Orta Doğu'da Gerilim Tırmanıyor: İsrail ve ABD'nin Planları Ortaya Çıktı
Orta Doğu'da gerilim tırmanıyor: İsrail ve ABD'nin planları ifşa oldu.
Orta Doğu'da bir aydır süren çatışmalar, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlamış, bölgedeki tansiyon her geçen gün artarken, Hürmüz Boğazı çevresindeki stratejik çatışmaların şiddeti de dikkat çekiyor.
Türkiye, bölgedeki huzursuzluğu yatıştırmak için diplomatik çabalarını sürdürürken, İsrail'in ise bölgeyi istikrarsızlaştırarak kendi yayılmacı politikalarını uygulamaya koyduğu görülüyor. Bu gelişmeler, sadece bölgedeki değil, aynı zamanda küresel güvenlik denklemlerini de etkiliyor.
ABD ve İsrail’in, Hürmüz Boğazı’ndaki kontrolü ele geçirerek Körfez ülkelerini savaşa çekme planları ortaya çıkarken, Türkiye ise diplomatik yollarla bölgesel bir krizden kaçınmaya çalışıyor.
Deneyimli gazeteci Kemal Öztürk, bu savaşın seyrine dair önemli değerlendirmelerini Haber7 aracılığıyla paylaştı.
Öztürk, çatışmaların yoğunluk merkezinin giderek Hürmüz Boğazı çevresine kaydığına işaret etti.
“HÜRMÜZ’DEKİ GERGİNLİK KRİTİK DÜZEYDE”
Öztürk, “Hürmüz Boğazı şu an savaşın en kritik noktası. Buradaki çatışmaların yoğunluğu artmış durumda” dedi.
ABD'nin bölgedeki hedeflerine değinen Öztürk, “Hürmüz’ü kontrol etmeden Amerika’nın zafer ilan etmesi mümkün değil. Bu bölgeyi ele geçirmek istiyorlar. İran ise kaybetmenin büyük bir yıkım olacağını bildiği için sonuna kadar direnecektir” ifadelerini kullandı.

“KÖRFEZ ÜLKELERİ HEDEFTE”
İsrail ve ABD’nin bölgeyi daha geniş çaplı bir savaşa sürüklemek istediğini belirten Öztürk, “Hürmüz kontrolü için Körfez ülkelerini savaşa dahil etmeye çalışıyorlar. Bu, hem bizim hem de bölge için büyük bir tehlike” dedi.
Savaşın yayılma ihtimaline dikkat çeken Öztürk, “Bu çatışmaların başka alanlara sıçraması, krizin çözümünü daha da zorlaştıracak” dedi.
“TÜRKİYE DİPLOMATİK GİRİŞİMLERDE BULUNUYOR”
Türkiye’nin aktif bir diplomasi yürüttüğünü belirten Öztürk, “Türkiye bu krizi engellemek için çalışıyor.
Dışişleri Bakanı, Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistanlı mevkidaşlarıyla sürekli temas halinde. Bu krizin çözümü ana gündem maddesi” dedi.
Bölgedeki iş birliğinin de önem taşıdığını söyleyen Öztürk, “İkinci önemli konu ittifaklar. Türkiye’nin yaklaşımı gerçekçi ve stratejik” ifadelerini kullandı.

“MANİPÜLASYONLARA KARŞI DİKKATLİ OLUNMALI”
Öztürk, sürece zarar verebilecek hamlelere karşı uyarıda bulunarak, “İsrail mevcut dengeyi bozmak için her türlü manipülasyonu yapıyor, bu çabalarını Amerika üzerinden de yürütüyor” dedi.
“MEZHEP ÇATIŞMALARI TEHLİKESİ”
İç kamuoyundaki mezhep tartışmalarının da risk taşıdığını belirten Öztürk, “Türkiye’deki Şii-Sünni tartışmaları, İsrail’in işine yarar. İç birlik bozulur ve İran ile Körfez ülkeleriyle ilişkiler zarar görebilir” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu konuda uyarılarda bulunduğunu hatırlatan Öztürk, “Mezhepsel tartışmalara girmememiz gerekiyor. Bu tür tartışmaları engellemek önemli. Akıllıca bir strateji değil” ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE’NİN STRATEJİK KONUMU”
Kemal Öztürk, Türkiye’nin bölgedeki eşsiz konumuna dikkat çekerek, “Mezhepsel önyargılara kapılmayan, İran ve Suudi Arabistan ile diyalog kurabilen tek ülkeyiz. Herkese eşit mesafede duran bir yapımız var” diye belirtti.
Tarihi bir miras olan bu yaklaşımın önemini vurgulayan Öztürk, “Bu, Osmanlı’dan gelen bir kültür. Bu özelliğimizi kaybetmememiz gerekiyor” dedi.

“MEDYANIN ÖNEMİ VE ETKİSİ”
Kemal Öztürk, Türk medyasında kullanılan dilin uluslararası etkilerine dikkat çekerek şöyle devam etti:
“Türkiye’deki Şii ya da Selefi karşıtı söylemler Arap medyasında yankı buluyor.
İsrail, bu tür söylemleri yayıyor ve ‘Türkler İran’a ya da Körfez’e düşman oldu’ algısı yaratıyor.
Hiç kimseye sansür uygulanamaz ama herkesin dikkatli olması gerekir.
Akıllıca hareket etmeliyiz.
Bir yazı ya da haber sıradan bir şey değil. Türkiye medyasının haberleri Ortadoğu'da, İran’da ve Amerika’da alıntılanarak kullanılıyor. Herkes kendi amaçları için kullanıyor.
Türkiye’nin geleneksel denge politikasını destekleyen bir dil kullanılırsa kimse sizi farklı bir yere çekemez.”
Kemal Öztürk, hem Türkiye’nin hem de İsrail’in stratejilerini detaylandırdı:
TÜRKİYE’NİN STRATEJİSİ
Savaşı durdurmayı hedefle
Çatışmaların yayılmasını önle
Müslüman ülkeler arasındaki çatışmaları engelle, güç kaybını durdur
Mezhep, etnik, dini çatışmaları önle
İran, Irak, Suriye, Lübnan’ın parçalanmasına izin verme
Filistin devletinin kurulmasını sağla, toprakların insansızlaşmasını önle
İsrail’in yayılmacılığına her yerde karşı çık
ABD’yi reel politikaya zorla
İran’ın Rusya ve Çin’e, Körfezin ABD/İsrail hattına ittirilmesine izin verme, ilişkileri sıcak tut
Müslüman ülkeler arasında güvenlik ve savunma paktı oluştur
Savunma, güvenlik, ekonomi, diplomasi ve teknoloji alanında güçlen, bölgede güç odağı oluştur
Avrupa ile ilişkileri güçlendir, denge oluştur
Rusya ve Çinle dengeli ilişkiyi artır
İç cepheyi tahkim et, milli bilinci artır, vatandaşı ekonomik olarak rahatlat
Terörsüz Türkiye projesini sonuçlandır, terörsüz bölge düzeyine geç.
Türkiye’yi her türlü tehdide karşı hazırla
İSRAİL’İN STRATEJİSİ :
Savaşı uzat, bölgedeki tüm ülkeler yıpransın
Körfez ülkelerini savaşa sok, Şii Sünni kavgasını körükle
Arabistan’la İran’ın savaşına Pakistan’ı müdahil et, Pakistan’da Şiileri ayaklandır
Kürtleri İran’a sok, İran Türkleriyle çatıştır, Kürt Türk çatışmasını körükle
Irak’ta Kürtlerle Haşdi Şabiyi savaştır, Arap Kürt çatışmasını körükle
Suriye’yi, Irak'ta Şiilerle savaşa sok
Lübnan’ın yarısını, Suriye’nin bir bölümünü, Batı Şeria’nın tamamını işgal et, Gazze’yi ilhak et, Filistinlileri sür
Türkiye’yi göç dalgaları ve mezhep kavgalarıyla yıprat, İran’la savaştır
Bölgeyi kaosa sürükle, tüm Müslüman ülkeleri birbirine düşür
Büyük İsrail devletini kur
BİR AYLIK ÇATIŞMA BİLANÇOSU
Bir aylık çatışma süresince, ABD-İsrail saldırılarında İran'da, aralarında 260 çocuk ve 240 kadının bulunduğu toplam 1937 kişi hayatını kaybetti, 24 bin 800 kişi yaralandı. İran Kızılayı'nın açıklamasına göre, 71 bin 356 konut ve 20 bin 399 ticari birim olmak üzere toplamda 92 bin 662 sivil yapı, 290 sağlık merkezi, 600 okul, 46 ambulans ve 3 ambulans helikopter saldırılarda zarar gördü.
ABD-İsrail saldırılarının yanı sıra, Tahran’daki Gülistan Sarayı, İsfahan’daki Çehel Sütun ve Senendec’deki Asef, Salar-ı Said ve Hüsrevabad gibi birçok tarihi eserin zarar gördüğü açıklandı.
İsrail'e göre, İran’ın Tel Aviv, Hayfa, Kudüs, Dimona, Arad ve Eilat’a yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarında 19 kişi hayatını kaybetti, 5 bin 492 kişi yaralandı.

İran'ın ABD üslerine yönelik saldırılarında ise ABD’nin açıklamasına göre 13 asker hayatını kaybetti, 300’den fazla kişi yaralandı.
Irak'ta ise büyük kısmı İran yanlısı gruplara yönelik ABD-İsrail saldırılarında 96 kişi yaşamını yitirdi.
BAE’de 11, Kuveyt’te 6, Umman’da 3, Suudi Arabistan’da 2, Bahreyn’de 3 kişi hayatını kaybetti.
İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarında şu ana kadar 1180’den fazla kişi yaşamını yitirdi, 3 bin 229 kişi yaralandı.
Hürmüz Boğazı'nda kilit açıldı! İran’dan Pakistan’a beklenmedik jest
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!