Orta Doğu’da Aramco Saldırısıyla Kartlar Yeniden Dağıtılıyor: Trump, Fidan ve Kalibaf’tan Peş Peşe Kritik Açıklamalar
Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'ın milli petrol şirketi Aramco'ya düzenlediği füze ve İHA saldırıları, Orta Doğu'da askeri ve diplomatik hareketliliği zirveye taşıdı.
Yemen’de varlık gösteren İran destekli Husilerin, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad ile stratejik öneme sahip Yenbu bölgesinde yer alan ulusal petrol şirketi Aramco’ya ait tesislere yönelik gerçekleştirdiği balistik füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları, Orta Doğu’da zaten hassas olan dengeleri yeniden sarstı. Bölgesel güvenlik krizini derinleştiren bu gelişme, küresel enerji piyasalarını ve diplomatik ilişkileri de hareketlendirdi.
Husilerin Aramco Saldırıları ve Koalisyona Karşı Suçlamalar
Saldırıların ardından kameraların karşısına geçen Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri, düzenlenen operasyonların Yemen’e yönelik devam eden hava saldırılarına misilleme olarak gerçekleştirildiğini savundu. Arap koalisyon güçlerine ait Hamis Muşayt ve Taif hava üslerinden Yemen topraklarına bugüne kadar toplam 732 hava saldırısı düzenlendiğini belirten Seri, Suudi Arabistan yönetimini doğrudan suçladı.
Operasyonların ardından hedef alınan bölgelerde yangınlar çıktığını iddia eden Seri, saldırılarda sivil noktaların kesinlikle hedef alınmadığını öne sürdü. Sözcü ayrıca, 15 Eylül tarihinde Mekke yakınlarında engellendiği duyurulan İHA saldırısıyla hiçbir ilişkilerinin bulunmadığını da sözlerine ekledi.

ABD’de Alarm Seviyesi: Trump Programını Yarıda Kesti
Saldırının ardından Washington hattında da hareketli saatler yaşandı. ABD Başkanı Donald Trump, Camp David’deki hafta sonu programını planlanandan çok daha erken tamamlayarak acil koduyla Beyaz Saray’a döndü. Trump’ın bu ani program değişikliği, Husilerin Riyad’a yönelik saldırı üstlendiği açıklamalarının hemen ardından geldi. ABD basınında ve bölgesel diplomatik kaynaklarda, Washington yönetiminin Yemen’deki Husi hedeflerine yönelik olası askeri müdahale seçeneklerini masaya yatırdığı iddia edilse de Beyaz Saray’dan resmi bir operasyon kararı henüz açıklanmadı.
Gelişmeler üzerine ABD Dışişleri Bakanlığı ve bölgedeki Amerikan büyükelçilikleri peş peşe güvenlik uyarıları yayımladı. Irak, Lübnan, Kuveyt ve Bahreyn’deki ABD temsilcilikleri, Orta Doğu’daki gerilimin "beklenmedik bir şekilde tırmanabileceği" konusunda vatandaşlarını uyararak teyakkuza geçilmesi çağrısında bulundu.
Türkiye’den Suudi Arabistan’a Teknik Askeri Destek Mesajı
Yaşanan bu kritik gelişmeleri değerlendiren Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suudi Arabistan’ın toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve kritik altyapı tesislerine yönelik saldırıların kabul edilemez olduğunu vurguladı. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında kurulan Mekke İttifakı kapsamında üye ülkelerin birbirlerine karşı müttefiklik sorumlulukları olduğunu hatırlatan Fidan, ittifakın şu an "iyi bir aşamada" olduğunu belirtti.
Suudi Arabistan’ın, İran ile ABD arasındaki geniş çaplı çatışma ortamının içine çekilmemesi gerektiğinin altını çizen Bakan Fidan, Riyad’ın talep etmesi durumunda Türkiye’nin özellikle teknik alanlarda askeri destek sağlayabileceğini ifade etti. Fidan, "Bu noktada askeri ihtiyaçları özellikle belli teknik konularda olabilir. Bunu da karşılama yönünde bir sıkıntımız olmaz. Cumhurbaşkanımız da sözünün eri olan bir lider. Devlet olarak imza attığımız bir konu var ve bu konuda tam bir dayanışma içerisindeyiz" diyerek Ankara'nın süreci yakından takip ettiğini belirtti.

Trump’ın Masasındaki Üç Seçenek ve İran’ın Hürmüz Boğazı Resti
ABD Başkanı Donald Trump, Fox News kanalına verdiği demeçte İran’a yönelik sert uyarılarda bulunarak karar aşamasında olduğunu ilan etti. Çok uzak olmayan bir gelecekte büyük gelişmelerin yaşanacağını belirten Trump, "Masadaki seçeneklerimiz İran’ı tamamen yok etmek, ekonomik olarak tamamen çürümeye bırakmak ya da yeni bir anlaşma yapmak. Uslu dursalar iyi olur" ifadelerini kullandı. Tahran yönetiminin geri adım atmaması durumunda eyleme geçmek için fazla zaman kalmadığına dikkat çeken Trump, Birleşmiş Milletler (BM) toplantısında İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile görüşmeye de açık olduğunu ifade etti.
Amerika’dan gelen bu tehditkar açıklamalara İran kanadından yanıt gecikmedi. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ülkesinin meşru hakları tanınmadığı ve ABD taahhütlerini yerine getirmediği sürece stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nın açılmayacağını duyurdu. Resmi haber ajansı IRNA'ya konuşan Kalibaf, diplomaside akılcı ve pazarlığa kapalı bir duruş sergilediklerini, şartlarının aracılar vasıtasıyla Washington’a iletildiğini belirterek, "Şartlarımız karşılanmadığı sürece hiçbir şekilde müzakerelerden önceki döneme dönülmeyecek" diyerek rest çekti.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!