Orta Doğu'daki Gerginlik Kömür Fiyatlarını Yükseltti
Orta Doğu'daki gerilim, enerji piyasalarında dalgalanmalara yol açarak kömür fiyatlarının yükselmesine neden oldu.
Başkent Ankara'dan Bildirildi
ABD ve İsrail'in 27 Şubat'ta İran'a karşı başlattığı saldırılar, İran'ın karşı hamleleriyle birlikte bölgede gerilimi tırmandırarak enerji piyasalarında ciddi dalgalanmalara neden oldu. Bu gelişmeler, enerji tedariği üzerinde risk oluşturarak küresel ölçekte enerji maliyetlerini artırdı.
Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol ve doğal gaz sevkiyatına yönelik endişeler, gaz fiyatlarının yükselmesine neden olurken, artan ulaşım maliyetleri ve taşımacılıktaki gecikmeler kömür fiyatlarını da yukarı çekti. Bu durum, Newcastle ve Rotterdam borsalarında rekor seviyelerde artışlara yol açtı.
Asya piyasalarında referans olarak alınan Newcastle kömür vadeli işlemleri, 27 Şubat'ta ton başına 115,80 dolardan kapanış yaptı. Ancak 9 Mart itibarıyla bu fiyat 138 dolara kadar yükseldi ve Aralık 2024'ten bu yana en yüksek seviyeyi gördü. 10 Mart kapanışında ise ton başına 133,65 dolar olarak kaydedildi.
API2 Rotterdam Kömürü, 27 Şubat'ta ton başına 106 dolardan işlem görürken, 9 Mart'ta bu rakam 132 dolara çıktı. Bu seviye, Mayıs 2023'ten beri görülen en yüksek değer oldu. 10 Mart günü ise kapanış fiyatı ton başına 121 dolar olarak belirlendi.
Ember Türkiye ve Kafkaslar Bölge Lideri Ufuk Alparslan, Anadolu Ajansı'na verdiği demeçte, mevcut jeopolitik krizin doğal gaz fiyatlarında ciddi artışlara neden olduğunu belirtti.
Alparslan, Mart ayında Avrupa Birliği'nde doğal gaz santrallerinde üretilen elektriğin maliyetinin yüzde 51 arttığını ifade ederek, "Bazı ülkelerde kömür ve gaz, elektrik üretiminde birbirinin yerine kullanılabilecek yakıtlar olarak değerlendiriliyor. Gazdan elektrik üretimi pahalılaştıkça, üreticiler kömüre yönelme eğilimi gösterebilir. Kömür fiyatlarının yükselmesinde bu yakıt ikamesinin etkili olmuş olması muhtemeldir. Ancak bu durum, kömürün stratejik öneminin teyidinden çok, fosil yakıt piyasalarındaki dalgalanmaların bir yansıması olarak ele alınmalıdır." dedi.
Geçtiğimiz yıl, kömürden elektrik üretimi kömüre bağımlı ülkelerde dahi azalma gösterdi. Alparslan, dünyanın en büyük kömür bazlı elektrik üreticisi konumundaki Çin ve Hindistan'ın yanı sıra Almanya ve Polonya'daki üretim düşüşlerinin de bu eğilimi desteklediğini aktardı.
"Yenilenebilir Enerji, Enerji Güvenliğini Artırır"
Alparslan, fosil yakıt fiyatlarındaki dalgalanmalar ve gaz ile kömürün jeopolitik şoklara karşı kırılganlığının, ithalata bağımlı ülkelerde enerji güvenliği risklerini artırdığını belirtti. "Yenilenebilir enerji sistemleri başlangıçta yüksek yatırım maliyetleri gerektirir ancak düşük işletme maliyetleri ile öne çıkar. Bu nedenle, yenilenebilir enerjiye öncelik veren bir politika, küresel yakıt piyasalarındaki dalgalanmalara maruziyeti azaltır ve uzun vadede enerji güvenliğini güçlendirir." ifadelerini kullandı.
Alparslan, Türkiye'nin de küresel kömür fiyatlarındaki artıştan etkilendiğini söyleyerek, "2025 yılında Türkiye, elektrik üretiminin yaklaşık üçte ikisini ithal kömürden sağladı. Bununla birlikte, yerli kömürün enerji içeriği düşük ve mevcut linyit santrallerinin çoğu eski. İthalata dayalı bu yapı ve jeopolitik risklerin artırdığı fosil yakıt fiyat dalgalanmaları, Türkiye'nin enerji politikasında yenilenebilir enerjiyi genişletmenin stratejik önemini daha da artırıyor." dedi.
Ulusal Enerji Analizi Merkezi Araştırmacısı Lars Schernikau, kömür fiyatlarındaki yükselişin nedenlerinden birinin de doğal gaz fiyatlarındaki keskin artış ve sevkiyat rotalarının uzamasıyla artan navlun maliyetleri olduğunu belirtti.
Schernikau, "Orta Doğu'da fiziksel arz sorunları nedeniyle gaz fiyatlarının keskin bir şekilde yükselmesi, tüm enerji kompleksinde fiyatları artırıyor ve bu kömürü de kapsıyor." açıklamasında bulundu.
Schernikau, kömürün elektrik üretiminde düşük maliyetli, güvenli ve istikrarlı bir kaynak olduğuna dikkat çekerek, "Ülkelerin jeolojik ve jeopolitik koşullarına göre çeşitli enerji kaynaklarından oluşan bir portföyü olmalıdır. Ucuz, güvenilir ve uygulanabilir alternatifler olmadan kömürün enerji karışımından tamamen çıkarılması mümkün değildir. Kömürü sistemden ne kadar hızlı çıkarmaya çalışırsak, elektrik sistemlerimiz o kadar maliyetli ve daha az güvenilir hale gelir." dedi.
Schernikau, ülkelerin çeşitli risklere karşı güvence olarak uzun vadeli enerji portföylerinde kömürün payını artırması gerektiğini ifade ederek, "Bu, sadece jeopolitik sebeplerle değil, aynı zamanda enerji sistemlerinin maliyetlerini düşük tutmak ve elektrik şebekelerini istikrarlı ve güvenli kılmak açısından da önemlidir." şeklinde konuştu.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!