NATO Ankara Zirvesi'nde Tarihi Gün: Mark Rutte'den Türkiye'ye Övgü ve Putin'ye Sert Uyarı
NATO Ankara Zirvesi'nin ikinci gününde Genel Sekreter Mark Rutte, Türkiye'nin ev sahipliğini överek savunma sanayisindeki tarihi adımları ve küresel hedefleri açıkladı.
Türkiye'nin başkentinde gerçekleştirilen tarihi 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, ikinci gününde son derece kritik oturumlar ve stratejik açıklamalarla devam ediyor. Kuzey Atlantik Konseyi Toplantısı öncesinde basın mensuplarının karşısına geçen NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, zirvenin gidişatına ve küresel güvenlik gündemine dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'nin misafirperverliğinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Rutte, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, Türk hükümetine ve Ankara halkına teşekkürlerini sundu.
Geçtiğimiz yıl düzenlenen Lahey Zirvesi'nin daha çok planlama ve hedef belirleme odaklı geçtiğini hatırlatan Genel Sekreter Rutte, Ankara Zirvesi'nin ise bu hedeflerin fiilen hayata geçirildiği bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. İttifak genelinde savunma sanayisi yatırımlarının ve harcama kapasitelerinin gözle görülür biçimde arttığına dikkat çeken Rutte, zirvenin ilk gününün büyük bir başarıyla tamamlandığını, çok sayıda yeni sözleşme ve taahhüdün altına imza atıldığını belirtti.
Türkiye'nin savunma sanayisinde ulaştığı üstün güce ve teknolojik bağımsızlığa özel olarak değinen Rutte, Türk savunma şirketlerinin başarısını takdirle karşıladıklarını ifade etti.
Özellikle ASELSAN gibi küresel savunma devlerinin sektörel devrime öncülük ettiğini vurgulayan Rutte, Türkiye'nin ittifakın savunma kapasitesine sunduğu katkıların stratejik önemde olduğunu kaydetti.
Savunma Harcamalarında Rekor Artış ve ABD'nin İttifaka Bağlılığı
Müttefik ülkelerin savunma bütçelerini daha dengeli bir yapıya kavuşturma hedefinin başarıyla ilerlediğini belirten Rutte, bu konuda dikkat çekici rakamlar paylaştı. İttifakın yüzde 5 savunma harcaması hedefi doğrultusunda bu yıl itibarıyla yüzde 4 seviyesine ulaştığını açıklayan Genel Sekreter, bu durumun olağanüstü bir gelişme olduğunu söyledi. Bu başarıda sadece ABD Başkanı Donald Trump'ın teşvik edici politikalarının değil, aynı zamanda Rusya'dan kaynaklanan doğrudan tehdidin de belirleyici olduğunu ifade etti. Trump'ın Avrupalı müttefikler ve Kanada üzerindeki yapıcı baskısının sonuç verdiğini belirten Rutte, neticede çok daha güçlü bir NATO ve bu ittifak içinde ağırlığı artan bir Avrupa'nın ortaya çıktığını dile getirdi.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Amerikan askerlerini Avrupa'dan çekebileceği ve Grönland üzerinde yeniden kontrol sağlama niyetinde olduğuna dair iddialara da açıklık getiren Rutte, ABD'nin NATO'ya olan bağlılığının tam ve sarsılmaz olduğunu ifade etti. NATO'nun sadece Avrupa için değil, ABD'nin kendi ulusal çıkarları ve güvenliği açısından da vazgeçilmez olduğunu hatırlatan Rutte, Rusya'ya ait nükleer denizaltıların ABD kıyılarına ulaşmasını engellemek için Atlantik, Avrupa ve Arktik bölgelerinin güvence altında tutulması gerektiğini söyledi. Rutte, mevcut tablonun Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin için net bir kayıp, müttefiklerin daha fazla sorumluluk almasını isteyen Trump için ise büyük bir kazanım olduğunu belirtti.
Küresel Güvenlik Tehditleri: Rusya, İran ve Ukrayna'ya Destek Mesajı
Zirvenin ikinci günündeki oturumlarda müttefiklerin iki kritik konuda ortak bir duruş sergilemesini beklediğini açıklayan Rutte, bunlardan ilkinin İran'ın nükleer silah kapasitesine ulaşmasının kesin olarak engellenmesi, ikincisinin ise Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer özgürlüğünün tam olarak güvenceye alınması olduğunu söyledi. Hürmüz Boğazı'nın açık kalmasının 32 müttefik ülkenin tamamı için hayati önem taşıdığını vurguladı. ABD'nin son dönemde İran'a yönelik gerçekleştirdiği askeri operasyonları da değerlendiren Rutte, yürürlükteki ateşkese rağmen İran'ın gemilere yönelik saldırılarla bu kuralları ihlal ettiğini ve ABD'nin verdiği kararlı yanıtın tamamen gerekli olduğunu ifade etti.
Rusya tehdidine karşı ortak bir bildiri yayımlanacağını işaret eden Rutte, müttefiklerin Rusya'yı NATO topraklarına yönelik uzun vadeli ve doğrudan bir tehdit olarak tescil etmesini beklediğini açıkladı. Ukrayna'ya yönelik desteklerin de kararlılıkla süreceğini belirten Genel Sekreter, zirveden Ukrayna'ya yönelik çok yıllı yeni taahhütlerle ayrılacaklarını müjdeledi.
Rusya lideri Putin'e doğrudan seslenen Genel Sekreter Rutte, 1 milyar nüfusa sahip devasa bir ittifak olarak her bir santimetrekarelik NATO toprağını savunacaklarını vurguladı. Rutte, "Biz savunma odaklı bir ittifakız, kimseye saldırmayacağız ancak kendi yaşam tarzımızı ve demokrasimizi koruyacağız. Bizimle oynamaya kalkmayın, NATO'yu yenemezsiniz" diyerek net bir uyarıda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Yoğun Diplomasi Trafiği
Zirve kapsamında Ankara'da yoğun bir diplomasi trafiği yürüten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, müttefik liderlerle ikili temaslar gerçekleştirdi. Zirve öncesinde resmi bir ziyaret için Ankara'ya gelen ABD Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde baş başa ve heyetler arası görüşmeler gerçekleştiren Erdoğan, iki ülke arasındaki stratejik konuları masaya yatırdı. Görüşme sonrasında düzenlenen ortak basın toplantısında Trump, Türkiye'ye yönelik uygulanan CAATSA yaptırımlarının kaldırılabileceği yönünde olumlu sinyaller verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise F-35 savaş uçakları projesi konusunda liderler zirvesinden adil ve olumlu bir kararın çıkacağına inandığını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirve marjında ayrıca Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb ve Kanada Başbakanı Mark Carney ile de ikili görüşmeler yaptı. Akşam saatlerinde ise Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, zirveye katılan devlet ve hükümet başkanları ile eşleri onuruna Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde resmi bir akşam yemeği ve kış bahçesinde prestijli bir resepsiyon verdi. Resepsiyona üye ülkelerin yanı sıra AP4 olarak adlandırılan Asya-Pasifik ortakları Avustralya, Japonya, Yeni Zelanda ve Güney Kore liderleri de katılım sağladı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!