Makine İhracatında İlk Çeyrekte 6,6 Milyar Dolara Ulaşıldı
Makine sektörünün ihracatı ilk çeyrekte 6,6 milyar dolara ulaştı. Detaylar haberimizde.
Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) tarafından açıklanan verilere göre, serbest bölgeler dahil olmak üzere makine imalat sektörünün konsolide ihracatı, ocak-mart aralığında 6,6 milyar dolar seviyesine çıktı.
Bu dönemde miktar bazında yüzde 12,7 düşüş gözlemlenmesine rağmen, kilogram başına ortalama ihracat fiyatının 8,7 dolara yükselmesi değer bazında bir artış sağladı.
Yıllık bazda değerlendirildiğinde, makine ihracatında yüzde 2,1 oranında bir artışla 28,6 milyar dolara ulaşıldı. Makine ithalatı ise yüzde 7,3 oranında artarak 46,8 milyar dolara yükseldi.
Yılın ilk çeyreğinde en fazla ihracat 833 milyon dolarla Almanya'ya yapıldı ve burada yüzde 10,9’luk bir artış kaydedildi. ABD yüzde 35,2 artışla 541 milyon dolarlık, İtalya ise yüzde 8,9 artışla 319 milyon dolarlık ihracat ile takip etti. Buna karşılık, Irak, Rusya ve Polonya pazarları yüzde 30'un üzerinde bir daralma yaşadı.
Alt sektörler arasında, en yüksek ihracat rakamı 638 milyon dolarla "içten yanmalı motor ve aksamları" kategorisinde gerçekleşti. Bu sektörde ihracat yüzde 5,7 oranında arttı. Ardından 439 milyon dolarla "inşaat ve madencilik makineleri" ve 378 milyon dolarla "pompa ve kompresörler" geldi.
"Traktör, tarım ve ormancılık makineleri" ile "endüstriyel ve evsel yıkama ve kurutma makineleri" kategorilerinde de ihracat 300 milyon doları aştı.
Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, ihracat verileri ve sektördeki gelişmeler hakkında AA muhabirine açıklamalarda bulunarak, Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz eksenindeki lojistik krizinin dünya ticaretinin yüzde 10'undan fazlasını etkilediğini ve bu durumun savaş sonrası dönemde de devam etmesinin beklendiğini ifade etti.
Enerji fiyatlarındaki yükselişe dikkat çeken Karavelioğlu, maliyet yönetiminin yalnızca verimlilikle değil, aynı zamanda jeopolitik risklerin iyi yönetimiyle de ilgili olduğuna işaret etti.
Karavelioğlu, "Türkiye, sunduğu operasyonel süreklilikle bölgesel risklerden kaçan sermaye ve nitelikli insan kaynağı için önemli bir çekim merkezi olmaya devam edecek. Güven unsurunun fiyattan daha belirleyici bir rekabet parametresi haline geldiği bir ortamda, Dubai gibi merkezlerden uzaklaşan profesyonellerin Türkiye'yi radarına alması da bunun göstergesi." dedi.
Avrupa'da üretim ve talep zayıflarken, özellikle Almanya'nın büyüme tahminlerinin aşağı yönlü revize edildiğini belirten Karavelioğlu, küresel ekonomide talebin yok olmadığını, teknoloji ve verimlilik odaklı yatırımlara kaydığını belirtti.
Karavelioğlu, AB'nin Çin'in teknoloji atılımına karşı kendi üretimini koruma ve ticaretini yeniden şekillendirme politikaları geliştirdiğini, bu durumun Türkiye'nin Gümrük Birliği'nden kaynaklanan avantajını zayıflatabileceğini vurguladı.
Karavelioğlu, Türkiye'nin dış ticaretteki imkanlarına rağmen yurt içinde sektörel kırılganlıkların arttığını belirterek, "Küresel ticaret rotalarının yeniden belirlendiği bu dönemde, kendi limanımızdaki riskleri görmezden gelemeyiz. Şubatta yüzde 10,1'lik makine ithalat artışı, bu oranın üst üste üç aydır çift haneli seviyelere ulaşmasıyla birlikte 'kanıksama' noktasına işaret ediyor. İç pazarımızı Uzak Doğu'nun düşük maliyetli makinelerinden korumanın yalnızca bir dış ticaret meselesi olmadığını tecrübe ediyoruz. Savunma ekosistemimizin ana tedarikçisi konumundaki sektörümüzü tehdit eden bu durum, ithalat rejimi üzerinden alınan tedbirlere ve kamu tarafından takip edilen gözetim uygulamalarına rağmen devam ediyor." dedi.
Karavelioğlu, 16 Nisan'da yapılacak seçimli genel kurulla başkanlık görevini devredeceğini belirterek, "Zorlu koşullara rağmen üretim disiplininden ve kalıcı değer yaratma arzusundan asla vazgeçmeyen makine imalat sektörümüzün bir parçası olmaktan her zaman onur duydum. Başkanlık görevini, sektörel adap ve teamüllerimize göre seçeceğimiz yeni başkan ve yönetimine devretmekten mutluluk duyuyorum." ifadelerini kullandı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!