Rusya, Hürmüz Boğazı Tasarısına Karşı Çıktı: Tek Taraflı Suçlama
Rusya, Hürmüz Boğazı tasarısına karşı çıkarak bölgesel gerilimlerin tek taraflı suçlanmasını eleştirdi.
Rusya'nın BM Daimi Temsilcisi Vasily Nebenzia, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) İran'ı Hürmüz Boğazı'nı açmaya zorlamayı amaçlayan ve Bahreyn, Ürdün, Katar, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan tarafından sunulan tasarının reddedilmesinin ardından Rusya'nın pozisyonunu açıkladı.
Nebenzia, önerilen tasarı metninin durumu tam olarak yansıtmadığını belirterek, bu tasarının onaylanmasının İran'a karşı devam eden saldırgan eylemler ve gerilimleri artırmak için bir fırsat sunacağını ileri sürdü.
Rusya'nın İran'a yönelik ABD ve İsrail saldırılarını kınadığını belirten Nebenzia, tasarının bölgesel gerilimlerin sorumluluğunu tek taraflı olarak İran'a yüklediğini söyledi. Ayrıca, İran'ın yalnızca istikrarsızlığa yol açan bir unsur olarak gösterildiği bu tasarıda, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik yasa dışı saldırılarının göz ardı edildiğini vurguladı.
Oylama sonrasında Nebenzia, Rusya ve Çin tarafından hazırlanan alternatif bir tasarı üzerinde çalıştıklarını ve bu taslağın daha adil ve dengeli olacağını ifade etti. Bu yeni tasarının kısa süre içinde oylamaya sunulması planlanıyor.
ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Mike Waltz, Rusya ve Çin'in vetosuna sert tepki gösterdi ve bu durumu "yeni bir alçaklık seviyesi" olarak nitelendirdi.
Waltz, Moskova ve Pekin'i, Hürmüz Boğazı konusunda İran'ın yanında yer almakla suçladı ve İran'ın bu boğazı ele geçirmesi durumunun Tahran yönetiminin "son eylemi" olabileceğini dile getirdi.
1979'daki İran Devrimi'ne atıfta bulunan Waltz, "47 yıl önce, İran rejimi Amerikalıları rehin almıştı. Şimdi ise Hürmüz Boğazı'nı ve dolayısıyla dünya ekonomisini rehin almayı deniyor. Bu, rejimin son eylemi olabilir. Hep birlikte göreceğiz," dedi.
Waltz, stratejik su yolunun kapanmasının hayati yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaşmasını engellediğini belirtti. Kongo, Sudan ve Gazze'deki insani kriz bölgelerine tıbbi yardım, barınma malzemeleri ve gıda ulaştıran BM ve uluslararası yardım gruplarının bu boğazdan geçemediğini söyledi.
Waltz ayrıca, Rusya'nın İran'a "savaş uçakları, helikopterler, zırhlı araçlar ve diğer silahlar" dahil olmak üzere kritik askeri ekipman tedarik ettiğini iddia etti. Çin'in ise İran'ın yasa dışı petrolünün büyük bir kısmını ithal ettiğini ve saldırı dronları ile balistik füze bileşenlerini sağladığını öne sürdü.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!