OECD Küresel Ekonomik Görünüm Raporunu Açıkladı: Türkiye İçin Yeni Büyüme ve Enflasyon Tahminleri
OECD'nin son raporuna göre Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 2,7 büyümesi beklenirken, küresel ekonomide yapay zeka yatırımları ve jeopolitik riskler öne çıkıyor.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), küresel piyasaların yönünü tayin eden ara dönem Ekonomik Görünüm raporunu kamuoyuyla paylaştı. "Arka Arkaya Şoklarla Başa Çıkmak" başlığıyla yayımlanan kapsamlı raporda, dünya genelinde yaşanan jeopolitik gerilimler, enflasyonist baskılar ve teknolojik dönüşümlerin gölgesinde şekillenen yeni makroekonomik projeksiyonlar masaya yatırıldı.
Rapora göre, küresel ekonomi 2025 yılında yüzde 3,4 oranında bir büyüme kaydetti. İçinde bulunduğumuz yılın ilk yarısında ekonomik büyüme hızında bir yavaşlama eğilimi gözlense de, özellikle Orta Doğu merkezli jeopolitik risklerin olumsuz etkilerine karşı birçok ülke ekonomisi güçlü bir direnç göstermeyi başardı. Bu direncin arkasındaki en büyük itici güçlerden biri ise yapay zeka teknolojilerindeki hızlı ilerlemelerin yatırım, üretim ve ticaret kanallarını canlı tutması oldu.
OECD'den Türkiye Ekonomisi İçin Yeni Büyüme ve Enflasyon Öngörüleri
OECD raporunda Türkiye ekonomisine ilişkin önemli tahminler ve revizyonlar yer aldı. 2025 yılında yüzde 3,7 oranında büyüme kaydeden Türkiye ekonomisinin, bu yıl yüzde 2,7 oranında büyüyeceği öngörüldü. Kurum, Türkiye'nin 2027 yılına yönelik büyüme tahminini ise yüzde 3,6 olarak belirledi. Bu yeni projeksiyonlar, OECD'nin haziran ayında yayımladığı bir önceki tahminlere kıyasla, bu yıl için 0,4 puan, 2027 yılı için ise 0,2 puanlık aşağı yönlü bir revizyon yapıldığı anlamına geliyor.
Raporda Türkiye'deki enflasyon patikasına dair de dikkat çekici öngörülere yer verildi. Enerji ve gübre fiyatlarında yaşanan küresel artışların getirdiği maliyet baskılarına rağmen, Türkiye'de dezenflasyon sürecinin kararlılıkla devam edeceği vurgulandı. OECD tahminlerine göre, Türkiye'de tüketici enflasyonunun bu yıl yüzde 31,5 seviyesine gerilemesi, 2027 yılında ise düşüş trendini sürdürerek yüzde 24,7 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Ayrıca, enflasyondaki bu gerilemeyle birlikte Türkiye ve Brezilya gibi gelişmekte olan ülkelerin para politikalarında gevşemeye gitmesinin, önümüzdeki dönemde ekonomik büyümeyi destekleyecek temel unsurlardan biri olacağı aktarıldı.
Küresel Ekonomide Yapay Zeka Desteği ve Jeopolitik Risklerin Dengesi
Küresel ekonomik görünümün geleceği, büyük ölçüde Orta Doğu'daki çatışmalara kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm bulunup bulunamamasına endeksli kalmaya devam ediyor. Üretim süreçlerindeki darboğazların tetiklediği yüksek rafineri marjları, tüketici fiyatları ve işletmelerin operasyonel maliyetleri üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturmayı sürdürüyor. Bununla birlikte, aşırı hava olaylarının tarımsal arz üzerindeki yıkıcı etkileri nedeniyle bazı gıda ürünlerinin ve enerji emtialarının fiyatları yüksek seviyelerini koruyor.
Gümrük vergilerindeki artışlar ve ihracat kısıtlamaları gibi küresel ticaret politikalarındaki korumacı değişiklikler ise piyasalardaki belirsizliği tırmandırarak arz zincirindeki aksamalara zemin hazırlıyor. Diğer yandan, uzun vadeli mali riskler ve yapay zeka odaklı teknoloji şirketlerinin borçlanma piyasalarında gerçekleştirdiği yoğun tahvil ihraçları, birçok gelişmiş ekonomide uzun vadeli faiz oranlarının son 15 yılın en yüksek seviyelerine tırmanmasına neden oldu.
Tüm bu dinamiklerin ışığında OECD, bu yıl için küresel büyüme tahminini haziran ayındaki öngörüsüne kıyasla 0,1 puan artırarak yüzde 2,9 seviyesine yükseltirken, 2027 yılı küresel büyüme beklentisini ise 0,1 puan düşürerek yüzde 3 seviyesine revize etti. Yüksek faiz oranları ve reel gelirlerdeki zayıflamanın kısa vadede ekonomik aktiviteyi baskılayacağı, ancak yapay zeka yatırımlarının sürmesi ve enerji maliyetlerinin düşmesiyle küresel ekonominin 2027'de yeniden güç kazanacağı öngörülüyor.
Dev Ekonomilerin Büyüme Karnesi ve Suudi Arabistan'daki Sert Daralma
OECD raporu, dünyanın önde gelen ekonomilerine yönelik çarpıcı büyüme tahminlerini de gözler önüne serdi. Rapora göre, dünyanın en büyük ekonomisi olan ABD'nin bu yıl yüzde 2,2 ve 2027'de yüzde 2,1 oranında büyümesi bekleniyor. Avro Bölgesi'nde ise ekonomik durgunluğun etkisiyle büyüme oranının hem bu yıl hem de 2027'de yüzde 1 seviyesinde sabit kalacağı tahmin ediliyor. Çin ekonomisinin ise bu yıl yüzde 4,5, 2027 yılında ise yüzde 4,2 oranında büyüyeceği öngörülüyor.
Küresel ölçekte en yüksek büyüme performansına imza atması beklenen ülke, yüzde 7,8 ile Hindistan olurken, onu yüzde 5,2 büyüme tahmini ile Endonezya takip ediyor. Buna karşın, küresel ölçekte en sert ekonomik daralmanın ise eksi yüzde 1,8 ile Suudi Arabistan'da yaşanacağı değerlendiriliyor. Bu oran, OECD'nin haziran ayı tahminlerine göre eksi 5 puanlık çok keskin bir aşağı yönlü revizyona işaret ederken, Suudi Arabistan'ın petrol üretimi ve ihracatındaki tarihi düşüşün bu daralmada başat rol oynadığı belirtiliyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!