Meta'dan Tarihi 18 Milyar Dolarlık Uzlaşı: Gençleri Koruma Önlemleri Türkiye'nin de Gündeminde
Sosyal medya devi Meta, ABD'de gençlerin korunması için 18 milyar doları aşan tarihi bir uzlaşıya imza attı. Türkiye ve dünya bu gelişmeleri yakından izliyor.
Sosyal medya devi Meta, genç kullanıcıların ruh sağlığını korumak ve platform bağımlılığını azaltmak amacıyla ABD eyaletleriyle tarihi bir uzlaşmaya vardı. Yapılan anlaşma kapsamında Meta, ilk etapta yaklaşık 12 milyar dolar ödemeyi kabul etti. Önümüzdeki 10 yıllık süreçte eyaletlere dağıtılacak olan bu bütçe, TikTok ve YouTube gibi diğer devlerin de benzer güvenlik standartlarını benimsemesi durumunda 17,1 milyar dolara kadar yükselebilecek. Texas eyaletiyle yapılan yaklaşık 1 milyar dolarlık özel anlaşma da eklendiğinde, şirketin toplam mali yükümlülüğü 18 milyar doları aşıyor. Öte yandan Meta, bu devasa tazminatı ödemeyi kabul etmesine rağmen herhangi bir hukuki kusur veya yanlış davranışta bulunduğunu kesin bir dille reddetti.
Meta'nın Gençleri Korumak İçin Kabul Ettiği Yeni Kurallar Neler?
Mahkeme onayının ardından yürürlüğe girmesi beklenen anlaşma, Meta platformlarında özellikle çocuklar ve gençler için devrim niteliğinde değişiklikler öngörüyor. Anlaşma şartlarına göre sosyal medya devi şu taahhütleri yerine getirecek:
■ Genç kullanıcıların günlük ekran süresi 2 saat ile sınırlandırılacak.
■ Gece yarısı ile sabahın ilk saatleri arasında (00.00-06.00) platformların kullanımı kısıtlanacak.
■ Gece saat 22.00 ile sabah 07.00 arasında gençlere yönelik bildirimler otomatik olarak susturulacak.
■ Eğitim hayatını desteklemek amacıyla okul saatlerinde (08.00-15.00) bildirim akışının büyük bir kısmı kapatılacak.
■ Bağımlılığı tetikleyen "sonsuz kaydırma" (infinite scroll) özelliği kesintiye uğratılarak gençlerin ekrandan uzaklaşması kolaylaştırılacak.
■ Yaş doğrulama mekanizmaları çok daha sıkı hale getirilecek ve ebeveyn kontrol araçları genişletilecek.
■ Genç kullanıcılar için gönderilerdeki "beğeni" (like) sayılarının görünürlüğü düşürülecek ve algoritmik olmayan, kronolojik akış seçeneği sunulacak.
Küresel Çapta "Çifte Standart" Tepkisi Çığ Gibi Büyüyor
Söz konusu uzlaşmanın yalnızca ABD sınırları içinde geçerli olacak "ulusal değişiklikler" olarak tanımlanması, dünya genelinde büyük bir tepki dalgasına yol açtı. Avustralya İletişim Bakanı Anika Wells, bu hamlenin teknoloji şirketlerinin istedikleri takdirde çocukları koruyabileceğini ancak bunu şimdiye kadar bilinçli olarak yapmadıklarını kanıtladığını vurguladı. Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, platformlar üzerindeki denetim mekanizmalarını daha da sıkılaştıracağının sinyalini verirken; İngiltere Çalışma ve Emeklilik Bakanı Pat McFadden, "ABD'deki çocukların bizim çocuklarımızdan daha fazla korunmasını asla kabul edemeyiz" diyerek tepkisini dile getirdi. Güney Kore Medya Denetleme Kurulu da bu güvenlik önlemlerinin küresel düzeyde standart hale getirilmesini talep etti.

Türkiye Süreci Yakından Takip Ediyor: Yeni Düzenlemeler Yolda
Dünyadaki bu gelişmeler yaşanırken, Türkiye de gençleri dijital dünyanın zararlarından korumak adına önemli adımlar atıyor. Eylül ayından itibaren 15 yaş altındaki çocuklara sosyal medya kullanım yasağı ve 16-18 yaş grubundaki gençlere oyun kısıtlaması getiren yasal düzenlemelerin yürürlüğe girmesi bekleniyor. TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı Nazım Elmas, Meta davasını çok yakından takip ettiklerini belirterek, Türkiye'deki kamuoyu beklentilerini ölçmek adına BTK ve CİMER şikayetlerini incelediklerini açıkladı. Elmas, "Eğer ülkemizde de benzer bir talep varsa yasal düzenlemelerimizi güncelleriz. Hazırladığımız yasada zaten ailelere tazminat davası açma hakkı tanınıyor, bu kapsamı daha da genişletebiliriz" dedi.

Hukuki Boyut: ABD'deki Uzlaşı Türkiye İçin Emsal Olur mu?
Bilişim hukuku uzmanı Gökhan Ahi, ABD'de varılan bu tarihi anlaşmanın Türkiye'deki hukuki süreçlere doğrudan bir etkisi olmayacağını belirtti. Ahi, "ABD'deki uzlaşma yalnızca davanın taraflarını bağlar. Meta'nın bu kuralları Türkiye'de uygulama zorunluluğu bulunmuyor" dedi. Türkiye'de zaten 5651 sayılı Kanun'un Ek 4'üncü maddesi uyarınca sosyal ağ sağlayıcılarının çocuklara özgü ayrıştırılmış hizmet sunma yükümlülüğü olduğunu hatırlatan Ahi, BTK'nın bu konudaki idari yaptırım yetkilerine dikkat çekti. Türkiye'de bireysel davaların açılabileceğini ancak platformun uygulamaları ile çocukta oluştuğu ileri sürülen zarar arasındaki nedensellik bağını kanıtlamanın son derece zor olduğunu ve tazminat miktarlarının ABD'ye kıyasla oldukça düşük kaldığını sözlerine ekledi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!