Orta Doğu Gerginliği ABD'de Benzin Fiyatlarını Nasıl Etkiliyor?
Orta Doğu'daki çatışmalar, petrol fiyatlarını artırarak ABD'de benzin fiyatlarını etkiliyor. Bu durum, enflasyon ve ekonomik dengelere dair endişeleri artırıyor.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri operasyonları, Tahran'ın buna karşılık vermesiyle birlikte, dünya petrol sevkiyatının en önemli noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndaki tanker trafiğini doğrudan etkiledi. Bu durum, bölgedeki tanker hareketliliğini neredeyse durma noktasına getirirken, küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20'si kesintiye uğradı. Suudi Arabistan, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri ve Irak gibi büyük petrol üreticilerinin sevkiyatları da bu süreçten olumsuz etkilendi.
Petrol üretim tesislerinde bazı rafineriler, üretimi kısmen durdurmak veya mevcut stokları artırmak zorunda kaldı. İran'ın misillemeleri, çevre ülkelerdeki enerji altyapısına zarar verdi ve bu da arz sıkıntısını daha da derinleştirdi. Bu çatışmaların başlamasından bu yana Brent petrolün varil fiyatı 30 dolar yükselerek 114 doları aştı.
GERİLİMİN BİTMESİ UMUDUYLA PETROL FİYATLARI DÜŞÜŞE GEÇTİ
ABD Başkanı Donald Trump, CBS News'e verdiği bir röportajda, savaşın yakında sona ereceğini ima ederek, "Savaşın büyük ölçüde tamamlandığını düşünüyorum. Onların donanmaları yok, iletişimleri yok, hava kuvvetleri yok." dedi. Trump, İran'a yönelik hedeflerine beklenenden daha hızlı ulaştıklarını belirtti.
Hürmüz Boğazı'nın kontrolüne ilişkin önemli açıklamalar yapan Trump, "Boğazın kontrolünü ele geçirmeyi planlıyoruz." dedi. 120 dolara yaklaşan Brent petrol fiyatı, Trump'ın savaşın sona erebileceğini ima etmesiyle 84 doların altına geriledi. Miami'de düzenlediği basın toplantısında Trump, İran'ın nükleer ve füze kapasitelerini "yok ettiklerini" savunarak savaşın çok yakında sona ereceğini belirtti.
Trump, "Dünya enerji ve petrol akışını sürdürmeye odaklanıyoruz ve terörist bir rejimin dünya petrol arzını kesmesine izin vermeyeceğiz. İran böyle bir girişimde bulunursa, çok daha sert bir karşılık görecek." ifadelerini kullandı. Orta Doğu'daki askeri hareketliliğin devam etmesi ve arz kesintilerinin sürmesi durumunda Brent petrolün 150 dolara kadar çıkabileceği senaryoları gündemdeydi.
ABD'DE BENZİN FİYATLARI HIZLA YÜKSELDİ
Analistler, petrol fiyatlarındaki her 1 dolarlık artışın ABD'de pompada fiyatları yaklaşık 2,5 sent etkilediğini söylüyor. Amerikan Otomobil Birliği (AAA) verilerine göre, ABD'de benzinin ortalama fiyatı geçen haftaya göre yüzde 16 artarak galon başına 3,48 dolara ulaştı. Bir hafta önce ortalama fiyat galon başına 2,99 dolarken, bir ay önce ise 2,90 dolardı.
ABD genelinde akaryakıt maliyetleri eyaletlere göre değişiklik gösterirken, en pahalı benzini California kullanıyor. California'da benzinin ortalama fiyatı galon başına 5,20 dolar civarında. California'yı 4,63 dolarla Washington eyaleti, 4,52 dolarla Hawaii izliyor. Nevada ve Oregon'da da ortalama benzin fiyatı galon başına 4 doları aşmış durumda.
Arkansas, Missouri, Oklahoma ve Kansas'ta ise benzinin ortalama fiyatı galon başına 3 doların hemen altında seyrediyor. Petrol fiyatlarındaki artış, binek araçlarda kullanılan benzin, lojistik sektörü için önemli olan dizel ve havacılık sektöründe kullanılan jet yakıtı fiyatlarını da doğrudan etkiliyor.
PETROL FİYATLARINDAKİ ARTIŞ ENFLASYONU NASIL ETKİLİYOR?
Hürmüz Boğazı'nda tankerlerin çıkış yapamaması, dünya genelinde ham petrol arzında daralmaya yol açarak fiyatları yukarı çekiyor. Enerji maliyetlerindeki artış, makroekonomik dengeler açısından da yakından izleniyor. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) yüzde 2 enflasyon hedefi doğrultusunda sıkı para politikası uyguladığı bir dönemde, enerji fiyatlarındaki bu artış enflasyonist baskıyı artırabilir.
Akaryakıt fiyatları, ulaşım maliyetlerini artırarak gıda ve diğer temel tüketim ürünlerinin lojistik maliyetlerini de yükseltme potansiyeline sahip. ABD'de Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ocak ayında yıllık yüzde 2,4 artarak yavaşlama sinyali verse de, enerji fiyatlarındaki uzun süreli artış enflasyonun hedeflenen patikadan sapma riskini artırıyor.
Analistler, çatışmanın kısa sürede yatışması halinde fiyatların birkaç hafta içinde normale döneceğini, ancak ABD'nin "koşulsuz teslimiyet" dışında bir anlaşma kabul etmemesi ve tanker koruma vaatlerine rağmen boğaz trafiğinin hala riskli olması nedeniyle piyasalarda belirsizliğin sürdüğünü belirtiyor.
YÜKSEK PETROL FİYATLARININ ENFLASYONA ETKİSİ, FİYATLARIN SEYRİNE BAĞLI
American Enterprise Institute (AEI) Kıdemli Uzmanı Steven Kamin, yüksek petrol fiyatlarının enflasyona etkisinin, fiyatların ne kadar yüksek kalacağına ve ne kadar süreceğine bağlı olacağını belirtti. Genel olarak, petrol fiyatlarındaki şokların, 1970'lerde olduğu gibi para politikasıyla dengelenmedikçe, enflasyonda ve enflasyon beklentilerinde sürdürülebilir artışlara yol açmayacağını ifade eden Kamin, "Bu nedenle, İran savaşı sona erdiğinde ve petrol fiyatları düştüğünde, enflasyonun yeniden yüzde 2 hedefi doğrultusunda gerilemeye başlayacağını tahmin ediyorum. Bu tahmin, yeni bir gümrük vergisi dalgasının yaşanmayacağını da varsayıyor." dedi.
Kamin, Fed açısından geçici olması beklenen bir petrol fiyatı şokuna yönelik standart stratejinin, "ne sıkılaştırma ne de gevşetme" yönünde bir adım atmak olduğunu belirtti. Fed'in son zamanlarda zaten baskı altında olduğuna işaret eden Kamin, "İstihdam artışı düşerken, enflasyon hedeflerin üzerinde seyrediyor. Bu nedenle, mevcut petrol şokunun Fed'in önümüzdeki birkaç toplantıda faiz oranlarını değiştirmeme eğilimini güçlendireceğini düşünüyorum." ifadelerini kullandı.
ÇATIŞMA UZADIKÇA FİYAT BASKISI ARTACAK
Oxford Economics ekonomistleri Bernard Yaros ve Sara Godfrey tarafından hazırlanan analizde, ABD ekonomisinin dirençli kalacağı ancak petrol fiyatlarındaki artışın düşük ve yüksek gelirli tüketiciler arasındaki farkı daha da belirginleştireceği belirtildi. Olayların benzin talebinin düşük olduğu bir dönemde yaşandığına dikkat çeken analizde, ancak çatışma uzadıkça hanehalklarının yüksek pompa fiyatlarının baskısını daha fazla hissedeceği vurgulandı.
Analizde, yüksek petrol fiyatlarının reel gelir şoku ve artan belirsizlik nedeniyle yatırım ve istihdamı yavaşlatma riski taşıdığına da dikkat çekildi. İran çatışmasına rağmen temel öngörünün, Fed’in yıl ortasına kadar faiz indirimlerine yeniden başlaması yönünde olduğu belirtilen analizde, Fed'in yüksek petrol fiyatlarından kaynaklanan enflasyon artışını tek seferlik bir durum olarak değerlendireceği, ancak şimdiye kadar sakin seyreden uzun vadeli enflasyon beklentilerindeki herhangi bir harekete karşı tetikte olacağı ifade edildi.
Bu durumun petrol fiyatlarındaki dalgalanmanın ne kadar süreceği ve küresel piyasalara etkisinin ne olacağı konusunda önemli bir belirsizlik yarattığı belirtiliyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!