Prof. Dr. İrfan Koca'dan Kronik Ağrıların Kaynağı Üzerine Önemli Uyarılar
Prof. Dr. İrfan Koca, kronik ağrıların vücut üzerindeki etkilerini ve tedavi yöntemlerini açıkladı.
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon alanında uzman olan Prof. Dr. İrfan Koca, kronik ağrı problemleri yaşayan bireyler için hayati bir uyarıda bulundu.
Prof. Dr. Koca, rutin tıbbi muayenelerde genellikle göz ardı edilen, geçmiş ameliyatların ve diş ya da iç organ sorunlarının vücudun mekanik yapısı üzerindeki etkilerini açıkladı.
Ağrı Kaynağı Her Zaman Belirgin Olmayabilir
Ağrıların her zaman hissedilen bölgede başlamadığını ifade eden Prof. Dr. İrfan Koca, vücuttaki tüm sistemlerin birbiriyle ilişkili olduğunu belirterek bu önemli konuya dikkat çekti. “Genellikle muayenelerde yalnızca ağrıyan bölge inceleniyor; diz ağrısı varsa diz, bel ağrısı varsa bel kontrol ediliyor. Ancak, geçmişte geçirilen sezaryen, apandisit, safra kesesi veya fıtık ameliyatları gibi operasyonlar, fasya adı verilen bağ dokusu ağı üzerinde yapışıklıklara neden olabilir. Bu durum, ameliyat bölgesinden çok uzakta yer alan eklemlerde bile kronik ağrıya yol açabilir” dedi.
Otonom Sinir Sistemi ve Diş Problemleri
Prof. Dr. Koca, cerrahi operasyonların yanı sıra diş sorunlarının da vücutta bozucu odaklar oluşturarak sistem üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini vurguladı. “Geçmiş ameliyatlar, diş çürükleri, gömülü dişler veya hatalı diş tedavileri otonom sinir sistemini etkileyebilir. Bu, vücudun kendini onarma mekanizmalarını bozarak, direkt ilişkili görünmeyen farklı bölgelerde kronik ağrılara neden olabilir” ifadelerini kullandı.
Zincirleme Mekanik Etkiler
Prof. Dr. Koca, ameliyat sonrası doku sertleşmeleri veya çiğneme sistemindeki dengesizliklerin vücut dengesizliğine yol açabileceğini belirtti. “Bu durum, bireylerin farkında olmadan duruşlarını değiştirmelerine ve zamanla farklı bölgelerde mekanik gerginliklerin gelişmesine neden olabilir” dedi.
Kök Nedeni Bulmak Tedavide Önemlidir
Prof. Dr. Koca, sadece ağrı kesiciler ya da lokal tedavilerle bu tür karmaşık problemlerin kalıcı olarak çözülemeyeceğini belirtti. Manuel terapi, fasyal gevşetme ve nöral terapi gibi yöntemlerle hem mekanik yapışıklıkların hem de sinir sistemi üzerindeki bozucu etkilerin ele alınması gerektiğini söyledi.
“Hastalarımızı değerlendirirken yalnızca şikâyet edilen bölgeye odaklanmıyoruz; hastanın geçirdiği cerrahi operasyonlar, diş geçmişi ve iç organlara ilişkin klinik bulguları da potansiyel kök nedenler olarak değerlendiriyoruz. Otonom sinir sistemi ile doku gerginliğini birlikte ele aldığımızda, diz, boyun ya da baş ağrısı yaşayan hastalarda daha kalıcı ve bütüncül bir iyileşme sağlamayı hedefliyoruz” açıklamasını yaptı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!