Makine İhracatı 4,4 Milyar Dolara Çıkarak Yeni Rekor Kırdı
Makine imalat sanayisi yılın ilk iki ayında 4,4 milyar dolar ihracat yaptı. Almanya ve ABD en çok ihracat yapılan ülkeler oldu.
Makine İhracatçıları Birliği'nin (MAİB) açıkladığı verilere göre, serbest bölgeler dahil edildiğinde makine imalat sanayisi yılın ilk iki ayında toplamda 4,4 milyar dolar ihracat gerçekleştirdi.
Bu süreçte, makine ihracatı miktar bazında yüzde 10,6 azaldı. Ancak, kilogram başına düşen ortalama ihraç fiyatının yüzde 16,9 artmasıyla değer bazında yüzde 4,5'lik bir artış sağlandı.
Geçen 12 aya kıyasla yıllıklandırılmış konsolide makine ihracatı yüzde 2,6 artarak 28,9 milyar dolara ulaştı.
Almanya ve ABD İhracatta Başı Çekti
Ocak ve Şubat aylarında en fazla ihracat, yüzde 14,9 artışla 561 milyon dolara ulaşan Almanya'ya yapıldı. ABD ise yüzde 57,6 artışla 370 milyon dolarlık ihracatla ikinci sırada yer aldı.
Üçüncü sırada bulunan İtalya'ya ihracat yüzde 16,4 artarak 100 milyon dolar eşiğini aştı. Buna karşılık, Rusya'ya yapılan ihracat yüzde 32, Irak'a yapılan ihracat ise yüzde 44 oranında düştü.
Alt sektörler arasında en yüksek ihracat 439 milyon dolarla içten yanmalı motor ve aksamlarında gerçekleşti ve bu alanda ihracat yüzde 11,2 arttı. İnşaat ve madencilik makineleri 291 milyon dolarla, pompa ve kompresörler ise 249 milyon dolarla sıralandı.
Oransal olarak en büyük artış yüzde 40,7 ile türbin, turbojet ve hidrolik sistemlerde görüldü.
Enerji Krizleri Makine Talebini Azaltmıyor
Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının enerji maliyetleri ve küresel enflasyon üzerindeki etkilerini değerlendirdi.
Enerji ve lojistik maliyetlerindeki belirsizliklerin yatırım planlarını doğrudan etkilediğini belirten Karavelioğlu, küresel enflasyon beklentilerindeki artışın merkez bankalarının para politikalarına temkinli yaklaşmalarına neden olduğunu söyledi.
Karavelioğlu, Avrupa ekonomisinde stagflasyonist etkilerin görülebileceğini dile getirerek, enerji verimliliği, endüstriyel otomasyon ve proses modernizasyonu gibi alanlara olan talebin henüz azalmadığını ifade etti.
AB'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın sürdürülebilir üretim teknolojilerine geçişi hızlandırdığını belirten Karavelioğlu, enerji şoklarının makine talebini daraltmaktan ziyade yeni makinelerimize olan ilgiyi artıran bir fırsat olarak görüldüğünü söyledi.
Avrupa'nın Savunma Sanayisi Talebi Artıyor
Kutlu Karavelioğlu, jeopolitik gerilimlerin savunma sanayisi yatırımlarını artıracağını ve Avrupa'nın bu alanda artan ithalatının makine sektörüne dolaylı fakat güçlü bir talep oluşturduğunu belirtti.
Savunma sanayisinin üretiminde kullanılan geniş bir malzeme, makine ve mühendislik ekosistemine dikkat çeken Karavelioğlu, bu yatırımların sanayi altyapısının yenilenmesini tetiklediğini ifade etti.
Karavelioğlu, Avrupa'nın güvenlik harcamalarını artırmasının, askeri platform ve mühimmat üretimini ve bu üretimi mümkün kılan sanayi altyapısının modernizasyonunu beraberinde getirdiğini söyledi.
Küresel rekabet ortamında Türkiye'nin stratejik öneminin artacağına dikkat çeken Karavelioğlu, Türkiye'nin AB ile olan Gümrük Birliği sayesinde 'Made in EU' yaklaşımının bir parçası olarak görülmesinin önemli olduğunu vurguladı.
AR-GE ve yüksek katma değerli üretim kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Karavelioğlu, değişen küresel sanayi mimarisinde Türkiye'nin güvenilir bir mühendislik ve teknoloji ortağı olarak yer edinmesi gerektiğini ifade etti.
Türkiye'nin makine üretiminde gerileme yaşandığını aktaran Karavelioğlu, Çin mallarının haksız rekabetine karşı alınan tedbirlerin yetersiz kaldığını belirtti.
Ocak ayında yıllıklandırılmış makine ithalatının 46,5 milyar dolara çıktığını kaydeden Karavelioğlu, bu durumu savunma sektörünün sürdürülebilirliğine yönelik bir tehdit olarak gördüklerini ve ek gümrük vergilerinin kaçınılmaz hale geldiğini ifade etti.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!