Kısaca
- Okyanusların iklim krizinin yükünü taşıdığını belirten Prof. Dr. Salihoğlu, denizlerdeki ısınma ve asitlenmenin ekosistem ile ekonomi için risk oluşturduğunu belirtti.
- Küresel ölçekte deniz yüzey sıcaklıklarının rekor seviyelere ulaştığını belirten Salihoğlu, okyanusların son 20 yıldır her yıl insanlığın yıllık enerji kullanımının yaklaşık 18 katı kadar ısıyı emdiğini ifade etti.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) İklim Merkezi ve Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Salihoğlu, 24 Eylül 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, okyanusların iklim değişikliğinin en büyük tampon sistemi olduğunu ancak bu kapasitenin hızla zorlandığını bildirdi. Küresel ölçekte deniz yüzey sıcaklıklarının rekor seviyelere ulaştığını belirten Salihoğlu, okyanusların son 20 yıldır her yıl insanlığın yıllık enerji kullanımının yaklaşık 18 katı kadar ısıyı emdiğini ifade etti.
Denizlerdeki sıcaklık artışı hangi bölgelerde yoğunlaşıyor?
Küresel ortalamada 0,6 ila 1,5 derece arasında değişen sıcaklık artışlarının bölgesel denizlerde daha belirgin olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Salihoğlu, Akdeniz havzasının yüzde 98'inde ısınma gözlendiğini belirtti. Salihoğlu, "Akdeniz'de 1,1 ila 1,4 derece, Mersin ve İskenderun körfezlerinde 2 ila 2,5 derece, Marmara'da yaklaşık 2 derece, Karadeniz’in doğusunda 2 ila 2,5 derece artış var. Ege'de ise artış soğuk su akıntıları nedeniyle 1 derecelerde" açıklamasında bulundu.
İklim değişikliği kıyı ekonomilerini nasıl etkiliyor?
Deniz sıcaklıklarındaki artışın balıkların göç yollarını ve üreme dönemlerini değiştirdiğini belirten Prof. Dr. Salihoğlu, bu durumun turizm, balıkçılık, biyoteknoloji ve enerji sektörlerini doğrudan risk altına soktuğunu ifade etti. Deniz seviyesindeki yükselmenin kıyı ovalarında tuzlu su girişine neden olarak tarımsal verimi düşürdüğünü kaydeden Salihoğlu, İstanbul, İzmir, Antalya, Mersin ve Samsun gibi büyük kıyı kentlerinde altyapıların gelecekteki iklim senaryolarına göre yeniden planlanması gerektiğini vurguladı.
Prof. Dr. Salihoğlu, okyanusların ısınmasının yanı sıra asitlendiğini ve oksijen seviyelerinin azaldığını, 1993'ten bu yana küresel deniz seviyesinin yaklaşık 10 santimetre yükseldiğini belirtti. Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşecek COP31 öncesinde, iklim politikalarının kara merkezli yaklaşımdan çıkarak okyanus ve kıyı çözümlerini içermesi gerektiğini savunan Salihoğlu, mavi karbon ekosistemlerinin korunması ve bölgesel deniz işbirliklerinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda, ODTÜ'nün bilimsel desteğiyle yürütülen Sürdürülebilir Mavi Ekonomi Stratejik Eylem Planı Projesi, deniz kaynaklarının korunması ile ekonomik kalkınmayı bütüncül bir yaklaşımla ele almayı hedefliyor. Mersin ve İskenderun körfezlerinin pilot bölge seçildiği çalışmada, denizcilik ve balıkçılık gibi sektörler için dijital ikizler ve karar destek sistemleri geliştirilerek Türkiye'nin stratejik eylem planının oluşturulması amaçlanıyor.
Çıkarılacak sonuç
Denizlerdeki ısınma ve asitlenme verileri, iklim krizinin sadece atmosferik bir sorun olmadığını, deniz ekosistemlerinin taşıma kapasitesinin sınırına geldiğini göstermektedir. Bölgesel ısınma oranlarının küresel ortalamanın üzerine çıkması, Türkiye gibi üç tarafı denizlerle çevrili ülkeler için kıyı yönetimi ve tarımsal üretim stratejilerinin acilen güncellenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
Sürdürülebilir mavi ekonomi projelerinin bilimsel temelli yürütülmesi, ekosistem kaybını önlemek adına atılmış önemli bir adım olsa da, uluslararası finansman mekanizmalarının ve bölgesel işbirliğinin bu sürece dahil edilmesi, uzun vadeli başarı için belirleyici olacaktır.
Muhtemel etkiler
Deniz sıcaklıklarındaki artışın devam etmesi, balıkçılık sektöründe öngörülebilirliğin azalmasına ve yerel ekonomilerin daralmasına yol açabilir. Özellikle kıyı ovalarındaki tuzlanma sorunu, tarımsal verimde düşüşe neden olarak gıda güvenliği üzerinde baskı oluşturabilir.
Kıyı kentlerindeki altyapıların iklim değişikliği senaryolarına göre revize edilmemesi, ilerleyen yıllarda fırtına kabarmaları ve deniz seviyesi yükselmesi nedeniyle ciddi ekonomik kayıplara ve yerleşim yerlerinde hasarlara neden olabilir.
Kaynak: Anadolu Ajansı
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!