimli şirketi aracılığıyla ürün sattığını ve bu şirketin yalnızca aracılık yapmak amacıyla kurulduğunu belirtti. Ancak, oğlu Efe Eros Güneyli ve çalışanı Esengül Özsoy'un, elde edilen karın DNA Turizm'de kaldığını, zararların ise kendi şirketi olan Tıbbi AŞ üzerinde bırakıldığını fark ettiklerini ifade etti.
Alaton, oğlunun şirkete katılmaya başlamasıyla daha önce sorgulamadığı konuları soruşturmaya başladığında, siber saldırıya uğradıklarını ve tüm verilerin silindiğini belirtti. Bu saldırının Özcan tarafından gerçekleştirildiğini düşündüklerini söyledi.
"Ahmet Özcan, gerekli önlemleri almadığı ve sunucu harcamalarını yapmadığı için şu ana kadar 20 milyon dolarlık bir zararımız var. Bu sadece siber saldırı nedeniyle tespit edebildiğimiz tutardır." diyen Alaton, Özcan'ın kendisini ve şirketlerini tehdit ettiğini iddia etti.
Şirketlerde Büyük Zarar ve İşten Çıkarmalar
Alaton, şirketlerin devriyle ilgili belgelerin Özcan ve diğer üç çalışanı tarafından hazırlandığını ve onlara duyduğu güvenle bu belgeleri imzaladığını belirtti. Ancak, Özcan'ın avukat Bekir Ö. aracılığıyla kendisine ulaştığını ve devrettiği şirketler için para talep ettiğini ifade etti.
"Şirketler mahvoldu, milyonlarca dolar satış kaybı yaşıyoruz. Çoğu çalışan istifa noktasına geldi. Verilere hala tam olarak ulaşamıyoruz. Özcan ve suç ortakları, şirketlerden para çalarak kaçarken bile kendilerini bol keseden işten çıkardılar." dedi.
Özcan'ın önceki genel müdürün usulsüzlüklerini anlatarak güvenini kazandığını belirten Alaton, Özcan'ın kendisini diğer şirketle ilgilenmeye yönlendirerek bu şirketten uzak tutmaya çalıştığını söyledi.
19 Şubat 2024'ten itibaren tüm imza yetkileri Özcan'a devredilmişken, Özcan'ın ortadan kaybolduğunu ve bu nedenle ödeme süreçlerinin durduğunu belirten Alaton, Özcan'ın telefonlara çıkmadığını ve iletişim kuramadıklarını söyledi.
MASAK Raporu ve Şüpheli İfadeleri
İddianamede, Özcan'ın hesap hareketlerine ilişkin MASAK raporuna yer verildi. Rapor, 2020-2024 yılları arasında Özcan'ın hesaplarına 1 milyar 350 milyon 725 bin lira girdiğini, 136 milyon 301 bin 577 lira çıktığını gösteriyor.
Rapor ayrıca, şirketlerden toplamda 1 milyar 881 milyon 326 bin lira para çıkışı, 13 milyon 946 bin 445 lira ise giriş olduğunu kaydetti.
Şüpheli Özcan, ifadesinde, şirketleri iade etmeme sebebinin yıllarca çalışarak emek verdiği bir yerde emeğinin karşılığını almak istemesi olduğunu belirtti. Leyla Alaton'un bu konuda kendisine söz verdiğini iddia etti.
Şirket hesaplarından para aktarmadığını savunan Özcan, işçilerin Alaton'un oğlu ile sorun yaşadıkları için yasal haklarını ödeyerek işten çıkarıldıklarını belirtti.
Özcan, "Şirketleri geri devretmek için emeğimin karşılığı olarak 10 milyon dolar talep ettim. Bu parayı alırsam şirketleri iade edeceğim. Kimseyi dolandırmadım." dedi.
Yeterli Delillerle Dava Açıldı
İddianamede, Özcan'ın mağdur şirketlerin varlıklarını azaltıcı para transferleri yaptığı, Ebru Ünlü'nün MASAK raporuna göre Özcan ile yoğun para transferi olduğu belirtildi.
Diğer şüpheliler Bilgin Turcan, Eda Tuna, Musa Soylu ve Özge Topuz'un aynı gün işten ayrılmaları ve arabuluculuk sözleşmesi ile şirketlerden ödeme almalarının dikkat çekici olduğu vurgulandı.
Şüphelilerin kendilerini destekleyecek belge veya bilgi sağlayamadıkları belirtildi. "Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamak" ve "güveni kötüye kullanmak" suçlarından 3 yıl 6 aydan 9 yıla kadar hapis cezası talep edilen sanıklar, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanıyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!