LNG Tedarik Krizi: Ülkeler Yeni Kaynaklar Peşinde
İran'ın LNG tesislerine saldırısı sonrası, ithalatçı ülkeler ABD ve Avustralya gibi alternatif tedarikçilere yöneliyor.
Ankara
Küresel sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) pazarında yaşanan aksaklıklar, İran'ın Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki LNG tesislerini hedef almasının ardından ortaya çıktı. Bu durum, ithalatçı ülkelerin ABD ve Avustralya gibi alternatif tedarikçilere yönelmesine veya kömür gibi farklı enerji kaynaklarına geçiş yapmasına neden olabilir.
Haberler artık cebinizde!ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik başlattığı askeri operasyonların ardından İran'ın misilleme eylemleri, bölgedeki önemli LNG üretim merkezlerini hedef aldı. Bu durum, Hürmüz Boğazı'ndaki gemi geçişlerini de etkileyerek enerji ticaretinde büyük belirsizliklere yol açtı.
İran'ın saldırıları sonucu, Katar'daki yıllık 80 milyon ton LNG üretim kapasiteli Ras Laffan ve BAE'nin 6 milyon ton kapasiteli Das Island tesislerinde üretim durdu. Ayrıca, BAE'nin 2028'de faaliyete geçmesi planlanan 9,6 milyon tonluk Ruwais LNG Tesisi de inşaat aşamasında zarar gördü ve askıya alındı. Bu olaylar, bölgede yaklaşık 100 milyon tonluk LNG kapasitesini tehlikeye soktu.
Katar, dünya LNG ihracatının yaklaşık yüzde 20'sini sağlıyor ve üretiminin büyük kısmını Asya ülkelerine, geri kalanını ise Avrupa'ya gönderiyor. BAE'nin LNG ihracatının çoğunluğu Hindistan'a, kalan kısmı ise Japonya, Çin ve Avrupa'ya yapılıyor. İki ülkenin toplam LNG ihracatı, küresel ihracatın dörtte birini oluşturuyor.
Uzmanlar, petrolün aksine doğal gaz piyasasında acil durum rezervlerinin olmadığını belirtiyor. Özellikle kış aylarında yer altı gaz depolarının yoğun kullanımı ve bahar dönemindeki yüksek talep, arz baskısının sürmesine neden oluyor.
Hürmüz Boğazı'ndaki aksamanın devam etmesi halinde, LNG piyasasında spot ve kısa vadeli ticarette ciddi arz sıkıntıları yaşanabilir. Ülkeler, alternatif kaynak arayışına girebilir, talep yönetimi uygulayabilir veya kömür tüketimine yönelebilir.
Kuzey Asya Gazı, Güney Asya Kömürü Seçebilir
Japonya Enerji Ekonomisi Enstitüsü'nden Takafumi Yanagisawa, Katar ve BAE'den gelen LNG'nin büyük kısmının Asya'ya gittiğini belirtiyor. Asya ülkeleri, ABD ve Avustralya'dan daha fazla LNG talep edebilirken, Güney Asya ülkeleri mali kısıtlamalar nedeniyle kömüre yönelebilir.
Avrupa Birliği'nin Rus LNG'sini azaltma hedefi ve Katar LNG'sine yönelme planı da İran'ın saldırılarıyla sekteye uğradı. Katar'daki genişleme projelerinin 2027'ye erteleneceği ve ABD'den yeterli LNG temin edilemezse, Avrupa'nın Rus LNG'sine bağımlılıktan vazgeçme planları gözden geçirilebilir.
Yanagisawa, Güney Asya ülkelerinin düşük kredi notları nedeniyle spot LNG tedarik etmekte zorlanacağını, bu yüzden kömüre yönelebileceklerini veya elektrik kesintileri yaşayabileceklerini söylüyor.
"Körfez LNG'sinin Yerini Doldurmak Zor"
OAPEC'ten Wael Hamed Abdel Moati, Hürmüz Boğazı'nda süren aksamanın LNG piyasasında uzun vadeli sözleşmelerin öncelikli olmasına yol açacağını belirtiyor.
Moati, Asya ve Avrupa'daki birçok alıcının uzun vadeli anlaşmalar imzaladığını ve bu anlaşmaların önce geleceğini ifade ediyor. Spot ve kısa vadeli piyasada kıtlık yaşanabileceğini, Körfez LNG'sinin yerini doldurmanın zor olduğunu vurguluyor.
Körfez'deki üreticiler, küresel LNG ihracatının dörtte birini gerçekleştiriyor. ABD'deki sıvılaştırma tesisleri maksimum kapasitede çalışırken, Kanada, Meksika ve Batı Afrika'daki projelerden ek arz sağlanabilir.
"Elektrik Üretiminde Kömürün Payı Artabilir"
Moati, LNG tedarik sıkıntısının devam etmesi durumunda ülkelerin sınırlı ve maliyetli seçenekleri olacağını belirtiyor. Kömür kapasitesi olan ülkelerde elektrik üretiminde kömüre dönüş yapılabileceğini ifade ediyor.
Diğer seçenekler arasında talep yönetimi ve doğal gaz kullanımının önceliklendirilmesi yer alıyor. Ancak her ülkenin farklı stratejiler izleyebileceği belirtiliyor.
Abonelik bilgileri için lütfen bizimle iletişime geçin.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!