Okan Buruk: "Takım İçinde Güven Sorunu Yaşanıyor"
Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Göztepe galibiyeti sonrası basın toplantısında takım içinde güven sorunu olduğunu açıkladı.
Trendyol Süper Lig'in erteleme kapsamındaki 27. hafta maçında, Galatasaray deplasmanda Göztepe'yi 3-1'lik skorla mağlup etti. Galibiyetin ardından düzenlenen basın toplantısında Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, önemli açıklamalarda bulundu. Buruk, ünlü teknik direktör Mircea Lucescu'nun vefatından duyduğu üzüntüyü dile getirirken, Galatasaray'ın çeşitli branşlardaki başarıları hakkında da konuştu. Buruk, "Mircea Lucescu, Türk futbolunda önemli izler bıraktı. Ukrayna'daki başarıları, İtalya ve Türkiye'deki kariyeri ile dünya futboluna damga vurdu. Onu son kez Türkiye'de, başarı kazandığı bir statta gördük. Ailesine başsağlığı diliyorum. Böylesine değerli bir futbol insanını kaybetmek hepimizi derinden sarstı. Bugün kulübümüz için özel bir geceydi. Futbolun yanı sıra, kadın voleybol takımımızın da elde ettiği zafer bizi ayrıca mutlu etti. İlk maçı takip etmiş olsam da, bugünkü maçın saatleri çakıştı. Yine de kendilerini tebrik ediyorum; büyük bir başarı kazandılar. Galatasaray olarak futbolda ve basketbolda kupalar almıştık; şimdi voleybolda da zirveye ulaştık. Bu sebeple camiamız için harika bir gece oldu" şeklinde konuştu.
"Kritik Bir Maçtı"
Şampiyonluk mücadelesinde mevcut puan durumu ve önlerindeki maç takvimi hakkında değerlendirmelerde bulunan Buruk, "Bu karşılaşma bizim için oldukça kritik bir önem taşıyordu. Maç hazırlık sürecinde, birkaç gün önce oynadığımız maçın verdiği moral bozukluğu üzerimizdeydi. Ancak oyuncularıma, şampiyonluk yarışının bu aşamasında dört puan farkla önde olacağımızı söyleselerdi, bu oldukça cazip bir durum olurdu dedim. Maç öncesinde bu fırsatı yakalama şansımız vardı ve başardık. Şu anda dört puan öndeyiz. Şampiyonluk yarışında Beşiktaş ve Fenerbahçe gibi iki ciddi rakibimiz var. Beşiktaş deplasmanında kayıpsız bir şekilde yolumuza devam ettik. Fenerbahçe derbisinden önce, sahamızda oynayacağımız iki önemli lig maçı daha var. Her maça özel hazırlanmak en doğru strateji olacaktır" ifadelerini kullandı.
"İki Yarı Arasındaki Farklar"
Maçın gidişatını, iki yarı arasındaki farklılıklar ve taraftarların etkisini değerlendiren Buruk, "Bugünkü maçın hikayesine baktığımızda, ilk ve ikinci yarı arasında bariz farklar olduğunu görüyoruz. Maçın başında 2-0'ı erken bulduk. Eğer üçüncü golü atabilseydik daha erken rahatlayabilirdik, dördüncü gol şanslarını da yakaladık. İlk yarıda topa sahip olma oranımız ve saha yayılımımız oldukça iyiydi. Rakip, aut atışlarında önde baskı kursa da genelde bekleyerek oynadı. İkinci yarıda yediğimiz golün ardından kısa süreli bir panik yaşadık ve rakibe fırsatlar verdik. Karşımızda direkt oyun oynayan ve kenar ortalarını sık kullanan bir takım vardı. Göztepe'nin taraftarları her zaman takımlarına destek veren bir kitle. İkinci yarıda taraftarın da devreye girmesiyle 10 dakikalık zorlu bir süreç yaşadık. Yaptığımız oyuncu değişiklikleri ve bulduğumuz üçüncü gol sonrası maç daha rahat hale geldi. İkinci yarı özelinde bireysel hatalarımız fazlaydı, rakibe verdiğimiz pozisyonlarda bu hataların etkisi vardı. Buna rağmen doğru oyun sergiledik ve rakip kaleye etkili gittik. Bu değerli galibiyetin mutluluğunu yaşıyorum" dedi.
"Kadroyu Değiştirdik"
Takımın taktik planını, yapılan değişiklikleri ve sahadaki pozisyon alma detaylarını analiz eden Buruk, "Sakatlıklar, yorgunluklar ve milli takım dönüşleri gibi sebeplerle, önceki maça oranla kadroda değişiklikler yaptık. Trabzon'da oynadığımız oyunla bugünkü oyunumuz arasında farklılıklar vardı. Maça iyi başladık ve zorlu deplasmandan üç puanla döndük. Rakibimiz top bizdeyken 3-4-1-2, kendilerindeyken ise 5-2-1-2 dizilişindeydi. Biz de buna uygun olarak 4-3-3 formasyonunu tercih ettik. Lemina'yı savunmanın önünde konumlandırarak bekleri daha derinde topla buluşturmaya çalıştık. Rakibin baskısını kırdığımız anlarda oldukça etkili olduk. Kanat oyuncularımızın çizgiye basarak oyunu genişletmesi, İlkay ve Asprilla'nın bloklar arasında topla buluşması hücum zenginliğimizi artırdı. Sane'nin çizgi oyunu ve Sallai'nin koşuları bize önemli pozisyonlar getirdi. Savunma anlamında ise ceza sahası içinde stoperlerimizin rakiple temas halinde olmasını istiyoruz. Trabzon maçında ve bugün yediğimiz gollerde savunmacılarımızın rakibe uzak kaldığını gördük. Rakibe dokunmadığınızda her zaman dezavantajlı duruma düşersiniz. Ligin en uzun boylu takımlarından birine karşı iki duran top golü bulduk. Bu, yalnızca boy farkıyla açıklanamaz; doğru duruş, rakibi engellemek ve vuruş şansı vermemek bu tür organizasyonlarda belirleyici unsurlardır" diye konuştu.
"Osimhen'in Durumu Belirsiz"
Hakem kararları, oyuncu değişiklikleri ve sakatlıklarla ilgili bilgi veren Buruk, "Barış yerdeyken oyunun devam etmesi ve kartın kime gösterildiği konusunda hem ben hem de oyuncum şaşkınlık yaşadık. Genç hakemlerde bu tür anlaşmazlıklar olabiliyor. Oyuncu değişikliklerimizi de sakatlıklar ve taktiksel gereklilikler belirledi. Yunus sakatlığı nedeniyle antrenmanlara çıkamamıştı, kadroya dahil ettik ancak sadece acil durumda kullanmayı düşündük. Parmağındaki sakatlığa rağmen Trabzonspor maçında oynayan Lang'ı, bugünkü maçın sert geçeceğini öngörerek dinlendirdik ve fiziksel mücadeleye daha hazır olan Sallai'yi tercih ettik. Torreira'nın adalesinde ağrılar vardı, bu yüzden orta sahaya savunma yönü kuvvetli olan Lemina ile başladık. Hücumda ise Barış'ı merkeze çekerek rakip savunmaya karşı hızından faydalanmak istedik. Sara sakatlıktan yeni çıkmıştı, onu da oyunun ilerleyen bölümlerinde değerlendirdik. Genel olarak topa sahip olacağımız ve fiziksel mücadeleye karşılık verecek bir yapı kurduk ve planlarımız tuttu. Sakatlığı bulunan Osimhen ise takımdan ayrı koşulara başladı. Hafta sonu oynaması zor görünüyor ancak tedavi sürecine bağlı olarak Gençlerbirliği veya Fenerbahçe maçlarında kadroda yer alabilir" ifadelerini kullandı.
"Takım İçinde Güvensizlik"
Basına sızdırılan maç kadroları konusundaki endişelerini dile getiren Buruk, "Son olarak değinmek istediğim önemli bir konu var. Medya mensupları olarak Galatasaray'ı yakından takip ediyorsunuz ancak içeriden birilerinin maç kadrolarını sürekli sızdırmasından rahatsızlık duyuyoruz. Bazen Metehan gibi uzun süredir takımda olmayan oyuncuların üzerine bile suç atılmaya çalışılıyor. Özellikle Kaya Temel isimli gazetecinin sürekli içeriden bilgi alması ve ilk 11'imizin dışarı sızdırılması kabul edilemez. Haberciliğe saygı duyuyorum ancak bu, Galatasaray takımına karşı açık bir hainliktir. Rakiplerimiz sızdırılan bu kadrolara göre hazırlık yaparak avantaj sağlıyorlar. Bugünkü gibi tahmin edilmesi zor bir kadro bile maç öncesinde dışarıya sızdırıldı. Tahmin edilen kadroları anlayışla karşılıyorum ancak her hafta net ilk 11'imizin dışarıya verilmesi içeride büyük bir sorun olduğunu gösteriyor. Ekibimizle ve oyuncularımızla bu konuyu detaylıca tartışacağız. İçeriden kimin takım sırlarını dışarı aktardığını tespit edip gerekli önlemleri alacağız. Rakiplerin bilgilenmesini engellemek için gerekirse son antrenmanlarda as kadroyu denemeyeceğiz. Galatasaray'a zarar veren ve takımın gizli bilgilerinin dışarı çıkmasına neden olan bu kişileri bulup gereken çözümü üreteceğiz" diyerek sözlerini tamamladı.
Hasan İnce - Abdurrahman Derici
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!