Petrol Fiyatlarındaki Dev Artış ABD Ekonomisini Sürüklüyor: Enflasyon, Faiz ve Seçim Kıskacında Washington
Küresel piyasalarda 100 doları aşan petrol fiyatları, ABD'de akaryakıt maliyetlerini zirveye taşıyarak enflasyonu körüklüyor ve kritik seçimler öncesi baskıyı artırıyor.
Küresel enerji piyasalarında kartların yeniden dağıtılmasına yol açan gelişmeler, petrol fiyatlarını yeniden üç haneli seviyelere taşıdı. Hürmüz Boğazı'nda tırmanan askeri gerilim ve Suudi Arabistan merkezli arz kesintileri, dünya genelinde enerji maliyetlerini yukarı yönlü tetikliyor. ABD'nin 5 İran petrol tankerini hedef almasının ardından, İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun 9 Eylül tarihinde Hürmüz Boğazı'nda 2 ABD gemisi ile 8 tankere yönelik saldırı gerçekleştirdiğini duyurması piyasalarda şok etkisi yarattı. Suudi Arabistan'daki kritik enerji tesislerine düzenlenen saldırıların da eklenmesiyle, Brent petrolün varil fiyatı aynı gün yüzde 3'ten fazla değer kazanarak 22 Mayıs'tan bu yana ilk kez 100 doların üzerine çıktı.
Hürmüz Boğazı'ndaki Çatışmalar ve Arz Kesintilerinin Küresel Etkisi
Küresel petrol piyasalarında yaşanan arz sıkışıklığı, Suudi Arabistan'ın Hürmüz Boğazı'na alternatif en önemli rotası olan Doğu-Batı Petrol Boru Hattı'nın saldırılar sonucu devre dışı kalmasıyla daha da kronik bir hal aldı. Hattın faaliyetlerinin durdurulmasının ardından bazı rafinerilere yönelik sevkiyatlarda gecikmeler yaşanacağının duyurulması, Brent petrolün varil fiyatını yüzde 6'nın üzerinde bir artışla 107,63 dolara kadar yükseltti.
Fiili sevkiyatlarda yaşanan bu aksamalar, fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskıyı doğrudan destekliyor. Piyasa uzmanlarından edinilen bilgilere göre, salı günü Avrupa'ya eylül ayında yapılması planlanan bazı petrol teslimatları tamamen iptal edildi. Enerji analistleri, boru hattındaki kesintinin sürmesi durumunda küresel petrol arzının yüzde 4'e yakın bir kısmının ciddi risk altına girebileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.
ABD'de Akaryakıt Rekorları Enflasyonu ve Fed'i Tetikliyor
Petrol piyasasındaki bu sert yükselişler, pompa fiyatları aracılığıyla doğrudan Amerikalı tüketicilerin bütçesini sarsıyor. Amerikan Otomobil Birliği (AAA) tarafından açıklanan verilere göre, ülke genelinde benzinin ortalama galon fiyatı 17 Eylül itibarıyla 4,44 dolara ulaşarak geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 38,7 oranında artış gösterdi. Motorin fiyatlarındaki tablo ise çok daha ağır oldu; geçen yıl aynı dönemde 3,70 dolar olan motorinin galon fiyatı, rekor kırarak 6,40 dolara fırladı.
Akaryakıt maliyetlerindeki bu tarihi artışlar, ABD'deki enflasyonist baskıyı da doğrudan besliyor. ABD'de Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ağustos ayında aylık bazda yüzde 0,4, yıllık bazda ise yüzde 3,4 artış kaydederken, benzin fiyatlarında yaşanan yüzde 3,9'luk yükseliş, aylık enflasyon artışının üçte birinden fazlasını tek başına oluşturdu.
Yüksek enerji maliyetlerinin ulaştırma ve üretim kanallarıyla genel bir fiyat artışına dönüşmesi, ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikasını sertleştirmesine neden oldu. Fed, dün gerçekleştirdiği toplantıda 2023 yılından bu yana ilk kez faiz artırım kararı alarak politika faizini 25 baz puan yükseltti ve yüzde 3,75-4 aralığına çekti. Bu adım doğrudan arz sıkıntısını çözmese de borçlanma maliyetlerini artırarak ekonomik aktiviteyi yavaşlatmayı ve güçlenen dolar üzerinden küresel petrol talebini baskılayarak fiyatları dengelemeyi amaçlıyor.
Yaklaşan Ara Seçimler Öncesinde Beyaz Saray'da Enerji Alarmı
Yüksek akaryakıt fiyatlarının yarattığı ekonomik tahribat, 3 Kasım'da gerçekleştirilecek Kongre ara seçimleri öncesinde Washington'daki siyasi tansiyonu da zirveye taşıdı. Beyaz Saray yönetimi, tüketiciler ve işletmeler üzerindeki mali yükü hafifletmek amacıyla ülkenin petrol rafinaj kapasitesini artırmak için Savunma Üretim Yasası'nı devreye sokmayı planlıyor.
Bu süreçte ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamaları piyasaların yönü üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. Petrolün 100 doları aştığı 9 Eylül'de Trump, İran ile yaşanan çatışmaların 3 Kasım'daki seçimlerin hemen ardından son bulacağını öne sürdü. İran'ın seçim sürecini sabote etmeye çalıştığını belirten Trump, Hürmüz Boğazı'nda ABD donanmasının tam kontrolü elinde bulundurduğunu ve savaşın bitmesiyle benzin fiyatlarının hızla gerileyeceğini savundu. Trump, ilerleyen günlerde savaşın seçimlerden önce de bitebileceğini söyleyerek, ABD'nin İran'a karşı henüz tüm askeri gücünü kullanmadığını iddia etti ve 13 Eylül'de fiyatların düşeceği yönündeki mesajlarını yineledi.
Diğer yandan, ABD Temsilciler Meclisinde Amerikan askeri güçlerinin İran'daki çatışma bölgelerinden çekilmesine yönelik yasa tasarıları, savaşın ekonomik maliyetleri ekseninde tartışılmaya devam ediyor. Trump'ın 14 Eylül'de İran'ın Washington ile hızlı bir anlaşma arayışında olduğunu iddia etmesi üzerine, gün içinde yüzde 5 değer kazanarak 109,80 doları gören Brent petrol, bu açıklamaların ardından kazançlarını geri vererek günü yüzde 1 artışla 105,68 dolardan kapattı. Ancak İran kanadı, ABD yaptırımları ve şartları karşılanana kadar herhangi bir müzakerenin yapılmayacağını yineleyerek kapıları kapattı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!