Milli Savunma Bakanlığı: Montrö Sözleşmesi'nden Taviz Verilmeyecek
Milli Savunma Bakanlığı, Karadeniz ve Montrö Sözleşmesi'ne dair açıklamada bulunarak, Türkiye'nin güvenlik politikalarının detaylarını paylaştı.
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Karadeniz'deki güvenlik politikaları ve uluslararası iş birlikleri hakkında detaylı bir açıklama yaptı. Bakanlık, Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin sağladığı denge ve istikrardan taviz verilmeyeceğini vurguladı. Türkiye'nin Karadeniz'deki güvenlik politikası, kıyıdaş ülkelerin öncelikli rol oynamasına dayanıyor ve bu sayede bölgenin büyük bir çatışma alanına dönüşmesi önleniyor. Rusya-Ukrayna savaşı sürecinde Türkiye, Montrö hükümlerini uygulayarak deniz çatışmalarının önüne geçti ve bölgedeki istikrarı koruma yönündeki tutumunu sürdürüyor.

"Deniz Unsur Komutanlığı Türkiye'nin Sorumluluğunda"
Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu'nun deniz komutanlığını üstlenme planları hakkında açıklamalarda bulunan MSB, bu uluslararası girişimin, NATO dışında 33 ülkenin katılımıyla oluşturulan çok uluslu bir yapı olduğunu belirtti. Çok Uluslu Ukrayna Kuvveti'nin yönetiminde Türkiye, deniz komutanlığı görevini üstleniyor ve Montrö Sözleşmesi'ni koruma ilkesine bağlı kalıyor. 15-16 Nisan 2025'te Ankara'da yapılan toplantılarda, Türkiye'nin deniz planlamalarına liderlik etme kararı alındı. Deniz Unsur Komutanlığı, tamamı Türk personelden oluşacak şekilde 25 Ağustos 2025'te kuruldu ve 14 ülke katkı beyan etti, ancak deniz platformu desteği sadece kıyıdaş ülkelerden sağlanacak.
"MCM Black Sea Türkiye’nin Liderliğinde Kuruldu"
Rusya-Ukrayna Savaşı sırasında Karadeniz'de mayın tehdidiyle mücadele için kurulan Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu (MCM Black Sea), Türkiye'nin öncülüğünde Romanya ve Bulgaristan tarafından oluşturuldu. NATO dışında bir girişim olan bu grup, Karadeniz'de mayın arama ve su altı altyapılarının güvenliğine katkı sağlamak için faaliyet gösteriyor. Görev gücü, üç ülke arasında dönüşümlü olarak komuta ediliyor ve şu anda Türkiye'nin liderliğinde 9. aktivasyon periyodunu yürütüyor.

"2023’te NATO Karargahları Kurulmaya Başlandı"
Türkiye'nin NATO'daki rolüne ilişkin MSB, 1952'den bu yana ittifakın bir parçası olan Türkiye'nin, NATO'nun en büyük ikinci ordusuna sahip olduğunu ve önemli sorumluluklar üstlendiğini belirtti. Savunma ve caydırıcılık konseptine uygun olarak, stratejik planlamalar ve karargahların kurulmasına yönelik çalışmalar 2020'den itibaren başladı. 2023 yılında Çokuluslu Kolordu Karargah-Türkiye (MNC-TÜR) ve 2024'te Birleşik Görev Kuvveti Karadeniz'in (CTF) kurulmasına ilişkin faaliyetler başlatıldı.
"CTF-Black Karargahı Türkiye'nin Komutasında"
Karadeniz'de kurulacak CTF-Black Karargahı'nın komutası, 2028'e kadar Türkiye tarafından üstlenilecek. Bu süreçten sonra, kıyıdaş ülkeler olan Romanya ve Bulgaristan'ın teklifleri doğrultusunda yeni komuta belirlenecek. Karargah kurulum faaliyetleri sürüyor ve sadece çekirdek personel atamaları yapıldı.
"Türkiye NATO Karar Mekanizmasında Aktif Rol Alıyor"
NATO'nun karar mekanizmasında Türkiye'nin aktif rol üstlendiğini belirten bakanlık, Türkiye'nin NATO'ya kuvvet tahsis etmenin ötesine geçtiğini ve karar alma süreçlerinde yön verici bir pozisyon üstlendiğini ifade etti. Türkiye, güvenlik önceliklerini dikkate alarak, oluşturulan yapıları kendi çıkarları doğrultusunda şekillendiriyor. Savunma ve güvenlik konularının ciddiyetine vurgu yapan MSB, resmi açıklamaların takip edilmesi ve yanlış bilgilendirmelere itibar edilmemesi gerektiğini belirtti.

Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!