Netanyahu'nun Kirli Şam Planı Deşifre Oldu: Türkiye'ye Sunulan Skandal Suriye Teklifine Ankara'dan Sert Yanıt
İsrail Başbakanı Netanyahu’nun seçim öncesi Şam’ı işgal planı ve Türkiye’ye sunduğu skandal "Suriye'yi bölüşelim" teklifi Ankara’nın sert duvarına çarptı.
İsrail’de 27 Ekim tarihinde gerçekleştirilmesi planlanan kritik seçimler öncesinde, kamuoyu desteğini hızla kaybeden Başbakan Benjamin Netanyahu, siyasi geleceğini kurtarmak için tehlikeli bir hamleye hazırlanıyor. Anketlerdeki eriyişi durduramayan Netanyahu liderliğindeki hükümet, seçim sandığından zaferle çıkabilmek amacıyla gözünü Suriye’nin kalbi Şam’a dikmiş durumda. İsrail Başbakanı'nın en büyük hedefi, Şam'ı işgal ederek seçmen karşısına "Şam fatihi" unvanıyla çıkmak.
Ancak Netanyahu’nun bu tehlikeli planı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suriye devlet başkanı ile görüşmek üzere Şam’a gerçekleştirmeyi planladığı resmi ziyaret kararıyla büyük bir sekteye uğradı. Ankara’da Şam ziyaretine yönelik diplomatik ve lojistik hazırlıklar tüm hızıyla devam ederken, İsrail’in olası sabote girişimlerini engellemek adına Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da geçtiğimiz günlerde Suriye’ye giderek kritik temaslarda bulundu.
Ankara'nın Şam Diplomasisi ve Güncellenen Güvenlik Protokolü
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Suriye gerçekleştirdiği ziyarette, iki ülke arasındaki ilişkilerin geleceği masaya yatırılırken, mevcut güvenlik protokolü de günün şartlarına uygun olarak güncellendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Şam ziyaretinin, İsrail seçimleri öncesinde kendi siyasi planlarına indireceği en büyük darbe olacağını fark eden Netanyahu, kurmaylarıyla acil bir toplantı gerçekleştirerek "Şam’ın işgali" senaryolarını masaya yatırdı.
Bu plan doğrultusunda diplomatik yolları da zorlayan Netanyahu, aracı bir ülke vasıtasıyla Türkiye’ye son derece skandal bir teklif iletti. Edinilen bilgilere göre Tel Aviv yönetimi, Ankara'ya resmen "Suriye topraklarını bölüşme" önerisinde bulundu. Söz konusu kirli teklifte, Suriye topraklarının askeri nüfuz alanlarına bölünmesi öngörülüyordu.
Harita Üzerinden Kirli Pazarlık: "Suriye’yi Bölüşelim" Teklifi
İsrail’in üçüncü bir ülke üzerinden Türkiye’ye ilettiği harita bazlı teklifte; Cisr eş-Şugur, Sahlel Gap ve Hama aksını sınır alan bölgenin Türk askeri etkinlik alanı olması önerildi. Buna karşılık Humus, Kuneytra, Tartus, Şam ve Dera hattının tamamen İsrail’in askeri kontrolünde kalması talep edildi. Netanyahu yönetimi, Türkiye'nin bu plana onay vermesi durumunda Halep, Hama, Haseke, Deyrizor ve Rakka bölgelerinde yürütülecek hiçbir Türk askeri faaliyetine müdahale etmeyeceğinin garantisini verdi.
Buna mukabil İsrail, Türkiye’den Golan bölgesinden Suveyda’ya açılacak askeri koridora sessiz kalmasını ve bölgede kurulacak hava kalkanı sistemlerine hiçbir şekilde müdahil olmamasını istedi. Ancak Ankara, Suriye'nin toprak bütünlüğünü hiçe sayan bu tehlikeli teklifi ve pazarlık senaryolarını anında ve kesin bir dille reddederek İsrail'e adeta rest çekti.
Suni İsyanlar ve İşgal Hazırlığının Askeri Boyutu
Türkiye’den beklediği yanıtı alamayan Netanyahu, bu kez Suriye içerisinde yapay kaos ortamları yaratarak askeri müdahalesine uluslararası alanda meşruiyet kazandırma arayışına girdi. Erdoğan'ın diplomatik hamlelerini baltalamak isteyen İsrail Başbakanı'nın, Dürzi nüfusun yoğun olarak yaşadığı Suveyda ve Şam-Ceramana bölgelerinde büyük çaplı halk ayaklanmaları kışkırtmayı planladığı belirtiliyor. Ayrıca işgal altındaki Cebel eş-Şeyh üzerinden yeni provokasyonlar organize edilmesi de masadaki seçenekler arasında yer alıyor.
İsrail basınına sızdırılan askeri planlara göre, Mossad ve Şinbet kontrolündeki medya organları ordu içerisinde Şam’a yönelik askeri bir operasyon için yoğun bir istek olduğu algısını yayıyor. Katliamcı askeri strateji olarak bilinen "Dahiye Doktrini" çerçevesinde; Dera, Kuneytra ve Şam bölgelerinin havadan ve karadan ağır bombardımana tutulması, ardından da kara işgalinin Şam merkezine kadar genişletilmesi hedefleniyor.
Bu kapsamda bölgede konuşlu bulunan 210. Tümen’e ek olarak; 146, 36 ve 91. Tümenlere bağlı askeri unsurların da Suriye sınırına kaydırılması planlanıyor. Halihazırda Suriye topraklarında 12 askeri üssü bulunan İsrail, bu saldırgan hamlelerle üs sayısını 40’a çıkarmayı ve Suriye topraklarının yüzde 15 ila 20’sini resmen ilhak etmeyi amaçlıyor. Ancak tüm bu işgal ve yıkım planlarının karşısındaki en büyük diplomatik ve askeri engel olarak Ankara kararlılıkla durmaya devam ediyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!