Orta Doğu'da Artan Gerilim Tarım Ürünleri Fiyatlarını Yükseltti
Orta Doğu'da artan gerilim, tarım emtia fiyatlarını etkiledi. Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik endişeleri, enerji ve gübre maliyetlerinde artışa yol açtı.
Orta Doğu'da yükselen gerilim, Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik risklerini artırarak tarım emtialarının maliyetlerini etkiledi. Bu durum, küresel tarım piyasalarında enerji, gübre ve taşımacılık masraflarında yeni bir dalga yarattı ve bu da üreticilerin ekim tercihlerini değiştirerek ürün rotasyonlarını yeniden düzenlemelerine yol açtı.
Piyasalarda sadece ürün arzı endişeleri değil, aynı zamanda artan enerji ve navlun maliyetlerinin tarımsal üretim zinciri üzerindeki geniş kapsamlı etkileri de fiyatlamalarda etkili oldu.
Yüksek nitrojen gübresi maliyetleri, mısır ve buğday gibi daha fazla girdi gerektiren ürünler yerine, daha az gübreye ihtiyaç duyan soya fasulyesi gibi ürünlere yönelimi hızlandırabilir. Yatırımcıların beklentilerine göre ABD'de mısır ekim alanı daralırken, soya fasulyesi ekim alanının artması bekleniyor.
Bu gelişmelerle birlikte tarım emtialarının spot fiyat hareketlerini izleyen ve buğday, mısır, soya fasulyesi gibi temel tarım ürünlerini içeren S&P GSCI Agriculture Spot Endeksi (SPGSAG), savaş sürecinde yaklaşık yüzde 4,1 oranında yükseldi.
Endeks, 27 Şubat'taki 354,47 seviyesinden 27 Mart'ta 368,83 seviyesine çıktı.
Chicago Ticaret Borsası'nda kile başına fiyatlarda buğdayda yüzde 2,3, mısırda yüzde 4,1 ve pirinçte yüzde 3,2 oranında artış görülürken, soya fasulyesi yüzde 0,3 geriledi.
ABD'de Intercontinental Exchange'te libre bazında fiyatlar şekerde yüzde 13,7, pamukta yüzde 7,3 ve kahvede yüzde 6 artarken, kakaonun ton başına fiyatı yüzde 11,9 arttı.
Bu gelişmelerin çiftçilerin girdi maliyetlerini yükseltmesiyle, tarım emtia fiyatları üzerinde uzun vadeli bir yukarı yönlü baskı oluşturabileceği değerlendiriliyor.
"Küresel Tarım Enflasyonu Kapıda"
Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Rahmi İncekara, petrol ve gübre fiyatlarındaki artışın tarım emtialarına etkilerini değerlendirdi. Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlerin neredeyse durma noktasına gelmesinin küresel enerji ve gübre piyasalarında şok yarattığını belirten İncekara, artan maliyetlerin çiftçilerin üretimini ve küresel gıda arz güvenliğini tehdit ettiğini vurguladı.
İncekara, Hürmüz Boğazı'nın küresel gübre ticaretinin merkezi olduğunu belirterek, "Gübrelerin yaklaşık yüzde 33'ü bu rotadan geçiyor. Katar, İran, BAE, Suudi Arabistan ve Bahreyn, dünya üre ihracatının yarısını sağlıyor. Azot ve fosfor içeren, yüksek verim sağlayan amonyumlu gübrelerden diamonyum fosfatın yüzde 20'si, monoamonyum fosfatın yüzde 10'u, amonyakın yüzde 25'i, kükürtün yüzde 30'u bu rotadan sevk ediliyor. Boğazın kapanması küresel tedarik zincirinde aksamalara ve fiyat artışlarına neden oluyor." dedi.
İncekara, 27 Şubat 2026'da ton başına 482,50 dolar olan üre fiyatlarının, mart ortası itibarıyla yüzde 50 artarak 720 dolara ulaştığını belirtti.
Artan enerji maliyetleri ve sigorta primlerinin dev tesisleri üretime ara vermeye yönelttiğini söyleyen İncekara, "Dünyayı yeni bir tarım enflasyonu bekliyor. Gübre, üre ve enerji hatlarındaki kesintiler, Rusya-Ukrayna krizinden daha derin bir gıda şoku riski doğurdu." diye ekledi.
Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyatların durmasıyla küresel nitratlı gübre arzının yüzde 38'inin, fosfatlı gübre arzının yüzde 20'sinin kesintiye uğradığını söyleyen İncekara, azot, fosfor ve potasyum arzındaki aksamanın küresel rekolte tahminlerinde geri dönülemez düşüşlere yol açabileceğini belirtti.
İran, Suudi Arabistan, Katar, BAE ve Bahreyn'in küresel azotlu gübre piyasasının en büyük tedarikçileri olduğunu belirten İncekara, ekim sezonunun başlamasıyla sevkiyat hatlarındaki aksamanın tarımsal verimliliği ve gıda arzını doğrudan etkileyebileceğini, üre ihtiyacının yüzde 60'ından fazlasını Orta Doğu'dan tedarik eden Avustralya'da stokların nisan ortasında tükenebileceğini ifade etti.
BM Gıda ve Tarım Örgütü'ne göre buğday ve pirinç fiyatlarında yüzde 40-50, mısırda yüzde 30-45, ayçiçek yağında yüzde 25-35, şekerde yüzde 20 fiyat artışı öngörülüyor. İncekara, Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlerin durmasının Körfez'de 100 milyon insanı tedarik kriziyle karşı karşıya bıraktığını dile getirdi.
"Alternatif Ticaret Yolları Bulunmazsa Süreç Sınırlı Kalmayacak"
Selçuk Üniversitesi'nden Prof. Dr. Zeki Bayramoğlu, küresel ekonominin en kırılgan alanlarından birinin tarım ve gıda olduğunu belirterek, "Bir aylık dönemde resmi gıda endeksleri savaşın etkisini tam yansıtmadı. Ancak enerji, deniz taşımacılığı ve gübre piyasalarında sert fiyat hareketleri yaşandı. Bu nedenle görülen tablo direkt 'gıda fiyatları patladı' değil, 'gıda fiyatlarında ikinci tur şokun altyapısı oluştu' şeklinde okunmalı." dedi.
İlk ayda en sert fiyat tepkisinin gübre piyasasında görüldüğünü belirten Bayramoğlu, "Alternatif ticaret yolları bulunmazsa süreç sadece enerjiyle sınırlı kalmayacak. Gübre, yem, tahıl, bitkisel yağ ve hayvansal protein zincirleri baskı görecek. Eğer gerilim uzar ve alternatif ticaret yolları devreye giremezse, küresel ekonomi arz şoku+enflasyon+zayıflayan büyüme denklemine girebilir." değerlendirmesinde bulundu.
"Gübre Fiyatlarındaki Artış Gıda Fiyatlarını Etkileyecek"
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi'nden Dr. Kenan Aslanlı, Hürmüz Boğazı'nın kapanması ve enerji altyapılarına saldırıların Basra Körfezi'nden ham petrol, LNG, gübre ve metal ihracatını durma noktasına getirdiğini belirtti.
Körfez ülkelerinin azotlu gübreler, kükürt, alüminyum gibi kritik ürünlerin üretiminde önemli olduğunu ifade eden Aslanlı, gübre fiyatlarındaki artışın tarım ürünleri verimliliği ve küresel gıda fiyatları üzerinde olumsuz etkisi olacağını söyledi.
Aslanlı, "Gübre sektöründe stratejik rezervlerin bulunmaması arz kesintilerinin yönetilmesini zorlaştırıyor." diye ekledi.
"Tarım Piyasalarında Henüz Geniş Çaplı Kriz Yok"
ORSAM'dan Dr. Kaan Devecioğlu, savaşın ilk ayının enerji ve deniz ticareti üzerinden küresel ekonomi üzerinde şok etkisi yarattığını belirtti.
Hürmüz Boğazı'nda artan risk algısı ve saldırı tehditlerinin sigorta primlerinde artışa neden olduğunu ifade eden Devecioğlu, "Bu durum sadece enerji sevkiyatlarını değil, konteyner ticaretini de etkileyerek teslim sürelerini uzatıyor. Gübre ve yakıt maliyetlerindeki artış, Afrika ve Güney Asya'da gıda fiyatlarını artırıyor." dedi.
Devecioğlu, savaşın uzaması halinde maliyet artışının yapısal hale geleceğini belirterek, "Tarım piyasalarında tahıl ve gübre fiyatlarında yukarı yönlü beklenti var, henüz geniş çaplı arz krizi yaşanmadı. Ancak savaş uzarsa etkiler büyüyecektir." ifadelerini kullandı.
27 Şubat ve 27 Mart arasında emtia fiyatları ve değişimleri (dolar) şöyle:
| Emtialar | 27 Şubat (Dolar) | 27 Mart (Dolar) | Değişim (yüzde) |
|---|---|---|---|
| Buğday (kile) | 5,9150 | 6,0500 | 2,3 |
| Soya fasulyesi (kile) | 11,7075 | 11,5925 | -1 |
| Mısır (kile) | 4,4850 | 4,6200 | 3 |
| Pirinç (kile) | 10,745 | 11,09 | 3,2 |
| Şeker (libre) | 0,1389 | 0,1587 | 14,3 |
| Pamuk (libre) | 0,6561 | 0,6946 | 5,9 |
| Kahve (libre) | 2,8075 | 3,0105 | 7,2 |
| Kakao (ton) | 2888 | 3165 | 9,6 |
| S&P GSCI Agriculture endeksi | 354,47 | 368,83 | 4,1 |
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!