Lübnan'da Siber Sabotaj: Bakan Selam'ın Çalınan Hesabından Silinen İsrail Paylaşımı Yeniden Yayında
Lübnan'da Bakan Selam'ın siber saldırıya uğrayan sosyal medya hesabından silinen, İsrail'in yıkım politikalarını eleştiren paylaşım yeniden yayımlandı.
Lübnan'da diplomatik ve askeri gerilim tüm hızıyla sürerken, dijital alanda da dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Lübnanlı yetkili Selam, sosyal medya platformu X hesabına yönelik gerçekleştirilen yetkisiz erişimi duyurarak, siber saldırganlar tarafından silinen kritik İsrail paylaşımını yeniden takipçileriyle paylaştı. Selam, hesabının kontrolünü tekrar sağladıktan sonra yaptığı açıklamada siber sabotaja sert tepki gösterdi.
Siber Saldırıyla Silinen Mesaj Yeniden Paylaşıldı
Hesabına izinsiz giriş yapıldığını fark eden Selam, bir gün önce paylaştığı ve İsrail'in Lübnan topraklarındaki yıkıcı faaliyetlerini hedef alan mesajını tekrar yayımladı. Yaşanan siber müdahaleyi açıkça ifşa eden Selam, "Dün yazdıklarımı yeniden paylaşıyorum, hesabıma girerek bunları silmeyi başaran birinin olduğu ortaya çıktı." ifadelerini kullanarak sabotaj girişimine dikkat çekti.
Selam'ın çarşamba günü yaptığı ve siber saldırıyla hedef alınan o paylaşımında; İsrail ordusunun Lübnan'ın güney kesiminde yer alan el-Mansuri, Zuvter eş-Şarkiyye ve Kefertibnit başta olmak üzere birçok köy ve beldede gerçekleştirdiği ağır yıkımlara, altyapı tahribatlarına ve sivil yerleşim alanlarına yönelik saldırılarına sert tepki gösteriliyordu.
"Lübnan'ın Egemenliği Pazarlık Konusu Değildir"
İsrail'in sivil konutları, yerleşim alanlarını, hayati altyapı sistemlerini, kamu binalarını ve ibadethaneleri sistematik bir biçimde yok etmesini "uluslararası hukuk ile uluslararası insancıl hukukun temel ilke ve kurallarının ağır bir ihlali" olarak nitelendiren Selam, bu yıkımların hiçbir askeri gerekçeyle meşrulaştırılamayacağını vurguladı. Bölgelerdeki sivil yapıların askeri tesis olarak gösterilmesinin, kitlesel göç ve yıkım politikalarına kılıf olamayacağını belirten Selam, "Lübnan'ın egemenliği, halkının güvenliği ve güneyde yaşayanların topraklarına dönerek köylerini yeniden inşa etme hakkı pazarlık konusu değildir." değerlendirmesinde bulundu.
Bu açıklamalar, Lübnan ordusunun güney sınırındaki duruma dair yaptığı kritik bilgilendirmenin hemen ardından geldi. Ordu yetkilileri, İsrail'in güney bölgelerindeki aralıksız saldırılarının askeri birliklerin bölgede konuşlanmasını zorlaştırdığını ve göç etmek zorunda kalan yerel halkın güvenli bir şekilde evlerine dönüşünü engellediğini bildirdi. Nebatiye vilayetine bağlı Zuvter eş-Şarkiyye beldesinde sivil tesislerin ve konutların patlayıcılarla havaya uçurulduğunu duyuran Lübnan ordusu, bu eylemlerin bölgedeki istikrarı baltalamaya yönelik bilinçli bir strateji olduğunu kaydetti.
"Pilot Bölgeler" Mutabakatı ve Ağır Bilanço
Lübnan ile İsrail arasında diplomatik çözüm arayışları kapsamında, 26 Haziran'da Washington'da imzalanan "çerçeve formülü" anlaşması yürürlükte bulunuyor. Bu anlaşma, İsrail güçlerinin Lübnan topraklarından aşamalı olarak çekilmesini ve bu bölgelerde güvenliğin Lübnan ordusu tarafından devralınmasını öngörüyor. Taraflar, temmuz ayının ortasında Roma'da gerçekleştirilen müzakerelerin 6. turunda "pilot bölgeler" mekanizması üzerinde uzlaşı sağlamıştı.
Bu uzlaşının ilk somut adımı temmuz ayının sonunda Zuvter el-Garbiyye'de atılmış, Lübnan ordusunun konuşlanmasıyla birlikte bazı yerel sakinler evlerine geri dönmeye başlamıştı. Roma'da 4-6 Ağustos tarihleri arasında düzenlenen son müzakere turunda ise bu pilot bölgelerin genişletilmesi ve sınır hatlarındaki anlaşmazlıklar masaya yatırıldı; ancak henüz yeni bir geri çekilme bölgesi ilan edilmedi.
İsrail'in 2 Mart tarihinden bu yana Lübnan'a yönelik sürdürdüğü askeri operasyonların bilançosu ise oldukça ağır. Lübnan resmi makamlarının verilerine göre, saldırılarda bugüne kadar 4 bin 335 kişi yaşamını yitirdi, 12 bin 277 kişi yaralandı ve 1 milyondan fazla sivil evlerini terk ederek yerinden edildi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!