Nükleer Silahlanma Yarışı: Tehlike Çanları Çalıyor
Nükleer silahlanmanın yeniden gündeme geldiği bu dönemde, dünya genelindeki nükleer devletler arasında artan gerilimler dikkat çekiyor.
**Dünyanın Nükleer Silah Sahibi Ülkelerinde Yeniden Silahlanma Yarışı Başlıyor** Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI), 2025 yılına ilişkin hazırladığı raporunda nükleer silahlanma konusuna dikkat çekiyor.
Nükleer cephaneliklerini yenileyen devletlerin, nükleer silah kontrol anlaşmalarının zayıfladığı bu dönemde yeni bir tehdit oluşturduğunu belirten enstitü, ABD ve Rusya başta olmak üzere nükleer güce sahip ülkelerin, mevcut silahlarını geliştirme ve yeni versiyonlar ekleme yönündeki çabalarını artırdığına işaret ediyor.
**Operasyonel Nükleer Silahların Sayısında Artış Var** Rapora göre, dünya genelinde operasyonel konumdaki nükleer silahların sayısı artmış durumda.
Ocak 2025 itibarıyla, toplam küresel envanterdeki 12 bin 241 savaş başlığının yaklaşık 9 bin 614'ü potansiyel kullanım amacıyla askeri stoklarda tutuluyor. SIPRI'nin verilerine göre, balistik füzeler üzerinde yüksek alarm durumunda tutulan yaklaşık 2 bin 100 nükleer silah, ABD ve Rusya'ya ait. Ancak, toplam nükleer silah sayısında bir düşüş gözlemleniyor ki bu düşüş, eskiyen savaş başlıklarının ıskartaya çıkarılmasına bağlanıyor. **Çin ve Hindistan'ın Nükleer Cephanelikleri Büyüyor** Çin, nükleer cephaneliğini hızla genişletiyor. Ocak 2025 itibarıyla Çin’in nükleer savaş başlıkları sayısı 500’den 600’e yükselmiş durumda.
Hindistan’ın da nükleer başlık sayısı 172’den 180’e çıkarken, Pakistan ve Kuzey Kore gibi diğer ülkelerin cephanelikleri ise sabit kalmaya devam ediyor. Bu sayılar, küresel nükleer dengelerdeki değişimi ve Asya'daki güç dengesini etkileyecek nitelikte.
**Silah Kontrol Anlaşmaları ve Nükleer Kriz Riskleri Üzerine Uyarılar** SIPRI’nin yaptığı değerlendirmelere göre, nükleer silah kontrol anlaşmalarının zayıflaması, nükleer devletlerin bu silahlara daha fazla bağımlı hale gelmesine neden olabilir.
Enstitü, nükleer silahlarla ilgili askeri altyapıya yönelik potansiyel saldırıların ve üçüncü taraf dezenformasyonlarının, konvansiyonel çatışmaları nükleer krizlere dönüştürebileceği konusunda uyarıyor. Bu durum, dünya genelinde barış ve güvenlik için ciddi riskler taşımaktadır ve uluslararası topluluk için önemli bir uyarı niteliği taşımaktadır. .
Kaynak: AA
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!